[ ihtizar ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 8s önce güncellendi İHTİZAR
@mingsar
Okuma
20
Oy
13
Takip
2
Yorum
12
Bölüm
4
Birkaç adım attım. Sonra birine çarptım. Hayır. Birine değil. Ona. Kalbim panikle göğsüme vururken başımı kaldırdım. Yeşil gözler. Alaycı bir gülümseme. Ve bütün Karasmanları diz çöktürebilecek kadar tehlikeli bir adam. Gurur Birkan Karasman. "Dikkatli olamaz mısın küçük?" Küçük. Bana ikinci kez böyle sesleniyordu. Avucumdaki köstekli saati biraz daha sıktım. Gözleri anında elimdeki saate kaydı. "O nedir?" "Köstekli saatim." "Peki ne işe yarıyor?" "Agorafobim olduğu zamanlarda sakinleşmemi sağlıyor." Kaşları çatıldı. Bir süre sustu. Sonra elini uzattı. "Bakabilir miyim?" Saati ona verdim. Ve o an her şey değişti. Gurur Birkan Karasman saatin kapağını açtı. Dudaklarındaki o umursamaz gülümseme silindi. Yeşil gözleri büyüdü. Yüzüne küfür gibi bir ifade yerleşti. "Hassiktir..." Başımı kaldırdım. "Ne oldu?" Bana baktı. Uzun. Sessiz. Rahatsız edici bir bakıştı. Sonra sadece tek bir soru sordu. "Sen onun kızısın değil mi?" "Kimin?" "Ünal Timurtoz`un." O gece anlamadığım şey şuydu: Bazı insanlar kaderine yavaşça girmez. Kapıyı kırarak hayatına dalarlar. Gurur Birkan Karasman da tam olarak öyle bir adamdı.
devam ediyor 1h önce güncellendi İHTİZAR: SERİSİ
@mingsardan
Okuma
2
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
Ellerim titriyor. Ama silah titremiyor. Namlu, tam göğsünün ortasında. Sadece birkaç saniye uzaktayım onu bitirmeye. Peki neden yapmıyorum? Birkan sırtını duvara yaslamış. Kaçmıyor bile. Sanki ölmek onun için bir kurtuluş gibi. Sanki bu geceyi yıllardır bekliyormuş gibi bakıyor. Ve ben… nefret etmek isterken, ona bakmaktan kendimi alamıyorum. "Söyle. Neden?" Sesim çatallı. Ağlayacak gibi hissediyorum ama ağlamayacağım. Onun karşısında ağlamayacağım. Asla. "Neden beni kurtardın? Neden evlendin benimle? Neden geceleri odamın kapısında nöbet tutuyorsun?" Silahı biraz daha sıkıyorum. Parmaklarım bembeyaz oldu. "Düşman mıyım, esir miyim, neyim ben sana?" Sustu. O sustukça içimdeki fırtına büyüyor. Sonra duvardan ayrıldı. Bir adım attı. Sonra bir adım daha. Namlu göğsüne değdiğinde nefesim kesildi. "Geri dur." "Hayır." "Vururum." "Vur." Gözlerim doldu. İstemiyorum. Ama ellerim kilitlendi. Tetikte bekleyen parmağım… kımıldamıyor. Birkan durdu. Artık aramızda birkaç santim var. Alnını namluya dayadı. Ve bana baktı. Karanlıkta bile gözlerini görebiliyorum. İçinde kaybolduğum o lanet olası gözleri. "Düşman olarak girdin hayatıma." Sesi alçak. Yumuşak. Ama içinde yılların ağırlığı var. "Silahı bana doğrultan yegâne kadınsın." Parmağını uzattı. Namluyu okşar gibi gezdirdi. İtmedi. Çekmedi. Sadece dokundu. Ve ben o dokunuşla yanıyorum. "Ve hâlâ…" Sesi düğümlendi. O adam. O acımasız, soğuk, taş kalpli adam… sustu. Ve ben o an anladım ki, içindeki her şey çığlık atıyor. "Vazgeçemiyorum." Dudağımı ısırdım. O kadar sert ısırdım ki kan tadı geldi. Ona vuramam. Biliyorum. O gece çamura battığımda beni yerden kaldıran elleri. Sabaha kadar başımda bekleyen gölgeyi. Hiç sormadığı halde her şeyi yapan adamı… Ellerim düştü. Silahı yere atmadım. Ama doğrultamıyorum artık. "Öldüremiyorum seni." Sesim kırıldı. İçimde bir şey kırıldı. O kadar uzun süre sıktığım bir duvar vardı ya… işte o çatladı. "Lanet olsun." Gözümden bir damla düştü. İnanmıyorum. Ağlıyorum. Onun karşısında ağlıyorum. "Lanet olsun sana, Birkan." Silahı elimden aldı. Parmaklarıma dokundu. Bir öpücük kadar hafif. Sonra eğildi. Alnını alnıma dayadı. O kadar yakındı ki nefesini hissediyorum. "İyi edersin." Hıçkırdım. Küfretmek istiyorum. Bağırmak istiyorum. İtmek istiyorum. Ama ellerim onun boynunda. Kollarım sarmış onu. Ve ben… bırakamıyorum. "Öldüremezsin beni, Ferah." Sesi fısıltı. "Çünkü ben senin içinde yaşıyorum." O gece tetiği çekmedim. Çekemezdim. Çünkü onu öldürmek, kendimi öldürmekti. Ve ben… daha ölmek istemiyorum. Onun yanında yaşamak istiyorum. Lanet olsun. --- "Ellerim titriyor. Ama silah titremiyor. Peki neden çekemiyorum tetiği?" "O sustukça içimdeki fırtına büyüyor." "O acımasız, soğuk, taş kalpli adam… sustu. Ve ben o an anladım ki, içindeki her şey çığlık atıyor." "Dudağımı ısırdım. O kadar sert ısırdım ki kan tadı geldi." "Öldüremiyorum seni. Lanet olsun sana, Birkan." "Ama ellerim onun boynunda. Kollarım sarmış onu. Ve ben… bırakamıyorum." "Onu öldürmek, kendimi öldürmekti. Ve ben… daha ölmek istemiyorum. Onun yanında yaşamak istiyorum. Lanet olsun." ---
devam ediyor 4h önce güncellendi İHTİZAR
@_birtutarcela_
Okuma
3.02k
Oy
372
Takip
42
Yorum
254
Bölüm
23
Feyza, babasının kumar borçlarını kapatmak için geçimini midye satarak sağlar. Kimliğini gizlemek için kızıl saçlarını şapkanın altına saklar. Üzerine ise genelde erkek çocuğu kıyafetleri olur. Tilki isi kızıl gözleriyle karanlık bir mafyadır ve ikilinin yolları Feyza`nın babasının Tilki`den borç almasıyla kesişir. Yollarının kesişmesi şans mıydı yoksa kader mi koca bir bilinmezliktir. Feyza, esir tutulduğu evden kaçmaya çalışırken aynı zamanda kalbini kontrol etmek zorunda kalacaktır. Aşk yanlış zamanda kapısını çalmıştır ve kalbini susturmak dışında elinden başka bir şey gelmez. Tilki, hayatı boyunca aşık olmamıştır ama aşık olsa aşkı için yaşardı. Çünkü yapığı işlerden dolayı sürekli ölüm ile burun burunadır. Sadece Feyza değil Tilki`de kalbine söz geçirmesi gerekiyordu. Çünkü aşk onu da gafil avlamıștı. İkisinin bilmediği tek şey ise, bu karşılaşma ne şanstı ne de kader. Büyük bir oyunun ortasında olduklarını fark ettiklerinde ise artık çok geçtir çünkü oyuna en başından dahil olmuşlardır. İhanet. Aşk. Gözyaşı. Ölüm. Kaçınılmaz son çoktan yazılmıştı. Sevdikleri tarafından ihanete uğrayacak, göz yaşı dökecek ve kayıplar vereceklerdi. Tüm bu savaşın ortasında ise aşk tutunacakları tek umuttu. Çünkü aşk bazen yaşatır bazen ise ateş olurdu. İlk yayın tarihi: 06.05.2023 Yeniden düzenleme tarihi: 10.09.2025 Kapak, pinteresten alınmıştır. Tüm hakları saklıdır. Çalıntı kopyalama durumunda yasal ișlem bașlatılacaktır.
Loading...