[ felsefe ] - Etiketin'de Kitap Listesi
tamamlandı 1g önce tamamlandı Kendini ifade etme sanatı
@a.berra
Okuma
25
Oy
12
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Dinlersen duyarsın, beklersen gelirsin, yürürsen ilerlersin, düşünürsen yaparsın...
devam ediyor 6g önce güncellendi СМЫСЛ ЖИЗНИ
@wilston
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
​"O bilemeyecek. Yıllardır aradığı şeyi bulamayacak. Çaresiz ve bir başına odasına çekilecek. Susacak, konuşamayacak. Kimseye anlatamayacak. Yavaşça ölecek. Bir anlamı kalmayacak, hayatın, yaşamanın."
devam ediyor 2h önce güncellendi Hayattan Kesitler
@oreone
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
**Kısa Hikaye Çekilen vloglara hepimiz alışığız. Peki ya o vlogları bir insanın gözünden çekebilseydik ve zihin akışı gerçek anlatıcı olsaydı nasıl bir durum ortaya çıkardı?
devam ediyor 2h önce güncellendi TALİ TALİ
@gurkansen
Okuma
38
Oy
30
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
23
Dağ kimini yüceltti, kimini aşağı itti.
devam ediyor 2h önce güncellendi BİR ÇOCUĞUN DEVAMI OLMAK
@valeinsiaa
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
10
Bölüm
1
Soba başında, kırmızı battaniyeye sarılmış, çıtırdayan ateş sesleriyle mayışan çocuğun tüm dikkati; dizine yattığı adamın gizemli sesiyle anlattığı hikâyelerdeydi. Küçük çocuğun saçlarını okşarken, sabahtan beri anlattığı her hikâyeyi büyük bir merakla dinleyen bu çocuğa bir hikâye daha anlatmaya karar verdi adam. “Dokuz kuyruklu tilkiyi bilir misin, evlat?” İki yana salladı başını. “Hayır,” dedi. “İyi dinle o hâlde. Kumiho ve Gumino ismiyle bilinir dokuz kuyruklu tilki. Kumiho, resmin içinde hapistir. Ancak resimdeki tilkiye dokuz kuyruk çizildiğinde lanet bozulacaktır. Böylelikle Kumiho, yani dokuz kuyruklu tilki, tablodan kurtulabilecektir.” Merakla sözünü kesti çocuk. “Peki, başka?” Merakına gülümseyip başka bir versiyonunu anlatmaya başladı. “Kumiho, eğer insan olmak isterse yüz insan kalbi yemelidir.” Kaşlarını çattı küçük çocuk. “Yamyam gibi mi?” Başıyla onay verdi yaşlı adam. “Tilki ruhu tamamen insana dönüşse bile bin günde bir insan yeme ihtiyacı duyar. O gün yaptıklarını sonradan hatırlayamaz. Kumiho, içinde tilki boncuğu barındırır. Bu boncuğu, insanlardan bilgelik çalmak için kullanır.” “Peki, bu boncuk ona nasıl veriliyor ki?” “Bilinmiyor,” dedi. “Benim de tilki boncuğum olabilir mi?” Güldü adam. “Kumiho öpücük verirse neden olmasın?” Çocuk kıkırdayarak yerinde kıpırdandı. “Benim de Kumihom olmalı mı?” Usulca çocuğun saçlarını okşarken konuştu: “Hayır evlat, hiç istemezsin.” İç çekip devam etti: “Ama bir gün… Gün gelecek ve belki de, istesen de istemesen de kalbine girecek. Belki Kumiho gibi kalbini yiyecek, belki sana yaşam vaat edecek. Bunu bilemezsin.” Gözlerini adama dikerken sordu: “Ya istersem?” Merakla büyüdü göz bebekleri. “O zaman kalbin onun ellerinde atar. Durdurmak, vicdanına bakar.” “Tavşan kaçtı, tilki kovaladı. Tilki kaçtı, kurt kovaladı. Yakala, bırakma; öldür, acıma… Tilki, sığın affına, bağışlasın canını. Gözüne gözükme bir daha; yoksa olursun kurdun avı…”
devam ediyor 2h önce güncellendi İnce Ruhlar İklimi
@melifepli
Okuma
12
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
4
İnce Ruhlar İklimi; modern dünyanın kibriyle Gazze’nin asil teslimiyetinin, kalplerin görünmez coğrafyasında çarpıştığı sarsıcı bir diriliş hikâyesi… Gözü yere değil, göğe ayarlı ince ruhlar için.
devam ediyor 1a önce güncellendi ATEŞBAR
@hazenvila
Okuma
33.83k
Oy
4.22k
Takip
242
Yorum
1.71k
Bölüm
52
"Korkuyor musun benden?" diye sordu. Dürüst davranıp başımı salladım. Önce sessizlik oldu. Sonra çenemde elini hissettim. Yüzümü kendisine çevirip gözlerimi yeşilleriyle buluşturdu. Adem elması hareket etti. "Neden?" sessiz kaldım. "Cevap ver." yutkundum ve yeşillerini işaret ettim. "Siz kızınca çok korkunç bakıyorlar." "Söküp verirsem eline, geçer mi korkun?" dedi ciddi sesiyle. Başımı hızla iki yana salladım. "Hayır!" sonra gözlerimi kaçırıp utanarak devam ettim. "Gördüğüm en güzel gözler onlar." "Karar ver kız çocuğu, korkunç mu, güzel mi?" dedi sanki vereceğim cevap onun için önemliymiş gibi. Utansamda bakışlarımı yeşillerine çevirdim ve aklımdan geçeni dilimle kavuşturdum. "Korkunç güzel." Önce baktı sonra dudaklarını yavaşça kıvırdı. Cevabıma tepkisi daha da utandırdı beni. DİKKAT! Bu kitap; şiddet, argo, travma vb. unsurları içermektedir. Küçük okuyucu kitlesine uygun değildir. BU PLATFORMDA "ATEŞBAR" İSİMLİ İLK KİTAPTIR. TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. KOPYALANAMAZ VE ÇALINAMAZ! • Bu hikâyedeki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayâl ürünüdür.
devam ediyor 1a önce güncellendi RAUF
@egurel
Okuma
4
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
Rauf bir isimdi. Sonra bir yük oldu. Şehirler değişti. İsimler değişti. Yüzler değişti. Her yeni isim, Rauf’tan biraz daha uzak demekti. Peki bir insan kaç kez değişirse artık kendisi olmaktan çıkar? Bir arayış değil; bir kayboluşun anatomisi.
devam ediyor 1a önce güncellendi Duvar
@merteti
Okuma
97
Oy
53
Takip
1
Yorum
8
Bölüm
12
"Affet beni eski ben. Her şey rüya gibi olunca tabii, ölmenin de bir anlamı kalmıyor." Bu sözleri kafasından geçirirken Mark henüz 17 yaşındaydı. Sözde Gençlik heyecanını yaşaması gereken yaşlarda ölüm ile burun burunaydı şimdi. Zorunluluktan değil ama, istediğinden. Kendi ellerini bile gerçekçi hissedemeden yaşamayı reddediyor, buna bir çare arıyor; fakat en sonunda yine başlangıça geri dönüyordu. Şimdi uçurumun bucaksızlığına bırakması an meselesiydi kendini. Peki Mark o uçuruma mı yenik düşecekti, yoksa yükseklik korkusuna mı? Hep beraber göreceğiz.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Tanrı'yla Oyun
@kecisutu38
Okuma
4
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
İnsan yaratıldı. Hiçbir şey bilmiyor. Karşısında Tanrı`yı buldu. Tanrı, insanla bir oyun oynamak istiyor. "Ebelemece". Her kaybında yeni bir tecrübe kazanan insan hedefi "Hakikate" ulaşabilecek mi?
devam ediyor 3a önce güncellendi Zevat Tarumar
@mehmetbenibil
Okuma
70
Oy
32
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
17
Bazı insanlar yaşlanmaz; yalnızca ağırlaşır. Zaman, onların omuzlarına çöken bir enkazdır. Zevat Tarumar, geriye dönük bir hayat muhasebesi değil, geçmişin hâlâ bugünü yönettiğini gösteren sert bir yüzleşmedir. Ardı ardına yıkılan dostluklar, yarım kalmış hesaplar ve unutuldu sanılan suçlar, yaşlı bir adamın sessiz adımlarında yeniden dirilir. Şehir, Zevat’ın belleği gibidir: karanlık ve affetmez. Bu roman, insanın kendisiyle arasına koyduğu mesafeyi, kaçışın aslında bir tür bekleyiş olduğunu anlatır. Huzurevinden kopan bir hayat, sokaklarda yankılanan eski seslerle yeniden şekillenir. Her köşe başı bir hatıra, her gölge bir suç ortaklığıdır. Zevat Tarumar, yalnızlıkla sertleşmiş bir bilincin, şehirle giriştiği son hesaplaşmadır. Ve bazı hesaplar, geç kalındığında daha da kanlı kapanır.
devam ediyor 3a önce güncellendi Şehsuvar Ve Arslan
@lav_an_ta
Okuma
11
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Akşam güneşi avluyu altın rengine boyarken, taşlar üzerinde hafif bir rüzgâr esiyordu. Şehsuvar, iki katlı konaklarının geniş avlusunda yürüyordu. Elinde eski bir kitap vardı, ama gözleri uzaklara dalmıştı. Gözlerindeki derinlik, artık sadece meraklı bir genç kızın değil, çevresinde sözünün dinlendiği, aklı ve zekâsıyla saygı kazanan bir kadının bakışıydı. Arslan, kırsaldaki evinden dönmüştü. Atını bağladıktan sonra avluya girdi. Mavi gözleri, Şehsuvar’ın bal rengi gözleriyle buluştu. Aralarında bir sessizlik vardı; bu sessizlik, yılların birikimi değil, yılların ortak anlayışı ve güveniyle oluşmuş bağın sessizliğiydi. “Akşam rüzgârı serin,” dedi Arslan, ağır ve ölçülü sesiyle. Şehsuvar gülümsedi; gülüşünde artık sadece gençlik heyecanı yoktu, hem zekâsını hem duygusunu yansıtan bir denge vardı. “Serin… ama güzel. Kitaplarımı okuyacak zaman bırakıyor bana,” diye yanıtladı. Arslan bir adım yaklaştı, gözleri Şehsuvar’ın gözlerinde gezindi. “Biliyor musun,” dedi, “senin bu bakışın beni hem düşündürüyor hem de cesaretlendiriyor.” Şehsuvar hafifçe başını eğdi. “Sen de öyle, Arslan… Herkesin yapamadığını yapıyorsun. Gizli projelerin, stratejilerin… benim asla cesaret edemeyeceğim şeyler.” Arslan dudaklarını kıpırdattı, hafifçe bıyığını düzeltti. “Belki de… biz birbirimizi bu yüzden tamamlıyoruz.” O an, avluda gölgeler uzarken, iki kişi sadece birbirine bakmıyordu; geleceklerini, çevrelerini ve hayatlarını birlikte inşa edeceklerini hissediyorlardı. Uzaklarda çocukların sesi geliyordu. Aniden bir gümbürtü koptu; dışarıdan bağırışmalar ve çığlıklar duyuldu. İkisi de şaşkınlıkla birbirine baktı. “Arslan… neler oluyor?” Şehsuvar nefes nefese sordu. Arslan’ın gözlerinde öfke belirdi. “Bodruma inip saklan, Şehsuvar! Hemen! Ben gelene kadar oradan ayrılma. Sana öğrettiklerimi unutma sakın!” Şehsuvar, kocasının dediğini yaptı; kalbi hızla çarpıyordu. Bodruma indi, kapıyı sessizce kapattı ve nefesini kontrol etmeye çalıştı. Avluda Arslan’nın sesi ve dışarıdaki kargaşa birbirine karışıyordu; ama o biliyordu ki, şimdi sadece beklemek ve güvenmek gerekiyordu.
devam ediyor 3a önce güncellendi GEZGİN
@ozerdust
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bir Kalender dervişinin, fantasik dünyadaki gerçeği arayış maceralarını dile getiren alegorik bir roman...
devam ediyor 4a önce güncellendi SİSTEMLİ EVREN
@zuhrapro
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bilinç dünyamızın kapıları.
devam ediyor 5a önce güncellendi Yaşanabilecekler
@fatih5885
Okuma
4
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Şahsıma ait şiirler...
tamamlandı 2h önce tamamlandı KARA ÇİY : HAN MAHALLESİ
@ceylinpetrikor
Okuma
499.71k
Oy
21.83k
Takip
2.54k
Yorum
6k
Bölüm
48
"Şeytan, meleğin kanatlarını severken yanlışlıkla kopartabilir, güzel kiracı."
tamamlandı 4h önce tamamlandı BEIVA: Ebediyetten Fâniliğe
@beiva.universe
Okuma
1.96k
Oy
712
Takip
45
Yorum
1.31k
Bölüm
24
Birisi adını, hatta ne olduğunu dahi hatırlamıyorsa… Gerçekten var olabilir mi? Genç bir kız(?), sonsuza uzanan bir ormanın ortasında gözlerini açtığında, ne geçmişini ne ismini hatırlar. Yalnızlık, ilk anda eksik sayılmaz, ta ki görünmeyen bir ses ona geçici bir kimlik fısıldayana, narin bir çiçek göğsüne nefes olana ve adımlarının yanına sessiz birkaç yürüyüş ekleyenene kadar. Fakat uzatılan her el şefkat taşımaz. Bedenlerin dili, merhametin mi yoksa vahşetin mi ağır bastığını acımasızca hatırlatır. Bu dünya gerçekten yaşaması gereken bir yer midir, yoksa çoktan ölmüş olması gereken birinin sığınağı mıdır? O, bu dünyaya tesadüfen mi düşmüştür, yoksa biri onu bilerek mi çağırmıştır? Verdiği kararlar, karşılaştığı canlılarla kurduğu bağlar… Gerçekten “doğru” mudur, yoksa bir yerlerde geri dönülmez bir çizgiyi çoktan aşmış mıdır? “BEIVA: Ebediyetten Fâniliğe”, hafızasını kaybetmiş bir yabancının adım adım kendine, çevresindekilere ve bilinmeyen bir düzene dair en ağır sorularla yüzleştiği, felsefi ve duygusal bir yolculuğun ilk halkasıdır. Bu dünyaya adım attığınızda, belki de asıl soruyu kendinize soracaksınız: Korkmanız gereken asıl şey onlar mı, yoksa içinizde saklanan siz misiniz?
tamamlandı 6a önce tamamlandı Nefarion Kara İncil'in Çocuğu
@yazarbey
Okuma
346
Oy
254
Takip
15
Yorum
2
Bölüm
20
Giriş – Kara İncil’in Çocuğu Hiç kimse onun ne zaman doğduğunu, hangi toprakların çocuğu olduğunu bilmiyor. Sadece gölgelerin ve fısıltıların taşıdığı bir isim var: Nefarion. Bir zamanlar kırık bir kum saatiyle mühürlenmiş küçük bir köyden başladı her şey. Ne kılıç ne de ordulara ihtiyaç duydu. İnsanlara yalnızca tek bir aynayı uzattı: seçimlerini. Ve insanlık, kendi içindeki karanlığı görmeye cesaret edince, şehirler sessizce çöktü. Kırık Kum Saati’nin işareti kıtaları sardığında, krallar taçlarını bıraktı, yasalar un ufak oldu. Nefarion ne hükmetti ne de fethetti; sadece var oldu. Ama bu varlık, bütün çağların en derin korkusunu doğurdu: Zaman kırıldı. Seçim bizdeydi. Yıllar geçti, dünya yeniden kuruldu. Ama rüzgârın taşıdığı bir efsane kulaktan kulağa dolaşıyor: “Kara İncil’in Çocuğu bir gün geri dönecek. İnsanlık seçimi unuttuğunda, son seçimi o getirecek.” Bu kitap, insanlığın kendi gölgesinden doğan o çocuğun, Nefarion’un sessiz yürüyüşünü anlatıyor. Onun hikâyesi bir başlangıç değil, bitişin ta kendisi olabilir.
devam ediyor 7a önce güncellendi Beyaz ve Yeşil Günlük
@semih53
Okuma
4
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
14
İç monoglarla dolu sedatın hikayesi Felsefesi yaşadıkları yaşıyor oldukları ve yaşayacakları Bu metinler tamamen hayal ürünüdür.
devam ediyor 8a önce güncellendi İnsan Olma Sanatı
@karakalem
Okuma
7
Oy
3
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
2
Modern yaşamın karmaşasından kaybolan, sürekli bir şeylere yetişme telaşında olan ruhlar için bir nefes alma molası; insan olma Sanatı
tamamlandı 9a önce tamamlandı Yapay Zeka ve İnsan Felsefesi
@mrkkbim_hayallerim
Okuma
6
Oy
4
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Yapay Zeka ve İnsanın Varlık Felsefesini tartıştığı eğlenceli bir konuşma
devam ediyor 9a önce güncellendi Kahramanlara İnanır Mısın¿
@sumeyyeirem.a
Okuma
1.89k
Oy
696
Takip
31
Yorum
1.29k
Bölüm
37
1. Kitap (İsimsiz) tamamlandı. 2. Kitap (Sessiz) devam ediyor. Adalet için.... 18 genç düşün. Birinden farklı yetenekleri olan 18 geçen. Ama normal yetenekler değil. zihin okumak, hayvanlarla konuşmak, yenilmezlik vesaire. Bu gençlerin Yok olmanın eşiğindeki adalet için savaştığını düşün. Adalet savaşçıları... Bir araba tüm hayatınızı değiştirebilir mi? bir insan bir korkuya aşık olabilir mi? Cennette nefrete yer var mı? Ölüm engellenebilir mi? Tüm sorularına bu 18 gencin cevap vermesini ister misin? Bu Kahramanlarla savaşmaya hazır mısın? peki sen? sen Kahramanlara İnanır Mısın¿
devam ediyor 9a önce güncellendi KARA KÜP: BAŞLANGIÇ
@rubyregent
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Her şey, sonsuz boşluğun içinden doğan yaratılışın ilk kıvılcımıyla başladı. İlah Ra Mu, evrenin ilk nefesini üflediğinde benlikler şekillendi, karanlık ve aydınlık iç içe geçti. Kadim sırlar ve unutulmuş inançlar, zamanın gölgesinde sessizce beklerken, küllerden doğacak bir kaderin ayak sesleri yankılandı. Kara Küp, varoluşun derinliklerinde saklı güçleri uyandırıyor ve geçmişin izleriyle geleceğin kapılarını aralıyor. Her ruh, kendi gerçeğiyle yüzleşmeye mecbur kalacak. Çünkü bu, sadece bir başlangıç...
devam ediyor 9a önce güncellendi Şiir kitabı
@oguz_ahmet
Okuma
18
Oy
13
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
1
Her mısrada bir yıkımın, bir doğuşun, bir bekleyişin izleri… aşkın sızısından tarihin taşlarına, bir çocuğun gözyaşından kentin gece lambalarına uzanan çok katmanlı bir şiir kitabı. Bu kitapta yalnızca duygular değil, zaman da konuşuyor. Hece ölçüsünün disipliniyle modern dünyanın başıboşluğu arasında gidip gelen şiirler; bazen kırılgan bir suskunlukla, bazen öfkeli bir çığlıkla okuyucusuna sesleniyor. İsyan var bu satırlarda — ama incelikli. Romantizm var — ama kör bir hayal değil. Felsefe var — ama taş gibi soğuk değil; insanın teninde eriyen türden. hem içe hem dışa yolculuk yapmak isteyen, sözcüklerin gölgesinde kendini arayan herkes için bir davettir. Çünkü bazı duygular, sadece şiirde tamamlanır.
devam ediyor 10a önce güncellendi Bilinç
@kburcusacan
Okuma
8
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
Bilinç üzerine kendi derlediğim teoriler.
Loading...