devam ediyor 4h önce güncellendi
Zümrütten Karanlığa
@gulsadetopal
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Gökdelenin tepesinde rüzgar, insanın kulaklarını sağır edecek kadar vahşi esiyordu. Aşağıda şehrin ışıkları birer mücevher timsali parlıyordu. Ama yukarda betonun üzerinde sadece soğuk bir ölümün izi vardı. Belkide bu andan itibaren iki ölümün...
Alev, elindeki silahın namlusunu Balkan`ın kalbine doğrulttuğunda, kendi kalbinde bir sızı hissetti. "Burası..." dedi, sesi rüzgara karışırken. "Onun son gördüğü yer burasıydı. Senin binan, senin gökyüzün!"
Balkan, gözlerini bir an olsun kırpmadan Alev`in, buz mavisi gözlerini kapatan o meşhur siyah gözlüklerine baktı. "Şimdi söyle Balkan, ölmek için güzel bir gece mi?"
Balkan, kendisine doğrultulmuş olan silahın namlusuna bakarken rahattı. Rüzgar Alev`in saçlarını onun yüzüne çarparken, Balkan celladına doğru bir adım daha attı ve silahı göğsüne, tam kalbinin üzerine iyice bastırdı.
"Ölmek için her gece güzeldir Alev." dedi, sesi rüzgara rağmen net duyuluyordu."Tetiği çekmek için fazla titriyorsun. Kan seni tutuyor mu, yoksa o kana benim karışacak olmmam mı seni korkutuyor?"
Alev, gözlüklerini yavaşça çıkardı. Gözleri kan çanağı gibiydi ama bakışları bir bıçak kadar keskindi. Elindeki silahın emniyetini indirerek, "Senin kanın beni tutmaz, Balkan Mir Bolayır... senin kanın beni ancak özgürleştirir."
Bakışlarını birbirlerinden bir an olsun ayırmıyorlardı.
"Sen benim nefretimsin, Balkan. Ama aynı zamanda bu dünyada benim için geride kalan tek parlak şeysin." Çıkarmış olduğu gözlüklerini tekrar taktıktan sonra derin bir nefes aldı.
"Ve ben, parlayan her şeyi yok etmeye yemin ettim."