[ yeşimmingsar ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1h önce güncellendi
İHTİZAR: SERİSİ
@mingsardan
Okuma
2
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
Ellerim titriyor. Ama silah titremiyor. Namlu, tam göğsünün ortasında. Sadece birkaç saniye uzaktayım onu bitirmeye.
Peki neden yapmıyorum?
Birkan sırtını duvara yaslamış. Kaçmıyor bile. Sanki ölmek onun için bir kurtuluş gibi. Sanki bu geceyi yıllardır bekliyormuş gibi bakıyor.
Ve ben… nefret etmek isterken, ona bakmaktan kendimi alamıyorum.
"Söyle. Neden?"
Sesim çatallı. Ağlayacak gibi hissediyorum ama ağlamayacağım. Onun karşısında ağlamayacağım. Asla.
"Neden beni kurtardın? Neden evlendin benimle? Neden geceleri odamın kapısında nöbet tutuyorsun?"
Silahı biraz daha sıkıyorum. Parmaklarım bembeyaz oldu.
"Düşman mıyım, esir miyim, neyim ben sana?"
Sustu.
O sustukça içimdeki fırtına büyüyor.
Sonra duvardan ayrıldı. Bir adım attı. Sonra bir adım daha. Namlu göğsüne değdiğinde nefesim kesildi.
"Geri dur."
"Hayır."
"Vururum."
"Vur."
Gözlerim doldu. İstemiyorum. Ama ellerim kilitlendi. Tetikte bekleyen parmağım… kımıldamıyor.
Birkan durdu. Artık aramızda birkaç santim var. Alnını namluya dayadı. Ve bana baktı. Karanlıkta bile gözlerini görebiliyorum. İçinde kaybolduğum o lanet olası gözleri.
"Düşman olarak girdin hayatıma."
Sesi alçak. Yumuşak. Ama içinde yılların ağırlığı var.
"Silahı bana doğrultan yegâne kadınsın."
Parmağını uzattı. Namluyu okşar gibi gezdirdi. İtmedi. Çekmedi. Sadece dokundu.
Ve ben o dokunuşla yanıyorum.
"Ve hâlâ…"
Sesi düğümlendi. O adam. O acımasız, soğuk, taş kalpli adam… sustu. Ve ben o an anladım ki, içindeki her şey çığlık atıyor.
"Vazgeçemiyorum."
Dudağımı ısırdım. O kadar sert ısırdım ki kan tadı geldi.
Ona vuramam.
Biliyorum.
O gece çamura battığımda beni yerden kaldıran elleri.
Sabaha kadar başımda bekleyen gölgeyi.
Hiç sormadığı halde her şeyi yapan adamı…
Ellerim düştü.
Silahı yere atmadım. Ama doğrultamıyorum artık.
"Öldüremiyorum seni."
Sesim kırıldı. İçimde bir şey kırıldı. O kadar uzun süre sıktığım bir duvar vardı ya… işte o çatladı.
"Lanet olsun."
Gözümden bir damla düştü. İnanmıyorum. Ağlıyorum. Onun karşısında ağlıyorum.
"Lanet olsun sana, Birkan."
Silahı elimden aldı. Parmaklarıma dokundu. Bir öpücük kadar hafif.
Sonra eğildi. Alnını alnıma dayadı. O kadar yakındı ki nefesini hissediyorum.
"İyi edersin."
Hıçkırdım. Küfretmek istiyorum. Bağırmak istiyorum. İtmek istiyorum.
Ama ellerim onun boynunda.
Kollarım sarmış onu.
Ve ben… bırakamıyorum.
"Öldüremezsin beni, Ferah."
Sesi fısıltı.
"Çünkü ben senin içinde yaşıyorum."
O gece tetiği çekmedim.
Çekemezdim.
Çünkü onu öldürmek, kendimi öldürmekti.
Ve ben… daha ölmek istemiyorum.
Onun yanında yaşamak istiyorum.
Lanet olsun.
---
"Ellerim titriyor. Ama silah titremiyor. Peki neden çekemiyorum tetiği?"
"O sustukça içimdeki fırtına büyüyor."
"O acımasız, soğuk, taş kalpli adam… sustu. Ve ben o an anladım ki, içindeki her şey çığlık atıyor."
"Dudağımı ısırdım. O kadar sert ısırdım ki kan tadı geldi."
"Öldüremiyorum seni. Lanet olsun sana, Birkan."
"Ama ellerim onun boynunda. Kollarım sarmış onu. Ve ben… bırakamıyorum."
"Onu öldürmek, kendimi öldürmekti. Ve ben… daha ölmek istemiyorum. Onun yanında yaşamak istiyorum. Lanet olsun."
---
tamamlandı 3a önce tamamlandı
SİYAH KADEH HANEDANI
@mingsar
Okuma
5.34k
Oy
3.69k
Takip
28
Yorum
137
Bölüm
41
Karanlıktaki her sır aydınlığı görmeli midir ? Her sır bir gün açığa çıkar mı ? Peki her kadeh kaldırış bir zafer mi yoksa mağlubiyetin tadını çıkarmak mıdır ? Kadehler , Asla yalan söylemezler. Her kadeh zaferle kalkarken bazen o kadehler kırıldığında geriye sadece cam parçaları kalır. Cam parçaları bir eli kanatacak kadar keskin bir yara izi olacakmış gibi de derindir. Kadehler bir çok günahı taşır , o günahları kamçılayan ise zincirlerdir. Her kılıç kaldırışta darbe alırken her darbede güçlenir insan. Gücünü toplamak her ne kadar ağır ve uzun sürse de sonunda aradığı gücü toplar. Unutulmaz bir gerçek var ki Her kadeh zafer`i,her kılıç bir darbeyi ve her zincir bir günahı taşır.