[ enemistolovers ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3g önce güncellendi İTALYAN MI!? |Yarı Texting|
@no.1askina
Okuma
6.89k
Oy
801
Takip
342
Yorum
404
Bölüm
23
İtalyan Asker - Şef Kadın Yarı Texting kurgudur. ****ALINTI***** "Evimsin, yangınımsın çilli. Her an yangınında yanmak isteyecek kadar yangınımsın. Ben, seni seviyorum. Bir abi olarak değil, senin kocan olarak seviyorum." ****ALINTI**** Siz- Pişt askerişkom, ne yapıyorsun gülüm? Siz- Tek dileğim gunini başka karılara açmaman. Siz- Öyle bir hataya düşmezsin değil mi pancar gözlüm!? Siz- Seni lime lime doğrayacağımı bildiğin için yapmazsın bence. Kitap şarkısı; Güle güle şekerim
devam ediyor 1h önce güncellendi İHTİZAR: SERİSİ
@mingsardan
Okuma
2
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
Ellerim titriyor. Ama silah titremiyor. Namlu, tam göğsünün ortasında. Sadece birkaç saniye uzaktayım onu bitirmeye. Peki neden yapmıyorum? Birkan sırtını duvara yaslamış. Kaçmıyor bile. Sanki ölmek onun için bir kurtuluş gibi. Sanki bu geceyi yıllardır bekliyormuş gibi bakıyor. Ve ben… nefret etmek isterken, ona bakmaktan kendimi alamıyorum. "Söyle. Neden?" Sesim çatallı. Ağlayacak gibi hissediyorum ama ağlamayacağım. Onun karşısında ağlamayacağım. Asla. "Neden beni kurtardın? Neden evlendin benimle? Neden geceleri odamın kapısında nöbet tutuyorsun?" Silahı biraz daha sıkıyorum. Parmaklarım bembeyaz oldu. "Düşman mıyım, esir miyim, neyim ben sana?" Sustu. O sustukça içimdeki fırtına büyüyor. Sonra duvardan ayrıldı. Bir adım attı. Sonra bir adım daha. Namlu göğsüne değdiğinde nefesim kesildi. "Geri dur." "Hayır." "Vururum." "Vur." Gözlerim doldu. İstemiyorum. Ama ellerim kilitlendi. Tetikte bekleyen parmağım… kımıldamıyor. Birkan durdu. Artık aramızda birkaç santim var. Alnını namluya dayadı. Ve bana baktı. Karanlıkta bile gözlerini görebiliyorum. İçinde kaybolduğum o lanet olası gözleri. "Düşman olarak girdin hayatıma." Sesi alçak. Yumuşak. Ama içinde yılların ağırlığı var. "Silahı bana doğrultan yegâne kadınsın." Parmağını uzattı. Namluyu okşar gibi gezdirdi. İtmedi. Çekmedi. Sadece dokundu. Ve ben o dokunuşla yanıyorum. "Ve hâlâ…" Sesi düğümlendi. O adam. O acımasız, soğuk, taş kalpli adam… sustu. Ve ben o an anladım ki, içindeki her şey çığlık atıyor. "Vazgeçemiyorum." Dudağımı ısırdım. O kadar sert ısırdım ki kan tadı geldi. Ona vuramam. Biliyorum. O gece çamura battığımda beni yerden kaldıran elleri. Sabaha kadar başımda bekleyen gölgeyi. Hiç sormadığı halde her şeyi yapan adamı… Ellerim düştü. Silahı yere atmadım. Ama doğrultamıyorum artık. "Öldüremiyorum seni." Sesim kırıldı. İçimde bir şey kırıldı. O kadar uzun süre sıktığım bir duvar vardı ya… işte o çatladı. "Lanet olsun." Gözümden bir damla düştü. İnanmıyorum. Ağlıyorum. Onun karşısında ağlıyorum. "Lanet olsun sana, Birkan." Silahı elimden aldı. Parmaklarıma dokundu. Bir öpücük kadar hafif. Sonra eğildi. Alnını alnıma dayadı. O kadar yakındı ki nefesini hissediyorum. "İyi edersin." Hıçkırdım. Küfretmek istiyorum. Bağırmak istiyorum. İtmek istiyorum. Ama ellerim onun boynunda. Kollarım sarmış onu. Ve ben… bırakamıyorum. "Öldüremezsin beni, Ferah." Sesi fısıltı. "Çünkü ben senin içinde yaşıyorum." O gece tetiği çekmedim. Çekemezdim. Çünkü onu öldürmek, kendimi öldürmekti. Ve ben… daha ölmek istemiyorum. Onun yanında yaşamak istiyorum. Lanet olsun. --- "Ellerim titriyor. Ama silah titremiyor. Peki neden çekemiyorum tetiği?" "O sustukça içimdeki fırtına büyüyor." "O acımasız, soğuk, taş kalpli adam… sustu. Ve ben o an anladım ki, içindeki her şey çığlık atıyor." "Dudağımı ısırdım. O kadar sert ısırdım ki kan tadı geldi." "Öldüremiyorum seni. Lanet olsun sana, Birkan." "Ama ellerim onun boynunda. Kollarım sarmış onu. Ve ben… bırakamıyorum." "Onu öldürmek, kendimi öldürmekti. Ve ben… daha ölmek istemiyorum. Onun yanında yaşamak istiyorum. Lanet olsun." ---
devam ediyor 2a önce güncellendi YEMİNİMİZ KAN
@meysakar
Okuma
9
Oy
6
Takip
1
Yorum
34
Bölüm
4
Dünya bizi kurban sanıyordu; celladın masasına bırakılmış bir yem. Yanıldıkları nokta şuydu; Biz o masaya kendi rızamızla oturmuştuk. Savaşımız buradaydı. Elimizde ne bir kalkan vardı, ne bir zırh. Sadece birbirimize verdiğimiz söz vardı. Mürekkebimiz bittiğinde hikayemizi kırmızıyla yazmaya yemin etmiştik. Çünkü bizim hedefimiz intikam, yeminimiz kandı.
devam ediyor 3a önce güncellendi Adı Silinen Melek (Taekook)
@winter3amsc
Okuma
90
Oy
14
Takip
8
Yorum
14
Bölüm
4
Taehyung bir hata yüzünden dünyaya gönderilir. Daha hangi türden olduğu bilinmeyen Taehyung diğer melekler tarafından dışlanmakta hor görülmektedir. Yirmi yaşında güçleri yavaş yavaş ortaya çıkmasına rağmen melekler ona bu sefer de lanetli demeye başlamıştır. Bunlara daha fazla katlanamayan Taehyung dört yıl sonunda sinirine yenik düşmüş ve melekleri öldürmeye başlamıştır. Ceza olarak cennetten sürgün edilen Taehyung yasak koruyuculardan kaçmalı ve insanlara yardım etmelidir. Taehyung’un bilmediği şey ise yasak koruyucularının melekler tarafından görevlendirildiği ve cennetten sürgün edilen tüm meleklerin öldürmesi ile görevlendirildikleridir. Kısacası Taehyung dünyaya değil ölüme gönderilmiştir. … Jungkook ise yaşamını yasak koruyucu olmaya adamıştır. Başarmıştır da. On yedi yaşında yasak koruyucu olan Jungkook altı yıl boyunca bu görevi üstelenmiş ama melekler hakkında bildiklerinden şüphe duymaya başlamıştır.
devam ediyor 1y önce güncellendi SON ÇEKİM
@lilyas
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
"Bu şekilde konuşmayı kesmemiz gerekiyor, Ilgaz. Artık neyse, açıkça konuşalım.” Derin bir nefes aldım. “Benimle böyle konuşma. Zaten yeterince zor bir gün geçirdim.” Kemal`in gözlerinde inanılmaz bir şaşkınlık vardı. “Senin için zor olan ne, Ilgaz? Her şeyi böyle kapalı kapılar ardında saklamamız mı? Yoksa hiçbir şey olmamış gibi davranman mı?” Gözlerimi Kemal’den kaçırdım. Bu konuşmayı yapmak istemiyordum, ama Kemal`in ısrarı kaçınılmazdı. “Kemal, burada, sette bu konuşmayı yapmamız gerekmiyor. Lütfen.” Kemal kaşlarını daha da çattı. “Set mi? Ilgaz, bu mesele sette değil, bizim aramızda. Benim senden ne kadar uzak kaldığımı fark etmiyor musun? Biz bu hale nasıl geldik?” Yüzümdeki ifade yumuşadı, ama bu yumuşama derin bir kırgınlıktan geliyordu. “Biz buraya kadar geldik çünkü... belki de bir şeyleri en başında yanlış yaptık. Belki biz…” bir kaç saniye kendime izin verdim, zordu. “Biz birbirimizi istemedik, sadece... alıştık.” Kemal’in yüzündeki öfke yerini derin bir hayal kırıklığına bıraktı. “Bunu gerçekten mi düşünüyorsun? Beni sadece bir alışkanlık mı sanıyorsun?” Susarak başımı öne eğdim. Kemal birkaç adım daha yaklaştı, sesi daha yumuşaktı ama içinde bir sitem taşıyordu. “Sana her şeyimi verdim, Ilgaz. Kendimden bile fazla sevdim seni. Ama sen hep bir adım geride durdun. Hep bir duvar vardı aramızda. Ben o duvarı yıkmak için savaştım, ama sen bana hiç izin vermedin.” Gözlerimde beliren yaşları saklamaya çalışarak arkamı döndüm. “Belki de o duvar, beni koruyan tek şeydi. Beni kırmana izin veremem, Kemal.”
devam ediyor 6a önce güncellendi Nefretin Gelini
@eliff.canbeylii
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
“Lina Demirkan, İstanbul’un en güçlü ailesinin varisi… ve istemediği bir evliliğin mahkûmu. Aras Karaca ise yeraltı dünyasının gölgesinde büyümüş bir tehlike. İkisi de bu evliliği istemiyor. İkisi de birbirinden nefret ediyor. Ama imzalar atıldı. Oyun başladı. Basın onların mükemmel bir çift olduğunu düşünüyor… Gerçekte ise aynı çatının altında iki düşman karşı karşıya. Aşk, nefretle savaşabilir mi? Yoksa bu evlilik sadece bir savaşın başlangıcı mı?”
devam ediyor 3a önce güncellendi YENİ DEĞİL GERİ
@elifiliko
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kumsal taşınmış bla bla bla
devam ediyor 2y önce güncellendi KOR YÜREK
@lilyas
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kor yürek, ateşin en sıcak noktası gibidir, Aşkın ve tutkunun simgesi, yanar durur içindeki hisler. Bu yürek, sevgiyle dolup taşar, Her çarpıntısında umut saçar. Ancak her ateşin bir söndürücüsü vardır, Kor yüreğin zıttı, soğuk ve duygusuz bir kalptir. Bu kalp, sevgiden yoksun, buz gibi bir yalnızlıkta, Hiçbir ısıyı hissetmez, ne aşkın ne de neşenin tadına varır. Bir yanda kor yürek, alev alev sevdalarla dolu, Diğer yanda soğuk kalp, hissiz ve bomboş. İkisi de aynı bedende, farklı dünyaların ürünü, Biri yaşamın coşkusunu sunar, diğeri sessizliğin hüznünü. Kor ve Yürek, Ateş ve Su, Yüzbaşı Turan Yavuz Aladağ ve Cumhuriyet Savcısı Bengi Sarpkaya
Loading...