[ çocukluk ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3s önce güncellendi
SUÇ ALETİ
@dolayliisik
Okuma
12
Oy
3
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
3
“Ah kafam! Canım acıdı, napıyorsun dikkat etsene! Madem topu yönetemiyorsun ne diye o kadar sert atıyorsun?!
Bana topu atan, sahanın başındaki çocuğa dönerek sert bakışlarımı ona yönelttim.
Çocuk zaten bana bakıyordu. Can hâliyle tam dilimin ucuna gelenleri söylemeye devam edecekken siması bir an tanıdık geldi ve çehresini daha detaylı incelemeye başladım.
Çocuk rahat bir tavırla “ Yoo gayet de yönetebiliyorum. Tam isabet! Gördün mü Gökhan? Tam kafadan!” Diyerek bir kahkaha patlattı.
Kahkahası ona daha çok sinir olmama sebep oldu. Sesi tanıyamasam da bu melodik sesi bir yerden tanıyordum. Kahkahası ile zihnimde yer eden biri olmalıydı.
Gökhan olduğunu düşündüğüm karşısında ralli yaptığı çocuk anlamaz şekilde ona bakıyordu.
Bu söylediklerinden ve alay etmeye çalışır hâlinden sonra kim olduğunu anlamam uzun sürmedi. Bu kişi babamın en yakın arkadaşı Fuat abinin oğlu Deniz’di.
Yüzüm daha ne kadar düşebilirdi bilmiyordum. Sanki önceki okuldaki olaylardan kurtulmak için bu okula gelmemişim gibi bir de bu çocukla uğraşacaktım.
Dudaklarımdan “Sen..” diye bir fısıltının çıkmasına engel olamadım.
Deniz dudaklarımı okumuş olacak ki “Evet, ben. Beni hatırladın mı?” Diye sırıtarak benim cevap vermemi bekledi.
Ben de cevap vermeyince muzip bir şekilde “Okula hoş geldin Ayla! Bu da hoş geldin hediyem. Beğendin mi?” Derken bu kadar uzakta bile gözleri eğlendiğini belli edercesine dişlerini göstererek güldü.
Ben de onun görebileceği şekilde gözlerimi baymaya çalışarak “Yaaaa ne demezsin! Bayıldım, bayıldım! Ama güzel hediye bir kere verilir. Hep verirsen bir değeri kalmaz.” Dedim ve ellerimi arkamda birleştirip üst vücudumu öne eğerek dudağımı büzdüm.
Altında yatan imayı anladığını umut ederek arkamı dönüp gittim.
devam ediyor 10s önce güncellendi
ŞAH ve MAT
@zeze_n_u
Okuma
4.6k
Oy
1.04k
Takip
126
Yorum
4.7k
Bölüm
22
Her bedenin benliğinin altında başka bir hikaye yatar. Her hikayenin bir acısı, Her acının bir zaafı vardır.
Peki ya zaaflar öldürür mü?
Zaaflarını gizleyen, kapalı perdelerin ardına saklayan, hâlâ çocuk olan yetişkinlerin hikayesi.
Bir ajan merkezi tarafından çocukluğundan beri ajan olarak yetiştirilen Filiz, bir gün görevi için bir cinayet işler.
Her şey yolundadır. Görevinin tamamlandığını sanıyordur. Ta ki iki yıl sonra öldürdüğü adamın çok daha karanlık işleri olduğunu öğrenene dek.
İnsanların üzerinde deney yaptıklarını ve bu şekilde bir çeşit ilaç ürettiklerini öğrenen Filiz, ekibiyle birlikte bu çeteyi çökertmek için harekete geçer.
Ama bu görevde aşkı bulacağından ve geçmişiyle yüzleşeceğinden habersizdir.
"Ya şah sandığımız aslında sadece bir piyonsa?"
ŞAH ve MAT
Birbirinin kimsesi olmuş, kimsesiz çocukların hikayesi...
devam ediyor 1g önce güncellendi
FISILDAYAN KÜLLER
@__damla__
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bazen bazı hikâyeler bir anda başlamaz.
Sessizce içine sızar.
Fark etmezsin bile…
ta ki bir gün, geriye dönüp baktığında hayatının eksik kaldığını anlayana kadar.
Benim hikâyem de öyleydi.
Bir eksiklik hissiyle başladı.
Nereye koysam sığmayan, adı konmamış bir boşlukla.
Sanki hayatımın bir parçası benden koparılmıştı…
ve ben sadece kalan kırıntılarla yaşamaya devam ediyordum.
Hatırladığım şeyler vardı…
ve hatırlayamadıklarım.
Ama bazı gerçekler vardı ki, hatırlamasam da sonuçları hep yanımdaydı.
Mesela annem…
O yangında öldü.
Bunu biliyorum.
Ama nasıl öldü… neden öldü… o an ne oldu…
işte orası bende yok.
Sanki zihnim o geceyi tamamen silmişti.
Geride sadece duman kalmıştı.
Ve içimde bitmeyen bir eksiklik.
Bir yas gibi değil…
daha çok yarım kalmış bir çığlık gibi.
Bir yangın…
Sadece bir evi değil, hayatımı da yutmuştu.
Ama en kötüsü bu değildi.
En kötüsü, geriye kalan şeydi:
Hatırlayamamak.
Bir şeyi kaybettiğini bilip, nasıl kaybettiğini asla bilememek.
Bazen geceleri uyanırdım.
Kalbim hızla çarparken…
boğazımda yanma hissiyle.
Ve hep aynı cümle zihnimin içinde yankılanırdı:
“Anne… yanıyorum…”
O sesi nereden bildiğimi bilmiyordum.
Ama bana ait olduğunu hissediyordum.
Ve bu his… beni her seferinde daha da parçalıyordu.
Zaman geçti.
Ama bazı şeyler zamanla geçmez.
Sadece sessizleşir.
Ben de öyle yaşadım.
Gülümsedim.
Konuştuğumu sandım.
Devam ettim.
Ama içimde hep aynı boşluk vardı.
Her gün biraz daha büyüyen.
Sonra o gün geldi.
Ve her şey… yeniden başladı.
Poyraz geri döndüğünde, geçmiş sandığım şeylerin aslında hiç bitmediğini anladım.
Onu gördüğüm an…
içimde bir şey kırıldı.
Sevgiyle korku aynı anda çarptı.
Ve ben o an şunu fark ettim:
Bazı insanlar geri döndüğünde sadece kendilerini getirmezler.
Geçmişi de beraberinde sürüklerler.
Ve ben…
o geçmişe bakmaya hazır değildim.
Ama hayatın bir kuralı vardı:
Hazır olmayı beklemezdi.
Kapılar açılmaya başladı.
Gerçekler sızıyordu.
Ve ben ilk kez şunu fark ettim:
Bazı küller sadece yanmış şeyler değildir.
Yaşanılanlar da küle döner ama bazıları fısıldar.
devam ediyor 1g önce güncellendi
Adı Konulmamış Renkler
@karanligin_yazari
Okuma
18
Oy
2
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
6
Bayramlardan kaçan, herkesin kutladığı o özel günleri reddeden bir çocuk düşünün...
Şekerin kokusu midesini bulandırırdı, çikolata bir çocukluk vaadi değil, kaçılması gereken bir hatıraydı onun için.
"Sizin dört gözle beklediğiniz günlerde ben odama saklanırım, Leyla," derdi. "Bana neden bu kadar kendini kapattın deme. Ben zaten küflü odalarda büyümüş biriyim..."
Bu, Türkiye`nin farkına geç vardığı bir ressamdı.
Fırçası kadar suskun, renkleri kadar yaralı.
Dostoyevski`yi yalnızca okuyan değil, onunla yaşayan bir adam...
Yiğit ve Leyla, her gün başka bir yüzünü keşfederken şunu fark ederler: Bazı insanlar anlatıldıkça değil, çözüldükçe derinleşir.
Ve bazı hikâyeler, mutluluktan değil, eksikliğinden doğar.
Eğer bayramlardan kaçan bir çocuğun, karanlık odalarda büyüyen bir ruhun ve sanatla hayatta kalmaya çalışan bir adamın hikâyesini merak ediyorsan...
Bu sayfayı çevir.
Çünkü bu hikâye, okuyanı değil yakalayan türden.
devam ediyor 3g önce güncellendi
KÜLÇİÇEĞİ
@orendawriter
Okuma
12
Oy
8
Takip
1
Yorum
23
Bölüm
5
"Bazı mezarlar boştur, çünkü içindeki ölüler hâlâ aramızda yürümektedir."
Sare, geçmişin üzerine çöken ağır kül tabakasının altında nefes almaya çalışan bir "Külçiçeği". Yaşadıklarını bir mutfağın buğusuna, sahne ışıklarının parıltısına ve en çok da derin bir sessizliğe hapseden genç bir kadın. Onun dünyasında dokunmak yasak, hatırlamak ise bir intihar biçimi.
Ancak kaderin, yarım kalan hikâyeleri tamamlama gibi acımasız bir huyu vardır.
Mahir Duru, yıllardır boş bir toprağın başında evladının yasını tutarken; yanı başında duran Yaman, bir yalanın gardiyanlığını yaparken vicdanının enkazı altında can çekişmektedir. Sırların, üzerine basılmayı bekleyen birer mayın olduğu bu hayatta Sare, celladına mı sarılacaktır?
Kurulan tüm sahte dünyalar sarsılırken; ulaşılan o huzur taze bir başlangıç mı müjdeleyecek, yoksa her şeyi yakıp küle mi çevirecektir?
devam ediyor 3g önce güncellendi
AŞK VE SÂYE
@aytenpenah
Okuma
99
Oy
12
Takip
6
Yorum
25
Bölüm
8
2000 senesinde kurulan ve sekiz üyeden oluşan Akrep Teşkilatı`nın geçmişe dayanan iki düşman üyesi, evlatları üzerinden yeniden karşı karşıya geliyor. Onların düşmanlığı ve güç hırsları, Aslan ve Nefes`in zorlukla dolu aşkının üzerine karanlık bir sâye gibi çökerken, nelerle karşı karşıya gelecekler?
Aşk ve güç savaşsaydı, hangisi olurdu kazanan?
Önlerinde iki yol vardı: Ya geçmişin ve zehirli gücün aşklarının üzerine çöken karanlık sâyesinden kurtulacaklardı ya da o sâyeye hapsolup yüreklerindeki kor ateşte yanacaklardı.
Ancak ya yanıp kül olmak, o sâyeden kurtulmaktan daha kolaysa?
devam ediyor 4g önce güncellendi
Dikenli Sarmal ✩ Kimsesizler Ağacı
@yamalikalpler
Okuma
179
Oy
52
Takip
8
Yorum
9
Bölüm
13
bu kitapta örgütlerin acımasız işlerinin dokunduğu hayatlar vardır, bazı insanlar için tetikleyici unsur sayılabilir, şayet hassas biriyseniz okumamanızı öneririm!!
------
Kusursuz kahramanlar ve vicdansız canavarlar. Bir masalı masal yapan bunlar mıdır yoksa mutlu son yeterli olur mu?
Bu masalda da var kahramanlar, canavarlar gibi. Ancak periler, prensler ve prensesler yok; duyması gerekenlerin kulaklarını kapattığı çığlıklar var.
Devin, masalındaki ilk canavarla doğduğu anda tanışmış, hayatın onu sürüklediği noktada kimsesiz bir kız çocuğu olarak kalakalmış.
Devin büyüdükçe, masalına giren canavarların sayısı artmış; o fark edememiş.
Fakat unutmayın, canavarların olduğu yerde kusurlu bile olsa daima kahramanlar vardır.
"Sadece Bal. Eğer çok merak ediyorsan, başka bir evrende Mavi`yimdir belki ben de."
"Peki, sadece Bal. Öyle olsun. Fakat umarım başka bir evrende de Bal`sındır."
Kusurlu Kahramanların Masalı.
dikenli sarmal serisi, 1. kitap.
✩
Bu kitapta geçen olaylar, kurumlar, kuruluşlar; ülke ve kişi isimleri, karakterler tamamen kurgudan ibaret olup; hayal ürünüdür.
devam ediyor 4g önce güncellendi
BİR ÇOCUKLUK AŞKI MESELESİ
@yazarististe
Okuma
3.07k
Oy
389
Takip
42
Yorum
217
Bölüm
27
Buğlem Çelik & Demir Uraz Taşkın
Yazar & Ceo
Başlamamış ya da yarım kalan aşklar tamamlanmak ister.
Bizim hikayemizde başlamamış-Daha doğrusa
başlayamamış bir aşk hikayesi... Bir sokakta başlayan ve yine aynı sokakta ayrılmak zorunda olanda bizdik.
Ben Buğlem Çelik yıllar sonra çocukluk aşkım Demir Uraz Taşkın ile bir davette karşılaşıp hayatı değişen kişiyim. Göz göze geldiğimiz o ilk an farkındaydım. Bu sefer ismediğimiz bir ayrılık söz konusu değildi. Artık ikimizde çoçuk değildik. İkimizde farkındaydık.
devam ediyor 6g önce güncellendi
Yarmagül
@matmazelayla
Okuma
5.9k
Oy
520
Takip
55
Yorum
1.3k
Bölüm
23
Senden büyüğüm kızım! Abin sayılırım ben senin!" demişti küçük çocuk sinirle.
"Değilsin lan! Değilsin işte?" diye cırladı küçük kız.
"Lan mı?" gözlerini kocaman açarak şaşkınlıkla kıza bakıyordu çocuk. Ne kadar değişik bir kızdı bu böyle! Daha sonra kaşları hızla çatıldı. Boyundan büyük lafları vardı bu bücürün. Tam konuşacakken;
"Kızım ayıp! Lan denir mi?" diye çıkıştı annesi, karşısındaki çocuğun annesine mahcubiyet dolu bir bakış fırlatırken.
Emre abisi "Anne bir de kızına yarmagül diyoruz diye kızıyorsun" deyip bir kahkaha savurdu.
Bunu duyan küçük çocuk da gülmeye başlamıştı!
Küçük kız kaşlarını çattı usulca, sinirlenmişti onlara. Hemen bir şeyler düşündü ve basit planını o an uygulamaya koydu: hem abisi hem de o gıcık çocuk alınlarına birer taş yemiş ve kahkahaları, yerini tüm mahalleye yayılan, acı bir feryada bırakmıştı...
🖤Leyla Gül & Ömer 🖤
Yarmagül adında yayınlanan ilk ve tek kitappad kitabıdır...
Tamamen şahsıma aittir!
devam ediyor 1h önce güncellendi
Kayıp izler
@steelfable
Okuma
10.08k
Oy
6.59k
Takip
86
Yorum
1.2k
Bölüm
35
Her gerçek bir gün çıkar;ne kayıp izler vardır yolunu bulan,ne ruhlar vardır yıllar sonra karşılaşan...ama asıl yalan vardır insanın dünyası`nı yıkan.
İşte kayıp izler kitabı da budur; iki ruh yıllar sonra karşılaşır, yalan ve çaresizlik dünyasını karanlığa çevirir.
Bu kitap her acının kalemini yazdı.
Bu kitap kayıp izlerin kalemiyle sonlandırdı.
devam ediyor 1h önce güncellendi
Adetletin 13’ü
@ruyahasretc
Okuma
25
Oy
4
Takip
2
Yorum
9
Bölüm
3
Kumsal, dışarıdan tırnağı kırılsa ağlayan süslü bir "aşko" gibi görünse de, aslında babasının faili meçhul cinayetini çözmek için yemin etmiş, yeri geldiğinde racon kesen sert bir kabadayı savcıdır.
On iki yıl önce babasının öldürüldüğü ve üzeri kapatılan "13. Dosya" yeniden açılır. Kumsal, her olay yerinde karşısına çıkan, gizemli ve karizmatik 13 Numara ile tehlikeli bir kedi-fare oyununa girer. Kumsal bir yandan topuklu ayakkabılarına bulaşan çamurlarla uğraşıp millete laf sokarken, diğer yandan 13 Numara’nın babasının katili mi yoksa tek müttefiki mi olduğunu çözmeye çalışır.
Kısacası: Bol atışmalı, komik, gizemli ve korku dolu bir intikam yolculuğu.
devam ediyor 2h önce güncellendi
KIYIMDA BİR SEN
@ectrella
Okuma
297
Oy
89
Takip
3
Yorum
15
Bölüm
12
Bazı insanlar deniz gibidir.
Uzak durman gerektiğini bilirsin… ama yine de yaklaşmaktan vazgeçemezsin.
Bala, hayatını kurallarla yaşayan bir doktordu.
Ta ki bir gün, acil servisin kapısından içeri giren o adamla karşılaşana kadar.
Kuzey Konkar.
Adı bile mesafe koymak için yeterliydi.
Bala onun dünyasına ait değildi.
Kuzey de onu hayatına almak istemedi.
Ama bazı kaderler… insanın seçimine bırakılmaz.
İki düşman ailenin susması için,
bir imza yeterliydi.
Ve o imza…
Bala’nın hayatını Kuzey’e bağladı.
İstemediği bir evlilik,
geçmişten gelen bir reddediliş,
ve hâlâ hayatında olan başka bir kadın…
Bala için bu sadece bir evlilik değildi.
Bu… bir savaşın ortasında kalmaktı.
Çünkü bazı denizler…
seni önce iter,
sonra geri alır.
Ve bir daha asla bırakmaz.
devam ediyor 3h önce güncellendi
Mavi Gece
@lavini.n
Okuma
40
Oy
21
Takip
3
Yorum
39
Bölüm
5
Çocukluk aşkı bu yaşanan daha küçük oldukları için pek anlamasalarda.
Çok uzun bir süre birbirlerinden ayrı kalmışlardı.
Bu süre zarfında ikiside büyümüştü ama bilmedikleri şey içlerinde bir yerde gizlenmiş olan aşktı.
devam ediyor 4h önce güncellendi
Küçük Kıvılcım
@selililo
Okuma
90
Oy
2
Takip
1
Yorum
9
Bölüm
7
Devleti için çalışan; iki farklı MİT ajanı,
Biri sessizliğiyle; olayları çözen, karşısındakine öfkesini bile hak görmeyen ve bakışlarıyla; karşısındakini çaresiz bırakan Barut.
Diğeri ise kızıl saçlarıyla; ateşi andıran, haksızlığa gelemeyen, dik başlı ve oldukça sesli .d Alev.
Birbirlerine zıt gibi görünen bu iki güç, aslında aynı hikayenin iki yarısı, Sessizlik ve ateş...
ve bazen en büyük bağlar, farkında olmadan çocuklukta atılır.
devam ediyor 4h önce güncellendi
KATİLİMİ TANIYORUM
@sarsfarah_
Okuma
253
Oy
25
Takip
16
Yorum
5
Bölüm
10
"Birbirimizi kurtaramadığımız her anda biraz daha öldürdük."
Psikiyatrist Mihra Aksa Erguvan, mesleğine tutkuyla bağlı, sakin ve kontrollü bir kadındır. Ancak üç aydır seanslarına düzenli olarak gelen genç danışanı Kübra Yılmaz, bir sabah ormanın derinliklerinde cansız bulunur. Bu ölüm, sadece bir vakayı değil, Mihra`nın hayatındaki en kırılgan dengeleri de paramparça eder.
Olayın başına atanan Savcı Vural Sipahi, doğruların peşinde inatla yürüyen bir adamdır. Adalet onun için bir inançtır. Fakat bu dava, onu geçmişin tozlu sayfalarına, çocukluğunun karanlık sokaklarına sürükleyecektir. Çünkü kader, yıllar önce yolları ayrılan iki insanı; Mihra ve Vural`ı yeniden karşı karşıya getirir.
devam ediyor 4h önce güncellendi
Zamanla Geçer
@hypnosmu
Okuma
1.12k
Oy
673
Takip
18
Yorum
961
Bölüm
19
Daha dokuz yaşında olan Buse’nin annesinin bir anda Taner diye biriyle gelmesi ve babasının annesiyle Buse’yi kapı önüne koymasıyla başlıyor. Taner Buse’yi ve annesini alıp İzmir’e kendi evine götürüyor vee orada olanlar oluyor.
Buse Yiğit ve Aslı’yla tanışıyor ve hiç beklemediği bir anda Efe’yle de Tanışıyor.
Annesinin Buse’ye kötü davranışları devam ediyor ve buseye üvey kardeş dünyaya getiriyor. Her şeyin zamanla daha da karmaşık oluyor.
Ama unutmuyoruz her şey zamanla geçer.
devam ediyor 4h önce güncellendi
Karanlık Geçmiş.
@diana_srbst
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
KARANLIK GEÇMİŞ
Bir ihanet… iki aile… ve yedi yıl süren düşmanlık.
Bir zamanlar üç aile vardı.
Dostluklarıyla tanınan, birbirine kardeş kadar yakın üç aile.
Sonra bir gece geldi.
Kar yağıyordu…
Ve o gece bir patlama oldu.
Bir can toprağa karıştı.
Bir mektup bırakıldı.
Ve bir ihanet, iki aileyi ölümüne düşman yaptı.
Yedi yıl sonra…
Umay Bozkurt artık güçlü bir lider.
Alparslan Karahan ise kardeşinin ölümünün yükünü taşıyan tehlikeli bir adam.
Birbirlerine düşmanlar.
Ama bilmedikleri bir şey var.
Geçmiş hâlâ aralarında yaşıyor.
Ve gerçek ortaya çıktığında…
Sadece düşmanlık değil, tüm hayatları paramparça olacak.
Çünkü bazen en büyük ihanet,
en güvendiğin insanlardan gelir.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Altıncı Mısra
@asra3456
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
8
"Biz altı kişiydik. Aynı bahçede dizlerimizi kanattık, aynı sofrada doyduk, aynı gökyüzünün altında büyüdük. Mavi ve Giray aşkın en saf halini yaşarken, Lidya ve Yankı bitmek bilmeyen fırtınalarıyla birbirlerini hırpalıyordu. Ben mi? Ben ise çocukluğumun en büyük sırrını, Uraz’ın gözlerinde saklıyordum. Ailelerimizin kurduğu bu kusursuz tabloda, her birimiz birer mısraydık. Ama benim mısram, henüz yazılmamış olandı."
devam ediyor 1a önce güncellendi
Kırık Kalplerin Dansı
@sahbazova
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
DİKKAT! Bazı bölümlerde şiddet geçerlidir. Kitaptakı tüm insanlar,kurumlar ve olaylar hepsi hayal ürünüdür.
Kitabın tüm hakları bana aittir. Olay örgüsü,yaşananlar,insanlar hepsi zihnimin bir ürünüdür. Çalıntı istemiyorum ve hiçbir yazardan çalıntı değildir.
İki karakter tarafından yazılan bölümler içerir.
________
Hayatında baş veren değişiklerin farkına çok geç varan Peri Tilbe, eski sevgilisi Sarp`ın kanlı pençelerinden kurtulmaya çalışan genç bir kızdır.
Peki topladığı kanıtları mahkemeye sunmaya giderken yol arkadaşı olan polis,polis değil de Sarp`ın arkadaşı,X örgütünün lideri Bora Sancak`sa?
Bulaşmış olduğu çamurdan kurtulduğunu zannederken daha da diplere battığını zaman gösterecekti.
Yardımına koşan genç,Bora ve Sarp`ın, yıllar önce dağılan kurumun korkulu rüyası olan Turgut Alp Saygın`dı.
Peri için işler birazda garip hâl almaya başladı. Turgut`la küçük anlaşma yaptıktan sonra işlerin karanlık yüzüyle karşılaşması çok zaman almadı. İkisi için de kıyamet yakındı.
**
Ben çiçek değildim; dikenleri ile insanın sabrını sınayacak bir güldüm. "İkimizin de sonu aynı gözüküyor." Bana uzatılan ele bir kez daha baktım. "Birlikte yanmaya ne dersin?" Kaşlarımı çattım.
"Müneccim misin?" dedim altdudağımı sertçe ısırarak. Sesimde anlam veremediğim hafif kin belirtisi vardı.
Dudaklarından çıkmaya çalışan gülüşü bastırmaya çalıştı ama bu sefer de burnundan yüksek sesle güldü. Dişlerimi birbirine bastırarak havada kalan elini yakaladım.
Kaybedecek bir şeyim yoktu.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Sar zamanımızı geriye
@luxbrum
Okuma
273
Oy
213
Takip
11
Yorum
166
Bölüm
4
Bazı vedalar, sadece bir şehrin değişimi değil; bir çocukluğun sonudur.
İstanbul’un kalabalık sokaklarında, aynı apartman boşluğuna yankılanan iki küçük çocuk sesiyle başladı her şey. Serhat on yaşındayken o kapıdan içeri girdiğinde, Zeynep’in dünyasına sadece bir komşu olarak değil, bir ağabey, bir koruyucu ve bir çocukluk anısı olarak yerleşmişti. Aralarındaki dört yaş, o zamanlar aşılması gereken büyük bir uçurum gibi görünse de; paylaşılan bayram şekerleri, okul dönüşü koşturmacaları ve annelerin demli çaylar eşliğindeki sohbetleri o uçurumu bir köprüye dönüştürmüştü.
Ancak hayat, planlarını bizden bağımsız yapar.
Serhat, on altı yaşının omuzlarındaki taze yükle Ankara’nın yolunu tuttuğunda; arkasında sadece gözü yaşlı bir aile değil, büyümesini henüz tamamlamamış bir çocukluk bıraktı.
Tam on iki yıl.
Zaman, en mahir heykeltıraştır; insanı yontar, değiştirir ve bazen en tanıdık gelen yüzü bile bir yabancıya dönüştürür. Şimdi, yıllar sonra aynı apartman dairesinin önünde, aynı mermer basamaklarda karşı karşıya gelen bu iki yabancı; aslında birbirlerinin hikayesinin en önemli başrol oyuncuları.
Anneler hala aynı masada çaylarını yudumlarken, koridorda birbirine değen iki bakışın birbirini tanımaması, kalbin mi yoksa hafızanın mı bir oyunudur?
Bu hikaye; büyümenin, değişmenin ve aslında hiç gitmemiş olan o çocukluk bağının, tozlu raflardan inme masalıdır.
Bakalım zaman, unutturduğu bu iki yüzü yeniden birbirine hatırlatacak kadar cömert davranacak mı?
devam ediyor 1a önce güncellendi
( Araf )
@mehtapkucuk_
Okuma
77
Oy
19
Takip
2
Yorum
2
Bölüm
15
Ali ile Bahar çocukluk arkadaşıdır. Hayat şartları onları ayrı şehirlere sürüklese de bir birlerini yıllarca unutamadılar. Seneler sonra Ali`nin maddi durumunu düzeltip, okulunu bitirmesiyle, mesleğini yapmak için kendi memleketine dönmüştür. Bahar`ın şehrine. Yıllar sonra birbirlerini gördüklerinde, Bahar, güzel alımlı bir genç kız, aynı zamanda hafız` e ve öğretmen olmuş, Ali ise, duruşu, efendiliği ile çizgisinden hiç bir şey kaybetmemiştir. aksine yıllar ona gözle görülebilecek şekilde olgunluk ve tüm genç kızların hayali olan dürüstlük, bir o kadar da inkar edilemeyecek kadar aura vermiştir. Aynı zamanda Ünlü bir cerrah olmuştur. Ali bu şehre ayak bastığı andan itibaren başlar bitmek bilmeyen imtihanları, sınavları. İkisi de bilmiyordu, belki aralarında mahşerde milada erecek bir sevda belki göz göze gelmeleri bile yasak olan bir sevdaya düşeceklerdi. Ve onları bu zorluklara iten iki kişi vardı... Bir de, bir birlerine yıllar önce dillerinden dökülen... ( Abimsin / Kardeşimsin ) cümlesi. Bazen sonunu düşünmeden kalbimizi kendimiz mühürleriz oysa ki.