[ Aksiyon ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3a önce güncellendi
KARŞI KIYI
@siyahvesade
Okuma
9
Oy
5
Takip
5
Yorum
1
Bölüm
1
"Benimde kurallarım var! Seninle aynı odada asla kalmam."
"Karımı değil başka oda da yanı başımdan ayırmam."
"Karın değilim!"
"Olmayacağı anlamına gelmiyor?"
"Olmayacağım."
"Evlilik cüzdanında soyadımı soy adın yaptım."
Bazı hayatlar sessiz başlar. Sessizlik, çoğu zaman en büyük gürültünün habercisidir.
Aslı için aile, aynı çatı altında yaşanan bir zorunluluktan ibarettir.
İsimler vardır ama bağlar eksiktir. Kelimeler vardır ama hiç söylenmemiştir.
Geçmişte yapılan seçimler, bugün kaçılan yüzlere dönüşürken;
Gizli işler, yarım kalmış hesaplar ve yanlış insanların doğru zamanlarda ortaya çıkışı,
Aslı’yı hiç istemediği bir yolun ortasına bırakır.
Sadakat ile suç,
Korumak ile susmak,
Kaçmak ile yüzleşmek
Arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silinir.
Bir isim yeniden ortaya çıkar. Ve bir kaza, her şeyi geri dönülmez şekilde değiştirir.
Yıllar sonra karşısına çıktığında, Tanıdık olan tek şey ismidir. Bakışları değişmiş, duruşu sertleşmiştir; Aynı tarafta durup durmadıkları bile belirsizdir artık.
Onun gelişi, geçmişin gerçekten geçmişte kalmadığını değil, Bazı şeylerin hiç tamamlanmadığını hatırlatır.
Ve bazı bağlar, sevgiyle değil, zorunlulukla yeniden kurulur.
Bu bir masumiyet hikâyesi değildir.
Bu bir kahramanlık hikâyesi hiç değildir.
Bu, iyi olmak için geç kalmış insanların,
Yanlış tarafta ayakta kalmaya çalışma hikâyesidir.
bazı insanlar… En çok sevdiklerini,
En sessiz yerlerinden kaybeder.
Psikolojik Dram – Gerilim – Suç – Duygusal
devam ediyor 3a önce güncellendi
GÖLGE DANSI
@kizilyakamoz2
Okuma
558
Oy
44
Takip
101
Yorum
9
Bölüm
1
Bir bir dünya ortaklaşa nasıl yok edilirdi? Tüm insani duygular nasıl tek bir günde köreltilip merhametin yerine güç alırdı?
Evet o gündü insanlar bugün çok net hatırlayacaktı. Ilk başta diğer günlerden hiçbir farkı yoktu tabii artık her gün zordu çünkü kendi güçlerine güç katmak isteyen devletler dehşet saçmaya devam ediyordu.
Fakat bu dehşetin dozu bugün daha iyiydi önceki günlerden bir fark yoktu. İnsanlar o günde zulme sessiz kalmıştı o günde yüzlerce çocuk ölmüştü.
Zaten artık bunlar normal sayılmıyor muydu ki?
NATO ülkelerle beraber son yüzyılda olası savaşlar hakkında bir konferans düzenlemişti. Onlarca ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve birçok askeri oradaydı.
Bazıları kötüydü evet bazıları hak yiyerek oraya oturmuştu evet ama bazıları ise adaletleri ve hak ettikleriyle oradaydı.
Bu yüzden yaşanan şey asla kabul edilmeyecekti yaşanan şeyi kimse aklayamayacaktı.
Saat 11.25 olmuştu toplantı yirmi beş dakikadır başlamış devam etmekteydi. Ülkeler sıra sıra fikirlerini paylaşıyor bakanlar kendi aralarında küçük fısıltılarla konuşuyorlardı.
Dünya bu zamana gelene kadar birçok şey atlatmıştı. Amerika birleşik devletleri Orta Asya`da zulümlerine devam etmişti. Ve orta asya`daki varlıkları bizzat onun karşısındaki en büyük gücü yani Rusya`yı tetiklemeye devam etmişti.
Devlet yıllarca sessiz kalmıştı fakat rusya amerika karşısındaki en büyük güç olduğunun farkındaydı ve bu gücü er ya da geç kullanacaktı.
Kim bilir bu gücü kullanmak bugüne nasipmiş diye...
Toplantı biraz daha devam ettikten sonra mola kararı verilmişti şimdi bakanlar molaya çıkacak bir süre dinlenecek ve geri geleceklerdi her şey protokole uygun bir şekilde ilerliyordu.
Fakat o gün hiç kimsem molaya çıkamadı. Güdümlü bir füze hiç kimsenin beklemediği bir anda NATO binasının toplantı yapılan yerini çarptı ve dakikalar içerisinde kulakları sağır edecek bir patlama sesi duyuldu.
Kim nasıl yapardı bunu, NATO`ya kim saldırmaya cürret ederd; o güç amerika karşısında dünyayı dengeleyecek güç...Rusya.
Ve füzenin üzerinde yazan bir yazı: "Sovyetlerden öpücükler."
Bu kadardı artık gerçekler kapıdaydı: 3 dünya savaşı...
Yaşanan katliamları anlatmayacağım kullanılan silahları yapılan işkenceleri iğrenç söylentileri hiçbirini anlatmayacağım. Çünkü bunları anlatmak sadece fikir verir.
Fakat dünya bir süre sonra öyle bir evde yol açmıştı ki insanları gömecek toprak kalmamıştı evler yıkılıyor arda kalan toprak mezar yeri olarak kullanılıyordu toplu mezarlar artık herkesin gündelik yaşamı gibi olmuştu.
Ta ki o zamana kadar 2032. Yaşanan savaşlar büyük bir siyasi boşluk getirmişti bazı devletlerin başkanları bile yoktu bazı devletler ise teokrasiyle yönetiliyordu.
Halbuki ortaya bir adam çıktı Henry Mawifo. O dünya savaşı`nı başlatan nedenlerin cumhuriyet olduğunu halkın kendi yöneticisini seçmesin bir saçmalık olduğunu söyleyen bir adiydi.
Haksızdı fakat insanlar savaştan çıkmıştı ve birçoğu yalan da olsa bir koruyucuya ihtiyaç duyuyorlardı. Ve insanlar ona inandı monarşilerin gelmesi gerektiğini inandılar. Bazıları savaşmak istedi fakat dünya bir savaşı daha kaldıracak düzeyde değildi. Yeni bir savaş bu sefer canlılığı bitirirdi.
Yıllar geçti payitahtlar kuruldu ilk başta gerçekten adaletliydiler belki fakat sonra gerçek yüzleri ortaya çıktı güç ve itidar için yapamayacakları hiçbir şey yoktu. Hem başka devletlere zarar verirlerdi hem de kendi haklarına zarar verirlerdi çünkü candan daha önemli bir şey vardı artık güç.
Imparator Semih ve karısı Funda. Onlar artık yönetici değildi onlar artık patron olmuşlardı yedi tane çocukları vardı. Hepsi potansiyel olarak bir taht varisiydi. Aslında çocuk sayıları sekizdi. Fakat en küçük çocukların yeşim hasta olduğu için onun adını ağızlarını almazlardı utançtan sayarlardı.
Onlar herkesin korktuğu bir aileydi her istediklerini yaparlardı adalet onlar için şekillenirdi.
Bilmedikleri şeyse Akay Koray onlar için gelmişti, çünkü her firavunun bir Musası vardı....
devam ediyor 3a önce güncellendi
Sisin İçindeki Ateş
@seama_
Okuma
649
Oy
69
Takip
13
Yorum
21
Bölüm
13
Alev adli psikologluk yapıyordu ve insanların dertlerini dinliyordu fakat kimse onun sorunlarını dinlemiyordu ve 22 yaşında kadar Alev her şeyi içinde yaşadı... Taki Alev bir mahkum olna Arlazla tanışana kadar. Arlaz artık Alev için Alevin çölünde açan bir çicekti.
devam ediyor 3a önce güncellendi
Tek kurşun
@geceninsesi1
Okuma
10
Oy
1
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
1
Kazananı olmayan bir savaşta taraf tutmak ne kadar akıllıca ?
Kendi sonuna giderken yarı yoldan dönen gece pençesi sırada ki avı olarak kara hükümü seçer fakat kara hüküm en az onun kadar zeki ve manipülatiftir .
devam ediyor 3a önce güncellendi
Yakın ama Yasak olan
@ha27383827393938
Okuma
417
Oy
59
Takip
12
Yorum
79
Bölüm
25
Neva ve Asaf çocukluk arkadaşıdır ama 6 yaşında ayrılmak zorunda kalırlar.Asaf dedesinden kalan son hatırasını(kolye) Neva`ya verir ve gider.6 yol sonra kızın annesi öldürülür ve babası yaralanır.Kız intikam almak ister ve 9 yıl sonra mafya olur.Adı ülkede Alcan olarak bilinir ve herkes ondan korkar.Kız yüzünü ve gerçek adını gözler.1 yıl sonra bir kızla tanışır ve kızın ablasıda annesinin öldüğü tarihte öldürülmüştür.Bundan sonra ikisi bir olup intikam almak istediler.6 lı masaya giderler ve orda Asaf`da var ama kız hatırlayamaz.
devam ediyor 3a önce güncellendi
Güneş Çiçeği
@tuanakazgl
Okuma
38
Oy
5
Takip
108
Yorum
0
Bölüm
1
"Beni hiç affetmiyeceksin değil mi?"
" Affetmeyeceğim, Oğuz Aydoğan. "
" Affedeceksin. Affettiğin an korkuyorum abi dediğinde burada olucam, Umay, Aydoğan"
" Ben Beren Kayahan. Ve sana unutmaman gereken birşey söyleyeceğim. Ben bana yanlış yapanı ölsem unutmam. "
devam ediyor 3a önce güncellendi
Kırık Yeminler
@kusursuzkas
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Elif’in hayatı sıradan görünüyordu… ta ki bir akşam sahilde karşılaştığı gizemli çocuk her şeyi değiştirene kadar.
Mert, geçmişinden kaçan biriydi. Peşindeki insanlar sadece onu değil, artık Elif’i de hedef alıyordu. Başlayan kaçış, onları tehlikeli sırların, saklanan gerçeklerin ve geri dönüşü olmayan kararların içine sürükledi.
Aşk, en beklenmedik anda doğdu.
Ama güven… en kolay kırılan şeydi.
Bir ihanet her şeyi paramparça ettiğinde, Elif kalbi ile gerçeğin arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Çünkü bazı ayrılıklar kader değildir — zorla yazılmıştır.
Yalanların, sadakatin ve fedakârlığın sınandığı bu hikâyede tek bir soru vardır:
Aşk mı kazanacak, yoksa ihanet mi her şeyi yok edecek?
devam ediyor 3a önce güncellendi
PİYON
@allyy05
Okuma
133
Oy
44
Takip
4
Yorum
4
Bölüm
10
Kaderimle altı ay önce karşılaştım.
Adı: Doğan Karahanlı.
Ben bu oyuna isteyerek girmedim.
Kaçırıldım, kullanıldım, bir piyon seçildim.
Ya onun karanlık dünyasında yok olacaktım
ya da oyunu bozup onu bitirecektim.
Ama kimse bana şunu söylemedi:
Bazı piyonlar, şahı devirmek için seçilir.
Not: Bu kitap bazı bölümlerde şiddet ögeleri içermektedir. Rahatsız olabilecek okuyucuların geçmesi tavsiyemdir :)
devam ediyor 4a önce güncellendi
MAHFUZ
@ebrinasyh
Okuma
78
Oy
51
Takip
8
Yorum
27
Bölüm
7
Beni bir otobüsten aldılar.
Nereye gittiğimi sormadım, çünkü zaten cevap vermeyeceklerdi.
O andan sonra hiçbir şey bana ait değildi:
ne yol, ne karar, ne de suskunluğum.
Burada kalmam gerektiğini söylediler.
Korunduğumu.
Ama kimse, bir insanın korunurken
bu kadar yalnız kalabileceğini söylemez.
Bu ev sessiz.
Sorular yarım, bakışlar dikkatli.
Geçmiş, konuşulmadıkça ağırlaşan bir yük gibi duvarlara sinmiş.
Ve herkes, aynı isimden kaçıyor: Defne.
Onun ardından kalanlar,
yas tutmuyor.
Hesap kesiyor.
Ben bu hikâyeye ait değilim.
Ama bir şekilde, onun merkezindeyim.
Bir kardeş için başlatılan arayışta,
en kolay cevap gibi duruyorum.
Suç bana mı ait,
yoksa sadece taşımam mı istendi?
Bilmiyorum.
devam ediyor 4a önce güncellendi
IV. Mumun İçindeki His
@lavinam
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Başı önünde kırmızı babetlerine mahcup gözlerle bakan o kız çocuğu; umudun yeşeremediği o yerde, yine mahcup bakışlarını ayakkabılarına dikmiş babasını düşünüyordu. Babası gelmeliydi; kırmızı babetleri çamurda kirlendiği için saatlerce ağladığını görmeliydi. Hatta her zaman yaptığı gibi onu teskin etmeli, kuvvetli kollarıyla ona sarılmalıydı.
O gün Yağmur Eza Karaya, kirlenen babetleri için saatlerce ağlamıştı ama ne babası gelmişti ne de annesi onu teskin etmişti. Etrafında olup bitenlere bir anlam veremiyordu. Annesinin feryatları tüm odalarda yankılanıyordu. Babasını istiyordu çünkü biliyordu; babası onları asla bırakmazdı.
Bir daha babasını göremedi; zaten bir daha kırmızı babetleri de olmadı.
...
Umudun bittiği yerden başlamıştı Yağmur Eza. Babasının ötken gülüşlü kızı iken, şimdi başkasına umut olacaktı.
O adamın hayatına bir mum misali girmişti. Yanmak da onun elindeydi, sönmek de... O ise her şeye rağmen ışık olmayı seçmişti.
Karanlık bir adamın hayatına güneş olmuştu. O karanlığın içinde, puantiyeli elbisesinin eteklerinden tutan ve elinde bir mumla bekleyen o küçük kızı görmüştü.
Sanki o küçük kız; acıyı, kederi ve umutsuzluğu görüyor, ondan yardım istiyordu.
Şimdi ise nikah masasında o büyük kız değil, babasının ötken gülüşlü küçük kızı oturuyordu. Yanındaki adamla bir yola giriyor, sırtını ona yaslıyordu.
Efrah Sekar; acıyı alan da oydu, veren de... Bundan sonra ise ışıkta kalacak olan oydu.
...
"Mumun ışığı söndüğünde bana gel sevgilim; seni yok oluşundan tanıyayım."
devam ediyor 4a önce güncellendi
SİYAH VİRAJ
@kairox.01
Okuma
74
Oy
45
Takip
6
Yorum
34
Bölüm
5
Alya, düzenli ve kontrollü bir hayat yaşamaya çalışan genç bir tıp öğrencisidir. Ailesiyle arasındaki görünmeyen duvarlar ve ilk aşkının gölgesi arasında sıkışıp kalmışken, bir gece gelen telefon her şeyi değiştirir.
Eve koşarken karanlık bir virajda bir araba ona çarpar.
Arabanın sürücüsü Karan’dır. tehlikeli ve geçmişi sırlarla dolu bir adam. O gece sadece Alya’nın hayatı değil, Karan’ın da dengesi değişir.
Alya bilincini kaybettiğinde bilmediği bir dünyanın kapısı aralanır:
İhanet, gizlenen bir mafya düzeni ve yıllar önce işlenen bir cinayet…
Karan’ın karanlığıyla Alya’nın iyileştirme arzusu çarpışırken, ikisi de fark etmeden aynı savaşın içine çekilir.
Bazı virajlar yön değiştirmez…
Hayatı değiştirir.
devam ediyor 4a önce güncellendi
Tacın Gölgesi
@kralice._lava
Okuma
110
Oy
54
Takip
6
Yorum
317
Bölüm
6
Yavaş ve tehditkar bir şekilde ayağa kalkıp hepsinde gözümü gezdirdim."Benim masama oturuyor,benimle iş yürütüyor ama daha kuralları ezberliyemiyor sunuz haksız mıyım beyler."dediğimde susmaya devam ettiler.
"Kural bir."dedim yüksek bir sesle "Bana ihanet eden bana kalmadan kafasına sıkmakta özgür."
"Kural iki,kadınlara ve çocuklara el uzatan yine aynı şekilde kendi infazını gerçekleştirir."
"Kural üç,Kural bir ve ikiye uyulmazsa ölümleri benim elimden olur ve unutmayın benim size yazdığım ölümler hiç masum olmaz."
***
Yeraltı kurucusu olan Hazan Romanov ve Savcı Araf Kılıç`ın hikayesini okumak ister misiniz?
devam ediyor 4a önce güncellendi
Günahlar ve Mezarlar: İlk Günah
@ayisigim020
Okuma
68
Oy
20
Takip
1
Yorum
9
Bölüm
13
Bir akşam yemeği.
Yanlış bir kapı.
Ve geri dönülmeyen bir an.
Işılay Ömür, arkadaşlarıyla gittiği restoran Laguna’da, görmemesi gereken bir şeye tanık olur. O geceden sonra susmak zorunda kaldığı gerçek, onu yavaş yavaş karanlık bir dünyanın içine çeker. Adını bilmediği, yüzünü unutamadığı bir adam ve anlamını sonradan kavrayacağı tek bir cümle vardır: “Ben bir Avcıyım.”
Aile sırları, suç ve sadakatle örülü bir düzenin ortasında kalan Işılay, korkuyla aşk arasındaki çizginin sandığından çok daha ince olduğunu fark eder. Çünkü bazı karşılaşmalar tesadüf değildir ve bazı günahlar, sessizce işlenir.
Ailesinden ve geçmişinden yaralı herkese...