[ mafya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 7dk önce güncellendi
ESCORT'UN KIZI (Yarı Texting)
@aster12
Okuma
35.86k
Oy
1.16k
Takip
188
Yorum
872
Bölüm
21
Üniversite amfisinde başını felsefe kitaplarına gömmüş olan Helia’nın sessizliği, ekrana düşen bir bildirimle bozulur. Kendi telefonu yerine yanlışlıkla annesinin telefonunu yanına aldığını o an fark eden Helia için asıl tehlike mesajın sahibidir Annesinin en sadık ve en tehlikeli müşterisi, APOLLO IRONSTARKOV...
devam ediyor 15dk önce güncellendi
Aynı av, tek aşk
@gelecekyazariniz
Okuma
10
Oy
6
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
8
Yalım Sönmez
Bütün ailesinin katledilmesinden sonra soyadı gibi "sönmeyen" bir öfkeyle hayatta kalan tek varis.
Gözlerinde ailesini kaybettiği gecenin karanlığı ve içindeki intikam ateşinin parıltısı var.
Soğuk, mesafeli ve tamamen hedefe odaklı. Güven duygusunu ailesiyle birlikte toprağa gömmüş. Planlarını tek başına yapmaya alışkın, hırçın ve kuralları çiğnemekten korkmayan gözü kara bir yapısı var.
Ailesini yok eden o karanlık gücü ya da kişiyi bulup kendi elleriyle cezalandırmak. Onun için adalet, düşmanının son nefesidir.
●○•°●○•°●○•°●○•°●○•°●○•°●○•°●○•°●○•°
İntikam alırken, bir aşka düşmek.
devam ediyor 21dk önce güncellendi
ŞEYTAN'IN İKİ YÜZÜ (KOİ NO YOKAN) +1
@judgementlane
Okuma
8.99k
Oy
544
Takip
77
Yorum
94
Bölüm
57
"Bunları sen benim için ağla diye değil, benim gözümde kendi değerini anla diye anlattım birtanem. Bir şey başarmadığını düşündüğün her an, bana bak. Senin en büyük eserin, benim."
Bu sözleri onun dudaklarından; her dinleyişimde kalbimin var olduğundan bile habersiz olduğum noktalarında birer kıvılcım alevlendiren sesinden duymak, kaç yıl geçerse geçsin hala gerçekmiş, sahiciymiş gibi hissettiriyor.
Sanki ellerine hiç ailemin kanı bulaşmamış ve bu kanı içinde gizlediği Şeytan`ın İki Yüzü`nün ardına saklamamış gibi.
Kitabın bütün hakları tamamiyle şahsıma aittir. Ve herhangi bir çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 23dk önce güncellendi
KARLAV
@ebru_yeol
Okuma
18.28k
Oy
1.15k
Takip
411
Yorum
287
Bölüm
43
Lavin, uğradığı ihaneti karşılıksız bırakmamak için karanlık bir dünyada 𝐊𝐀𝐑𝐀 𝐊𝐀𝐑𝐆𝐀 olarak yükselişe girdi ve tüm acımasız liderlere ismini diz çöktürerek bir diken değil, 𝐊𝐀𝐑𝐀𝐃𝐔𝐌𝐀𝐍 olduğunu duyurdu. Polis memuru olması ise bu tavırlarına zıt kutup oluyordu. 𝐃𝐔𝐌𝐀𝐍, onun hem kefareti hem de alnına yazılmış kaderiydi.
Lavin, yeminini mi yoksa Duman`ın vaadini mi seçecekti?
Lavin kara karga mı olacaktı, yoksa karlav mı?
𝟏𝟖+ 𝐈𝐂𝐄𝐑𝐈𝐊𝐋𝐄𝐑 𝐌𝐄𝐕𝐂𝐔𝐓𝐓𝐔𝐑.
devam ediyor 31dk önce güncellendi
YANLIŞ ZAMAN YANLIŞ KİŞİ
@merih_1040
Okuma
5.1k
Oy
347
Takip
54
Yorum
64
Bölüm
13
Belimdeki kollarını biraz daha sıkınca kalbim göğsümü parçalayacak gibi atmaya başladı.
“Şaka yapıyorsun değil mi?”
diye fısıldadım.
Gölge hafifçe kıkırdadı.
“Hatun... gece yarısı senin odana camdan girip yatağına gelen biri sence şaka mı yapıyordur?”
Boğazım kurudu.
“Sen... manyak mısın?”
Başını omzuma yaklaştırdı. Nefesini boynumda hissedebiliyordum.
“Yok. Sadece meraklıyım.”
Kendimi kurtarmaya çalıştım ama kolları gerçekten çok güçlüydü.
“Beni bırak.”
“Birazdan.”
Kitabımın tüm telif hakları bana ait kopyalanması yada izinsiz paylaşılması durumunda dava açacağım
devam ediyor 59dk önce güncellendi
Uzaylılar da Vardır
@aziraphale
Okuma
141
Oy
47
Takip
7
Yorum
14
Bölüm
11
DANİ DANİ DANİ assiri absurt olaylar barindirir
Çisçis:
Melo
Bir ihtimal
Bak sadece soruyorum
Bir ihtimal
Senin şu
Cani😠
Çirkin🤢
Meymenetsiz🤮
Dediğin mafya babası
*fotoğraf*
Bu, son derece normal bu katta tek erkek olan GARSON olabilir mi?
Sadece bu adam var da bu katta
görüldü×2
Text+düz
Text ağırlıklı
devam ediyor 2s önce güncellendi
Arkadaşımın Abisi +1&
@veylzv
Okuma
1.91k
Oy
122
Takip
27
Yorum
8
Bölüm
18
“Çok güzelsin, ama bana yasaksın.”
Bu cümleyi yüzüne bakıp söyledim. Benim defterimde ihanetin yeri bile yoktu. Sıla ile arkadaş olduğum gün, bu hikâyenin basit bir “arkadaşımın abisi” hikâyesi olmayacağını anlamıştım. Çünkü her şey göründüğünden çok daha karmaşıktı.
Ersan, Sıla’nın üvey abisiydi. Sıla ise ona aşıktı.
Dostum bildiğim kızın sevdiği adama bakmak bana yakışmazdı. Bora ile karşılaştığım anda ise hikâye tamamen başka bir hâl aldı. Bu hikâyede yasaklar ve doğrular sürekli savaşıyordu. Benim defterimdeyse yasaklara yer yoktu.
Ama kader bana meydan okuyordu.
Önümde iki seçenek vardı: İhanet edip yasak olanı seçmek mi? Yoksa mücadele edip doğru olanı korumak mı?
Sınav başladı.
Şimdiden başarılar dileriz, Sarenur Yüce…
devam ediyor 2s önce güncellendi
İHTİZAR
@mingsar
Okuma
8
Oy
1
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
4
Birkaç adım attım.
Sonra birine çarptım.
Hayır.
Birine değil.
Ona.
Kalbim panikle göğsüme vururken başımı kaldırdım.
Yeşil gözler.
Alaycı bir gülümseme.
Ve bütün Karasmanları diz çöktürebilecek kadar tehlikeli bir adam.
Gurur Birkan Karasman.
"Dikkatli olamaz mısın küçük?"
Küçük.
Bana ikinci kez böyle sesleniyordu.
Avucumdaki köstekli saati biraz daha sıktım.
Gözleri anında elimdeki saate kaydı.
"O nedir?"
"Köstekli saatim."
"Peki ne işe yarıyor?"
"Agorafobim olduğu zamanlarda sakinleşmemi sağlıyor."
Kaşları çatıldı.
Bir süre sustu.
Sonra elini uzattı.
"Bakabilir miyim?"
Saati ona verdim.
Ve o an her şey değişti.
Gurur Birkan Karasman saatin kapağını açtı.
Dudaklarındaki o umursamaz gülümseme silindi.
Yeşil gözleri büyüdü.
Yüzüne küfür gibi bir ifade yerleşti.
"Hassiktir..."
Başımı kaldırdım.
"Ne oldu?"
Bana baktı.
Uzun.
Sessiz.
Rahatsız edici bir bakıştı.
Sonra sadece tek bir soru sordu.
"Sen onun kızısın değil mi?"
"Kimin?"
"Ünal Timurtoz`un."
O gece anlamadığım şey şuydu:
Bazı insanlar kaderine yavaşça girmez.
Kapıyı kırarak hayatına dalarlar.
Gurur Birkan Karasman da tam olarak öyle bir adamdı.
devam ediyor 3s önce güncellendi
Hezeyan (Shinkirō) +1
@judgementlane
Okuma
1.5k
Oy
102
Takip
24
Yorum
183
Bölüm
17
En büyük sırları, ölü adamlar saklar.
---
"Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak."
"Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum."
Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek.
Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla.
Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı.
İçeri girmeye cesaretin var mı ?
Uyarı ! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir.
Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 3s önce güncellendi
Soğuk Nabız (+19)
@bozkurt.pencesi
Okuma
3.18k
Oy
384
Takip
48
Yorum
431
Bölüm
16
“Adalet mi önce gelir, aşk mı? Ya kalp ikisine de dayanmazsa?”
Adaletin zulmüne teslim edilmiş bir kalp...
Komiser Varkan Eren Erel, disiplinli, zeki ve görevine sadık bir polis. Onun için hiçbir dosya kişisel değildir, ta ki Beliz Türkmen’in adı bir suçun ortasında geçene dek…
Beliz, kalp rahatsızlığıyla yaşamaya çalışan genç bir kadın. Sessizdir ama içine attığı çığlıklar büyüktür. Tek bir yanlış adım, onun sadece özgürlüğünü değil, canını da alabilir.
Ve o adım, bir sabah sorgu odasında atılır.
Yasa dışı örgütlere para aktarımıyla suçlanan Beliz, aslında masumdur. Ama gerçek ortaya çıkmadan kalbi durmak üzeredir.
Varkan Eren için artık her şey değişmiştir. Bu bir görev değil; bir kurtarma savaşıdır.
____
Kitap Yazım Tarihi : 09.06.2025
Tüm Telif Hakları saklıdır. Soğuk Nabız adında yazılan ilk eserdir. Benzeri ve kopyalanması durumunda yasal işlem yapılacaktır.
devam ediyor 3s önce güncellendi
Siyah Yalanlar
@gecekilic2005
Okuma
19
Oy
11
Takip
3
Yorum
5
Bölüm
3
Lara Yıldız’ın tek bir görevi vardı:
Armando Vargas’ın evine girip onu içeriden yok etmek.
Sahte kimlikler, karanlık sırlar ve yıllardır beklenen intikam…
Beş kişilik örgüt için bu sadece bir operasyon değildi.
Ama planlarında hesaba katmadıkları bir şey vardı:
Armando Vargas.
O bir canavardı ama tehdit değildi Çünkü bazı canavarlar göründüğü kadar kötü değildir.
Lara düşmanının evine hizmetçi olarak girdi.
Fakat kalbini orada bırakmamaya yemin etmişti.
devam ediyor 3s önce güncellendi
Eylülzede
@yildizyarasi
Okuma
2.92k
Oy
1.78k
Takip
65
Yorum
1.02k
Bölüm
26
Neden? Dedim ya… Eylüldü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin….
Gökyüzü her şeyi saklar.
Çığlıkları, ihaneti… ve küllerin arasından doğanları.
Mira Lyra Koral, bir yangında sadece geçmişini değil, kendini de kaybetti.
Sesini duymayan bir dünyada büyüdü.
Güvenmeyi unuttu.
Ama hayatta kalmayı asla.
Atlas Vega ise karanlığın içinden çıkmadı—
karanlık onun içinde büyüdü.
Bir lider, bir silah… ve asla kırılmaması gereken biri.
Zenith için çıktıkları bu yolda, görevler sadece hedefleri değil, birbirlerini de vuracak.
Çünkü bazı savaşlar dışarıda değil, insanın içinde kazanılır.
Ve bazı insanlar…
yan yana durduklarında bile birbirine düşman olabilir.
Ama en tehlikelisi şu:
Birbirlerini anladıkları an.
Küllerden doğanların hikâyesine hoş geldin.
Düşsek de birlikte.
devam ediyor 4s önce güncellendi
Gece*gerçek ailem
@aysmsl
Okuma
113
Oy
27
Takip
17
Yorum
84
Bölüm
3
14 yaşına kadar sokaklarda tek başına hayatta kalma mücadelesi veren Gece, tam 17 yıl sonra gerçek ailesini bulursa ne olur? Gece, çocukluğunu, gençliğini ve sokakların acımasızlığını geride bırakıp onu hiç aramayan ya da bulamayan bu insanları affedebilecek mi?
Mafyatik kurgudur. Karakterimiz güçlü bir kız.Klassiklerin dışında bir hikaye.
devam ediyor 4s önce güncellendi
ŞEYTAN'IN SOYU +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
123
Oy
15
Takip
5
Yorum
10
Bölüm
3
Şeytan, soyunu devam ettirmek istedi ve kendine birkaç tane kurban buldu.
Dyavolov ailesi, Bratva`nın bile adını söylemek istemediği bir lanetti.
Ve Şeytan, kurbanlarından birini bu aile olarak seçti.
Bu lanetin içinde, ona bir isim bile verilmemiş bir kız doğdu. Ona bir isim verilmedi çünkü isimler, basit insanlar içindi.
O, Şeytan`ın Çırağıydı.
Şeytan`ın Soy`unu devam ettirecek kişiydi o.
Bazı insanlar onu Şeytan sandı. Ama o Şeytan`ın Soy`undan gelendi.
Şeytan`ın en sevdiği çırağıydı o.
İnsanlar onu hiç görmedi... Bazı aptallar ise onu gördüğünü sandı. Ama herkes bir şeyi biliyordu:
Dyavolov ailesi, Şeytan için bir çırak dünyaya getirdi.
*
Yelena; doğduğundan beri, güçlü bir Rus ailesi Dyavolov`ların gizemli varisi olarak büyüdü.
O sadece bir varis değildi.
Bir kararın bedeliydi.
Babasının gururuydu.
Bir soyun karanlık devamıydı.
Şeytan`ın Soy`unun karanlık devamıydı.
*
Yelena`nın babası hedef seçerdi, Yelena bu hedefi parçalardı. Çünkü o böyle büyütüldü.
Yelena`nın babası yine bir hedef seçti: Polonya`nın yeraltı dünyasındaki en güçlü lider Nikodem Volski.
Yelena`dan istenilen basitti:
Nikodem Volski`yi ortadan kaldırmak.
Yelena, bir kere daha Şeytan`a çıraklık yapmaya hazırlandı.
Nikodem Volski, Polonya`nın yeraltı dünyasını kontrol ettiğini sandı.
Ama Nikodem`in düzenine, Yelena Dyavolova`nın gölgesini saklayan bir kadın sızdı: Alicja Kowalska.
Yelena, Şeytan`a tekrardan çıraklık yapmak için kimliğinden bir kere daha vazgeçti.
Yelena Dyavolova, babasının seçtiği hedefi parçalamak için kimsenin bilmediği kimliğinden bir kez daha vazgeçerek Alicja Kowalska olarak Nikodem`in düzenine sızdı.
devam ediyor 5s önce güncellendi
VALEN +1 8
@dilanaladag
Okuma
368
Oy
48
Takip
22
Yorum
12
Bölüm
6
"GERÇEĞİ ÖĞRENDİĞİM AN KAÇTIM.
HATIRLAYAMADIĞIM İÇİN HAYATTA KALDIM."
Geçmişi hatırlamayan bir kadın.
Gerçeği saklayan bir adam.
Ve aralarında yalanlarla örülmüş, tehlikeli bir bağ.
Serenay, karanlık bir gecede saldırıya uğrar ve hayatta kalır.
Ama hafızası, o geceyi silip götürmüştür.
Hatırlaması gereken tek şey, korku dolu bir sesin fısıltısıdır:
"Seni koruyacağım, Serenay."
Kadef Valen ise gölgelerde yaşayan, kuralları kendi koyan bir adamdır.
Serenay onun için sadece bir takıntı değil, aynı zamanda geçmişin kilitli kapısıdır.
Ama bazı sırlar vardır ki, hatırlamak özgürleştirmez...
Yıkar.
Ve bazı aşkların sonu, kurtuluş değil, mahkûmiyettir.
Bazı adamlar savaşmak için doğar.
Bazı kadınlar ise onlara diz çöktürmek için...
Gözlerimi açtığımda geçmişim yoktu.
Adım yoktu.
Hatıralarım yoktu.
Kadef Valen vardı.
Kocam olduğunu söylüyordu.
Beni koruduğunu iddia ediyordu.
Ama neyden koruduğunu söyleyemiyordu.
Bir evlilik vardı.
Ama aşkla kurulmamıştı.
Bir anlaşma vardı.
Ama tarafı ben değildim.
VALEN
Hafızanın bir savunma mekanizması,
Aşkın bir silah,
İhanetin ise kan bağı kadar yakın olduğu,
Karanlık bir hikâye.
+1 8 Uyarısı
Bu hikâye yalnızca bir aşk hikâyesi değil.
Gücün, takıntının ve sınırların bulanıklaştığı bir dünyanın kapısını aralar.
İçinde karanlık arzular, tehlikeli yakınlaşmalar ve kontrol ile teslimiyet arasında gidip gelen bir bağ barındırır.
Bazı sahneler rahatsız edebilir…
Ama asıl tehlike, sayfaları kapatmak istemeyecek olmanızdır.
Çünkü bu hikâye sadece okunmaz; içine çekilirsiniz.
Ve bir noktadan sonra, karakterlerin verdiği kararları sorgulamayı bırakırsınız…
Onlarla birlikte düşersiniz.
™©Tüm hakları tarafımca saklıdır. Hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz, çoğaltılamaz ya da ticari amaç güdülerek iznim dışında basılamaz ve başka ortamlarda paylaşılamaz.
devam ediyor 5s önce güncellendi
KAÇINILMAZ SON (BİR MUCİZE)
@melusyne
Okuma
7.53k
Oy
2.24k
Takip
100
Yorum
437
Bölüm
19
- Gitmene izin vermeyeceğim! Benim seninle arama ancak ölüm girer. Başka hiç kimseye, hiç bir şeye izin vermem.
Yüzümde alaylı bir tebessümle ona döndüm ama gözlerimden ciddiyet akıyordu.
- Bizim aramızda zaten ölüm var sadece bedenleri bize ait değil.
İlk kez bakışları değişti bileğimi tutan eli titredi ve gözlerini yumdu duymamış olmayı dileyerek, ardından korkar gibi son çare tekrar bana baktı, baktı ve gördü, gördü ve anladı. Artık bana nefes olamazdı. Boğulurdum yanında o da gördü bunu bakışlarını kaçırdı görmeye tahammül edemeyerek ve bir adım geri gitti.
Arkamı döndüm dik durmaya çalışarak döndüğüm gibi tekrar bana baktığını hissettim ve o an son kez sesini duydum.
- Burada bitmedi! bunu sende biliyorsun...
***
"Kim olmak zorunda kaldın, kim sebep oldu bunlara, kim yıktı seni? Adın ne? Hayır, o değil; gerçek adın. Olmak istediğin kim, olmak istiyorsun? Haykır, izin vermeyenlere inat; bağır, susturanlara inat. Yak, yandığın kadar; yık, yıktıkları kadar; acı ver, çektiğin kadar; öldür, öldüğünden daha fazla. Aksın kanları, damarlarındaki son damlaya kadar; göz yaşların kuruyana kadar ağladın, kan ağlattılar sana. Bırakma, bir damla kanları bile kalmasın bedenlerinde. Unutma, hatırla: kimsin sen, adın ne?”
⚖️✨
devam ediyor 5s önce güncellendi
Giz
@kivircikruhlu
Okuma
1.63k
Oy
291
Takip
33
Yorum
13
Bölüm
26
Yıllardır süren bir aile düşmanlığı, kardeşinin intikamını almak isteyen bir adam ve bu savaşın ortasında kalan bir genç kadının hikayesi...
Kimine göre yaşam; sonsuz mavi bir deniz, dalları göğe uzanan görkemli ağaçlar veya hiç ayak basılmamış bakir topraklar...
Kimine göre ise keskin buz kırıkları, parçalanmış aynalar, buruk siluetler ve hazin sonlar...
devam ediyor 5s önce güncellendi
Kana bulanan Sevda
@mirsann
Okuma
198
Oy
79
Takip
4
Yorum
18
Bölüm
26
Şehir geceleri artık daha sessizdi.
Çünkü insanlar karanlığın içinde kimin dolaştığını biliyordu.
Bir tarafta…
adı bile korkuyla fısıldanan adam vardı.
Karga.
Onun gerçek adını kimse bilmiyordu. İnsanlar yalnızca bıraktığı cesetleri, susturduğu sokakları ve çöktürdüğü imparatorlukları biliyordu. Kumarhaneler, limanlar, gece kulüpleri… hepsi onun gölgesinin altına girmişti.
Masaya oturduğunda sigara dumanı bile yön değiştirirdi.
“Bu şehirde iki şey kaçınılmazdır…” demişti bir gece.
Viski bardağını yavaşça çevirirken gözleri ölüm kadar soğuktu.
“Ölüm…”
Kısa bir sessizlik olmuştu.
“…ve ben.”
İnsanlar ondan korkuyordu çünkü Karga bağırmazdı.
Sakinliği daha tehlikeliydi.
Ama sonra…
Şahin öldü.
Ve şehir ilk kez başka bir ismi konuşmaya başladı.
Kim olduğunu kimse bilmiyordu.
Nereden geldiğini…
kaç kişiyi gömdüğünü…
neden omzunda bir karga taşıdığını…
Hiç kimse bilmiyordu.
Sadece siyah araçlardan oluşan bir konvoyla İstanbul’a geldiğini gördüler. Bakır saçlarının yağmur altında ateş gibi parladığını… ve Karga’nın gözlerinin içine korkmadan baktığını.
Köprünün üstünde ilk kez karşı karşıya geldiklerinde herkes savaş çıkmasını beklemişti.
Ama silahlar değil…
kelimeler ateşlenmişti.
“Seninle böyle tanışmak çok komik oldu.”
Kızın sesinde alay vardı.
Karga ise sadece ona bakmıştı.
Uzun süre.
Sanki karşısındaki kişinin insan mı yoksa yaklaşan bir felaket mi olduğuna karar vermeye çalışıyordu.
“Buraya ne için geldin?” diye sormuştu sonunda.
Kız dudaklarındaki koyu kırmızı ruju yavaşça düzeltmişti.
“Babamı senin öldürmediğini düşünüyorum.”
İşte o an…
şehir değişmişti.
Çünkü ilk kez biri Karga’ya korkmadan yaklaşmıştı. İlk kez biri onun kurduğu karanlığın içine gözlerini kırpmadan yürümüştü.
Ve daha kötüsü…
Karga onu öldürmemişti.
Bu yüzden insanlar fısıldamaya başladı.
“Kim bu kadın?”
“Karga neden hâlâ onu yaşatıyor?”
“Gerçekten Şahin’in kızı mı?”
Ama cevap yoktu.
Çünkü o kadın bilinmezdi.
Ve bilinmeyen şeyler… yeraltı dünyasında her zaman korku yaratırdı.
Bir gece Karga’nın sağ kolu sessizce odasına girip şöyle dedi:
“Efendim… o kadın tehlikeli.”
Karga pencerenin önünde durmuş, şehrin ışıklarını izliyordu.
Sigarasının közünü karanlıkta görmek mümkündü.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden hâlâ nefes alıyor?”
Karga birkaç saniye sustu.
Sonra boğuk sesi odanın içine yayıldı:
“Çünkü bazı insanlar öldürülmeden önce anlaşılmalıdır.”
Ama anlamadığı bir şey vardı.
Kadın da onu izliyordu.
Otelde, loş ışıklı odasında omzundaki karganın tüylerini okşarken cama yansıyan kendi gözlerine bakmıştı.
Ve fısıldamıştı:
“Karanlığın sahibi olduğunu sanıyor…”
Kuş hafifçe ses çıkarmıştı.
Kadın dudaklarının kenarını kaldırmıştı.
“…oysa karanlık bazen insanın içinde doğar.”
Şehir artık iki farklı fırtınanın arasında kalmıştı.
Bir tarafta herkesin korktuğu adam vardı.
Diğer tarafta kimsenin tanımadığı kadın.
Ve en korkuncu…
İkisi de birbirini öldürmek yerine anlamaya çalışıyordu.
Çünkü bazen yeraltı dünyasında savaş… kurşunla değil, merakla başlardı.
devam ediyor 6s önce güncellendi
TATLI BELA
@marvel1903
Okuma
98
Oy
10
Takip
6
Yorum
0
Bölüm
4
“Ben sadece huzurlu bir tatil istemiştim, odamın balkonundan kanlar içinde bir mafya babasının düşmesini değil!”
Dilek’in lüks bir otelde tek başına çıktığı sakin tatil, gece yarısı yan odada patlayan silah sesleriyle kabusa döner.
Peşindeki adamlardan kaçarken yaralı halde Dilek`in odasına dalan yeraltı dünyasının acımasız lideri Murat, peşinde ölümcül bir tehlike getirmiştir.
Kapı alacaklı gibi çalınıp elleri silahlı adamlar odayı basmak üzereyken Dilek, Murat`ı yatağın altına saklar.
Kapıyı açtığında ise öyle kusursuz ve absürt bir deli taklidi yapar ki, tetikçiler karşılarında tımarhaneden kaçmış bir çılgın olduğunu düşünüp arkalarına bakmadan kaçarlar.
Hayatında ilk kez ölümden bu kadar komik bir oyunla kurtulan Murat, Dilek’in bu kıvrak zekasına ve deliliğine anında hayran kalır.
Düşmanlar dışarıda pusuya yatmışken, Murat`ın o odadan ve Dilek’in hayatından bir daha asla çıkmaya niyeti yoktur, çünkü bu kıvrak zekali kıza aşık olmuştur onsuz yapamayacağını anlamıştır...