[ töre ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 51dk önce güncellendi Berdel
@evdekiyazar
Okuma
82.91k
Oy
4.18k
Takip
688
Yorum
2.33k
Bölüm
35
Mardin ağası yüzbaşı dicle`nin berdel hikayesi
devam ediyor 9s önce güncellendi Son Berdel
@enevalia
Okuma
59
Oy
12
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
4
Kadın bir mum gibidir... Bir mum yakıldığında, her dakika o mum biraz daha erir ve sonunda tamamen yok olur. Tıpkı bir kadın gibi. Çünkü insanlar bir kadının yüreğini yaktığında, o kadın her gün biraz daha tükenir. Ve onu yakanlar... O kadının her dakika biraz daha yok olduğunu bile bile sadece izlerler. Tıpkı bir mum gibi... Ben, Mihra Çetiner. Biraz asi, biraz da hırçın bir kadınım. On iki yıl önce Allah`a bir söz verdim. Ve o sözü tutmak için avukat oldum. Şimdi her şeyi değiştirme vakti geldi. Artık kadınların her gün biraz daha yok olmasına göz yummayacağım. Çünkü ben, onların sessizce bir köşede erimesini izleyenlerden olmayacağım...
devam ediyor 10s önce güncellendi Yabancının KADINI
@zecerrs
Okuma
344
Oy
69
Takip
18
Yorum
29
Bölüm
6
“Alın bunu…” dedi adam, sesi sertti. Kızın kolunu tutup önlerine attı. “İster öldürün… ister oğlunuza verin. Benim oğluma karşılık.” Toprak suskundu. Konuşmadı. Zaten hayatı boyunca hiç konuşamamıştı. Ezilmişti. Hor görülmüştü. Babasının gölgesinde büyürken, her gün biraz daha yok olmuştu. Hep susturulmuştu, bu sefer konuşmak bile bir kurtuluş olmayacaktı. Karşısında duran adam… Mardin’in en güçlü ağalarından biriydi. Gözleri öfke doluydu. Kardeşinin kaçırılmasını affedemiyordu. Bu evlilik bir seçim değildi. Bir cezaydı. Ve o an, herkes kararını vermişti onun yerine. Daha küçücük bir kız çocuğuyken… hatta hiç küçük bir kız çocuğu olamamışken, bir yabancının kadını olmuştu. ⸻ Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve olaylarla herhangi bir benzerlik tesadüftür. ✨ Bu, yazarın ilk kurgusudur; yazım ve anlatımda hatalar bulunabilir.
devam ediyor 13s önce güncellendi ZELDEM
@bitterimrjn
Okuma
2.5k
Oy
287
Takip
57
Yorum
386
Bölüm
14
Töre ile başlayan bir aşk hikayesi. GECE KRALİÇESİ KİTABIMIN SERİSİDİR. “Bunu yapamazlar sana,” dedi ve beni kollarının arasına aldı. “Biliyordum… Abim hayatımı mahvetti,” dedim, gözyaşlarımla boynuna sıkıca sarılarak. Ben şimdi ne yapacaktım? Bütün yük bana ve Demir’e kalmıştı. İçeriden gelen sesle Açela yengemden ayrıldım. Daha iyi dinlemek için yeniden kulağımı kapıya dayadım ama tüm vücudum tir tir titriyordu. “Baba, ne dersin sen? O kız çok küçük. Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum,” diye bağırdı Demir. “Olmaz, Ahmet Ağa. Zelal’im daha küçük, okuyacak o. Onun hayalleri var. Hayallerini yıkan ben olmak istemiyorum. Kızım benim kıymetlim. Bu dediğin olmaz. Ben senin kızını gelir isterim. Açela kızımdan sonra o da benim kızım olur,” diyen babamdı. Bir kez daha babamla gurur duydum. Desteğini hiçbir zaman benden esirgemediği gibi yine dimdik arkamda durmuştu. Babam benim bu hayattaki tek servetimdi. Onun bir yokluğu aklıma gelince bile delirecek gibi hissediyordum. “Allah’ım, benim ömrümden alıp babama ver,” dedim fısıltıyla. “Hüseyin Ağa haklısın, bir şey diyemem. Lakin kan aksın istemem. Kızını yine okuturum, çalışmak isterse çalışmasına izin veririm. Ne derse kabulüm,” dedi Ahmet Ağa. O an kararımı ne yazık ki babam ve abilerim için vermiştim. Onların tırnağına zarar gelse ölürdüm. Bu bedel asla Jehat abim için değildi; babam, Siyam abim ve Robar abimin hayatı içindi. Bir saniye bile düşünmeden kapı kolunu indirip odaya daldım. Tüm bakışlar kapıdaki kişiye, yani bana döndü. Kan çanağına dönen gözlerimi gören babam ve abim, bu hâlimi görünce önce yutkundular. Siyam abim ayağa kalkarak birkaç adımda yanıma geldi. “Zelal kızım…” diyen babamın sesini duyduğumda ise çoktan güvenli limanım olan Siyam abimin kollarındaydım. “Güzelim, nasıl kıydın sen zeytin gözlerine?” dediğinde daha çok sokuldum göğsüne. Gözyaşlarım sinesini ıslattı. Bir süre kollarında soluklandım. Başıma bir öpücük kondurdu ve kollarından ayrıldım. Gözlerimin benzeri olan abime baktım. “İstemediğin hiçbir şey olmayacak,” dedi, güven verircesine. Biliyordum; ben istemiyorum dediğim hiçbir şeye beni zorlamazdı. Sadece başımı salladım. Sonra babamın yanına gittim. “Kusura bakma baba, destursuz girdim odaya,” dediğimde, “Gel buraya,” diyerek beni göğsüne çekti, sıkıca sarıldı. Babam saçlarımı okşayıp başıma bir öpücük kondururken kollarından ayrılmadan yönümü karşımda duran Ahmet Ağa ve Demir’e çevirdim. Demir’in bakışları, ağlamaktan kızarmış gözlerime değdi. Yüzümün her bir yerine dikkatlice baktıktan sonra yutkunduğunu gördüm. Uzun siyah saçlarıma, kavruk tenime baktıkça gözlerinde anlamlandıramadığım bir duygu beliriyordu. Bakışları yeniden gözlerimde bir süre oyalandı. Az önce konuştuklarını duyduğumu anladığı anda gözlerini kısıp “yapma” der gibi baktı. Kendimi toparladım ve bakışlarımı ondan çektim. Babama döndüm. Kararımı vermiştim ve bunu herkesin duymasını istiyordum. “Ben bu evliliği kabul ediyorum,” dediğimde bütün gözlerin şaşkınlıkla bana döndüğünü biliyordum. Ama benim bakışlarım sadece babamdaydı. Açela yengemin “Nee?” dediğini duydum. Abimin sesi ise daha sert ve keskindi. “Ne saçmalıyorsun, Zelal?” Siyam abime bakmadım. “Baba, Ahmet Ağa… Ben bu evliliği kabul ediyorum. Yalnız şartlarım var,” dediğimde son cümlem Ahmet Ağa ve Demir’eydi.
devam ediyor 16s önce güncellendi BERZAN AĞA
@mssemka
Okuma
1.07k
Oy
146
Takip
31
Yorum
34
Bölüm
9
İNTİKAMDAN DOĞAN BİR AŞK MASALI ... Genç kadının gözlerinde derin bir yenilgi vardı. Yorgunluk ve bitkinlik bedenini esir almış, bakışları küçük ellerinin ortasında kızıla boyanmış lekeye takılmıştı. Yarın, hiç tanımadığı, hiç sevmediği bir adamın karısı olacaktı. Abisi için… Ne yaşadıysa, neye mecbur bırakıldıysa, hepsi abisi içindi. O ve  onun bebeği için… Korkuyordu. O adamın gözlerinin kahverengisi öylesine delice bakıyordu ki, sanki canının yanacağını bağırır gibiydi her göz süzüşü. Kardeşinin intikamını alacaktı elbet o kadın vesilesiyle. O ve onun ailesi düşmandı adama. Ve adam düşman sevmezdi... Berzan BORAN. Canını yakacaktı… Ciğerini nasıl söktüyseler öyle solduracaktı  o ailenin en kıymetli çiçeğini. Kabus olacaktı bir kere. Kardeşini ondan koparmanın bedelini ödetmek için yakacak, yanacak, kül olacaktı. Ama bir şey vardı… Kalbi… Kalbi o çiçeği soldurmak istiyor muydu? Bunu billmiyordu işte  Kadının gözlerinde ürkek ceylanlar saklıydı; hem korkusuz, hem de kaçmak ister gibiydi. Bakışları pusluydu; bir yanı bangır bangır adama nefretini haykırırken diğer yanı sanki hak veriyordu. Biliyordu ki sanki canı yanıyor. O kadın değeri bir mücevher gibiydi… Ama adam farkında bile değildi elindeki servetin. Bir yanı delice kadından kaçmak isterken, diğer yanı da  adını koyamadığı bir hisle yanıp kavruluyordu. Neydi bu yoğun duygunun adı? Kıskançlık… Bariz kıskançlıktı... “Hazır ol Civan Bey,” dedi genç adam. “Yarın gelip alacağım cevabını. Seçim senin; ya kardeşim, ya kardeşin.” Sözleri ağırdı. Ortama çaresizlik sinmişti. Kadının ürkek parıltılarla şekillenen harelerinden gözlerini alamıyordu. Onlar, büyük bir intikamın kurbanıydı. Kadın, yanaklarından süzülen damlalarla teslim olmuştu adama. Peki ya adam? Oysa o  çoktan kendinin saymıştı kadını… Geliyor… Büyük bir intikamın gölgesinde yeşerecek mucizevi bir destan. Ya intikam bitecek, aşk kazanacaktı… Ya da intikam kazanacak, aşk hiç var olmayacaktı. Onlar, ancak birbirlerinin gölgelerinde nefes alabilecekti. BERZAN ❤ GÜL BORAN
devam ediyor 1g önce güncellendi KIRIK KADERLER
@00ayde00
Okuma
1.12k
Oy
170
Takip
70
Yorum
86
Bölüm
7
Mardin`in sıcak güneşi altında, geçmişin gölgesinde yaşayan iki kırık ruh... Berdan, toprağına sadık, gururlu bir ağa... Eşini doğumda kaybetmiş, üç yıldır hiçbir kadının gözünün içine bakmamış, kalbine kimseyi sokmamış. Elif, hayata küstürülmüş, karanlığa itilmiş bir kadın... Bir daha kimseye güvenemeyeceğini düşünen, sessizliği kendine siper etmiş bir yaralı yürek. Kader, bu iki yabancıyı aynı sokakta, aynı suskunlukta buluşturur. İkisi de yaralı, ikisi de parçalanmış... ama belki de kırık olan tek şey kader değildir. Kırık Kaderler, geçmişin suskunluklarıyla geleceğin ihtimalleri arasında kalan iki insanın hikayesidir. Sevmenin yeniden mümkün olup olmadığını, acının içinden filizlenen umudu ve sessizliğin bazen en derin bağ olduğunu anlatır.
devam ediyor 1g önce güncellendi Seni Düşünmek
@killlll9
Okuma
83
Oy
28
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
8
Rüyamdan uyandığımda saat 10:10`du beynimde; "Bir kere de bana ihtiyacın olsun bir alo de gelmezsem gençliğim solsun"şarkı sözleri yankılanıyordu. Kendi kendime "Onda numaram yok olsa bile aramaz dedim. Ama ben de onun nosu olsa arardım"dedim. Sadece rüyamda bile seni gördüğümü fark ettim.
devam ediyor 1g önce güncellendi Aşk Aşiret Tanımaz ♡
@birokuryazar
Okuma
13
Oy
0
Takip
101
Yorum
0
Bölüm
1
Barzan Aşiretinin son oğlu, Azad Barzan. Barzan`ların en güçlü oğlu. Ailesinin göz bebeği. Babasından sonra aileyi temsil edecek tek kişi. Annesi , ve babası oğullarının evlenmesini istiyordu. Ama annesinin ve babasının uygun gördüğü kızı istememişti Azad. Çünkü onun yüreğinde başka biri vardı. Rojin. Rojin , Azad`ın her şeyiydi. Peki ya Azad Rojinin her şeyi miydi ? İki düşman aşiret , ve imkansız bir aşk hikayesi. Bu aşk iki aşireti ve iki insanın hayatını nereye sürükleyecekti? " Ben seni seviyorum Rojin. " "Hayır Azad. Sen sadece sevilmeyi seviyorsun. " [TANITIM BÜLTENİNDEN]
devam ediyor 1g önce güncellendi Bir Damla Kan
@nurrunuuz
Okuma
24.96k
Oy
2.88k
Takip
297
Yorum
520
Bölüm
45
Bir damla kan uğruna birleşen iki hayata intikam yemini dahil olursa. *** Düşman aşiretin kızıyla bir dama kan uğruna evlendiği için kızın konağa geldiği gün Mardini terk eden adam.. Düşman aşiretin oğluyla bir damla kan uğruna evlendiği gün evlendiği adam tarafından terk edildiği için intikam yemini eden kadın.. *** Başlama tarihi; 09.04.2025
devam ediyor 2g önce güncellendi SARYA
@esiyygul
Okuma
1.66k
Oy
227
Takip
21
Yorum
92
Bölüm
25
Mardin`in taş duvarları arasında çırpınan iki yürek; Sencer ve Sarya.
devam ediyor 2g önce güncellendi Töreye üç kurban +1&
@kardelen1903
Okuma
648
Oy
72
Takip
18
Yorum
79
Bölüm
7
Bütün gözler Zerda’ya döndü. Cengiz, Zerda’ya bakarak: "Anlaşma bozulmayacak, berdel Zerda’yla olacak," dedi. ​Zerda titredi. Lafı algılamamış gibi baktı herkese. "Berdel Zerda’yla olacak" lafı kulaklarında çınladı. Gözleri kararıyordu. İçindeki nehir kurudu, çorak bir nehir kaldı geriye. Sol gözünden tek bir yaş aktı; bir masumun daha gözyaşı Riha topraklarına düştü. ​Yer yavaşça ayaklarının altından kaydı. Abisinin sevdiği kızın saçı, Zerda’nın boynuna ilmek ilmek dolanıyordu. "Anne, kızın bu sefer töreye kurban gidecek," diyerek sayıkladı Zerda. ​İşte bu sefer töreye kurban giden bir kızın annesinin yüreğindeki çığlıklar Riha semalarına yükselmedi; çünkü Zerda’nın arkasından ağlayacak bir annesi yoktu. Kurgu tamamen hayal ürünüdür!
devam ediyor 2g önce güncellendi ᴛᴏ̈ʀᴇ
@kayan_yildizz
Okuma
19
Oy
4
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
1
~ "Herkese ağa sana Miran,Herkese Ağa sana Miran,Mihrem" Günler önce ona kullandığım cümleyi kendine göre çevirmişti.Bir umut...Kendi yuvamı kurabileceğimin umuduydu bu. Miran onunla bir aile kurabileceğimin umudunu vermişti bana. ɢᴜ̈ɴʟᴇʀ ᴏ̈ɴᴄᴇ~ "Herkese ağa olacaksın,Bana Miran. Herkese ağa olacaksın Miran ağa...Ama bana Miran olacaksın. Benim doğduğum yer bana Yuva değildi; ki insan doğdu yeri seçemez. Ama ben bir söz verdim kendime.Doğdum yer bana yuva olmadı. Benim kurduğum yer bana yuva olacak. Benim elimden bu kararımıda aldılar,o gün o nikah masasına oturduğumda benim rızamı sormadı kimse.. Kuracağım yuvayada karıştılar. Eğer o gün o masaya otururken benim rızam sorulmadıysa, Bende sana sormuyorum rızanı, madem o gün ben o masaya seninle oturdum, yuvayıda seninle kuracağım. Ben bu kararımıda elimden almalarına izin vermeyeceğim. Ben çocuğuma ağa istemiyorum,ben çocuğuma bir baba istiyorum. Madem o baba sen olacaksın. O zaman Herkese ağa,Bana miran olacaksın...Miran ağa. Ben kendi hayalimdeki yuvayı kuracağım seninle." Uzunca kurduğum cümleye karşı tek bir cümle çıktı ağzından. "Eğer bir gün Herkese ağa,sana Miran olursam; bunu başarırsan,gönlüme girersen. Kur o yuvayı." 🌹
devam ediyor 2g önce güncellendi Tutkunun notaları
@sessizkiz22
Okuma
6.37k
Oy
295
Takip
65
Yorum
1.04k
Bölüm
30
Aşk bazen mecburiyetle başlar, bazen de bir sığınma ile... Ama ne olursa olsun, kaderin yazdığı notalar asla susmaz. Behram Atasoy, yıllar sonra babasının mirasını devralmak için Mardin’e döner. Ailesinin karanlıkta tuttuğu bir berdel anlaşmasıyla Aydan Aksoy’la evlendirilmesi, hayatını altüst ederken; bu zoraki evlilik kısa sürede beklenmedik bir tutkuya dönüşür. Ancak Behram’ın geçmişten gelen ezeli düşmanı Ferzan Ateş’in Mardin’e dönmesiyle her şey yeniden tehdit altına girer. Bu topraklarda bir başka hikâye ise sessizlikle başlar… Dijvan Azamet. Yalnızlığı seçmiş, geçmişiyle duvarlar örmüş bir adam. Ve bir gece kapısı çalınır. Nur… Kaçarken yolunu kaybetmiş bir kadın. Sığınacak bir yer değil, içinde huzur bulacağı bir bakış arar. Dijvan ona sadece kapısını değil, zamanla yaralı kalbini de açar. Kelimeler az, sessizlik çoktur ama duygular gürültülüdür. Aşk, güvenin kıyısında usul usul yeşerir. Tam her şey yoluna girmeye başlamışken, hayat bir anda yön değiştirir. Çünkü geçmiş hiçbir zaman gerçekten geride kalmaz Ve tam kalpler birbirine yaklaşırken, Dijvan’ın gömülü sandığı geçmişi bir anda karşılarına çıkar. Hiç hesapta olmayan biri… Planları altüst eden bir sır… Ve bir aşkın geleceğini belirsizliğe sürükleyen bir dönüş. Çünkü bazen en büyük sınav, aşk henüz başlamışken gelir…
devam ediyor 2g önce güncellendi BERDEL( ara verildi )
@meralyildiz
Okuma
19.37k
Oy
1.63k
Takip
207
Yorum
558
Bölüm
21
Bir berdel başladı Diyarbakır`ın kanlı toprağında,Bu Rezan Şahmeran ile Azra Demirşah `ın hikâyesidir ... 🍁🍁 NOT: KİTABIM İLE İLGİLİ KONU ÇALAN KİŞİYİ HİÇ UYARMA`DAN DİREKT YASAL İŞLEM BAŞLATIRIM... •UYGUNSUZ BÖLÜMLER İÇERİR!!
devam ediyor 2g önce güncellendi Töreye Tweet Atan Gelin
@suziki
Okuma
122
Oy
34
Takip
12
Yorum
55
Bölüm
4
@leyla_vibe: "Ya pardon, sen şimdi bu fotoğraftaki ciddi adam mısın? Ben de yanlışlıkla `tarihi eser` hesabına girdim sandım." @pars_daghan: "Diline sahip çık. Karşında bu aşiretin ağası var. Kim olduğunu biliyorum, sınırını bil." @leyla_vibe: "Ağa mı? İlahi Porsuk Çayı... Sen anca kendi suyunda ağalık yaparsın. Bana sökmez o işler." @pars_daghan: "Sen bana ne dedin? Porsuk ne? Adımı doğru ağzına al, sabrımı zorlama gelin!" @leyla_vibe: "Porsuk işte... Hem isim benziyor hem de bakışların aynı o suyun kenarında hırçın hırçın duran porsuklar gibi. Çok yakıştı bence, kullanıcı adını mı değiştirsek?" @pars_daghan: "Bak İstanbul kızı, o telefonun ekranına güvenip bana lakap takma. Yarın konakta o `Porsuk` dediğin adamın önünde başın öne eğik durduğunda görürüm seni." @leyla_vibe: "Başım ancak telefonuma bakarken öne eğilir Porsuk Ağa. Yarın geliyorum, yanına powerbank almayı unutma, çünkü senin bu statik enerjinle benim şarjım çabuk biter." @pars_daghan: "Yarın o konaktan içeri girdiğinde ilk işim o telefonu kuyuya atmak olacak. Yaz bakalım son tivitlerini." @leyla_vibe: "Görüşürüz Porsuk! Takipte kal, belki seni de `engellenenler` listeme alırım."
devam ediyor 3g önce güncellendi Ateşten Tüy ( Töre )
@sevgigi
Okuma
13.82k
Oy
1.35k
Takip
84
Yorum
326
Bölüm
51
" Beni sevmen için elimden geleni yaptım ama biliyor musun? " dedi tükürürçesine. Karşıma dikildi gözlerini gözlerime dikti kahveleri ilk defa bana nefretle bakıyordu. Bunun sebebi olduğumu bilmek daha çok kendimden nefret etmeme sebep oluyordu. " Sen ne sevmeyi nede sevilmeyi hak etmiyorsun, " dedi ardından beni yolun ortasında öylece bırakıp ilerlemeye başladı. Bana ilk defa sırtını dönüyordu. Benden vazgeçiyordu.
devam ediyor 3g önce güncellendi BERDEL YEMİNİ (+1&)
@biriisi_i
Okuma
980
Oy
142
Takip
61
Yorum
70
Bölüm
4
𝐀𝐬𝐦𝐢𝐧 𝐇𝐚𝐧𝐳𝐚𝐝𝐞 & 𝐌𝐢𝐫𝐚𝐧 𝐀𝐥𝐩 𝐃𝐞𝐦𝐢𝐫𝐡𝐚𝐧 Aşiret kurgusudur. Berdel
devam ediyor 3g önce güncellendi KÖK Kader.Öfke.Kayıp
@pln.ern
Okuma
4
Oy
2
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
“Bazı şehirler insanı çağırmaz… geri alır.” Mihri, Mardin’e bir kazı için geldi. Ama bu şehir, onun aradığı bir şey değildi. Aksine… ondan saklanan bir geçmiş vardı. Miran Alaz Savran, bu toprakların sahibi değil… kaderiydi. Ve Mihri, farkında olmadan düşman olduğu bir ailenin tam ortasına yürüdü. Kader onları bir araya getirdi. Öfke birbirlerine yaklaştırdı. Ama kayıp… her şeyi yok edebilir. KÖK Kader • Öfke • Kayıp
devam ediyor 3g önce güncellendi Gülzar-ı MiR
@elaaaaaavb
Okuma
14.84k
Oy
888
Takip
95
Yorum
152
Bölüm
26
İki farklı dağ, iki ayrı aşiret... Birinde yatağa mahkum bir adam: Mirza Altunhan. Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı. Aşiret töresinin gölgesinde, geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir evlilik... Gül, abisinin işlediği bir günahın bedelini bedenini vererek öder. Mirza ise yıllar önce geçirdiği bir kazanın ardından yatağa mahkûm, sesi susmuş, yürüyemez bir adamdır artık. Ama gözleri konuşur. Gözleri, Gül`e dokunur. İntikamla başlayıp, şefkatle büyüyen bir beraberlik. Suskun bir aşkın gözlerle yazılan hikâyesi. Gül başta yalnızca merhametle yaklaşır Mirza`ya. Fakat zamanla kalbi, onun bakışlarındaki kırılmışlığı, içindeki çığlığı ve unutturulmaya çalışılan umudu duyar. Şefkatiyle kanatlanan bu aşk, yalnızca iki yüreği değil, iki aşireti de yeniden şekillendirecek. Ama Altunhan konağında fırtınalar eksik olmaz: Hırs dolu bir üvey anne... Karanlık emelleri olan bir üvey kardeş... Ve her şeyin üstünü örten töre duvarları... "Bir insan ne zaman gerçekten sağ kalır? Bedeni iyileştiğinde mi, yoksa kalbi dokunulduğunda mı?" "Altunhan ile Karahanlı`nın kalemle değil, kalple yazılmış hikâyesi..." Aşkın susarak bile haykırdığı bu roman, yüreğin en derin yerine dokunacak. ---
devam ediyor 3g önce güncellendi KARAGÜL
@yasmiiinn
Okuma
45
Oy
10
Takip
8
Yorum
1
Bölüm
2
"Yeter Şilan ne duymak istiyorsun? seni istemiyorum diyorum sana" dedi sinirle" ne duymak istiyorum söyleyeyim, beni nasıl kandırdığını benimle nasıl eğlendiğini, bana nasıl yalan böylediğini bena `seni seviyorum` derken nasıl başkkasın sevdiğini duymak istiyorum" dedi Şilan Zinar`ın gözlerini içine bakarak Gözlerinde bir umutla baktı bunun bir kabus olmasını istedi ama Zinar Şilan`dan birkaç adım daha uzaklaşıp " Şilan seninle daha fazla üğraşamam" diyip Şilan`ın yanından geçip gitti birkaç adın attıktan sonra Şilan`ın sesiyle olduğu yerde durdu. " Adını bir daha anmayacağına Nasuh tövbesi olsun mu" dedi Şilan bağırarak Zinar arkasını dönmedi "olsun" dedi Şilan daha sesli bir şekilde " olsun" dedi Zinar`da ve orda durmayıp arabasına binip Şilan`ı orda öylece bırakıp gitti.
devam ediyor 3g önce güncellendi Mardinli Güzel Yarim
@mektupb_1rsanattir
Okuma
39.74k
Oy
2.98k
Takip
283
Yorum
880
Bölüm
40
Hayat birçok çocuğa acımasızdı. Özellikle en savunmasızlara yani henüz annesine yeni kavuşmuş bebeklere. Peki Zerya Bebek nasıl böyle bir duruma düşmüştü. Ya da nasıl böyle zor bir duruma düşmüştü? Abisinin o daha bebekken yaptığı bir hatanın sonucu annesinden ayrılıp bambaşka bir aileye verilmişti o. Hemde sırf o ailenin gelini olmak için... Tabii evleneceği adamı hiç görmemesi onun için iyi miydi kötü müydü bilemiyordu. Ancak bildiği tek şey artık hiçbir şeyi eskisi gibi olmayacağıydı... "Şaşkın ve tedbirli bir şekilde odaya girerken içeride küçük sehpaya eğilmiş bir kız gördü. Aklına annesinin sözleri gelince aklına kahyanın odaya geleceği geldi. "Kahya sen misin?" Dedi Ferzan banyodan çıktığı için hafif mayışmış bir sesle. Kız hemen arkasına dönerken ela gözlerini şaşkınlıkla açmıştı. "Ne kahyası be!" Dedi refleksen. Genç kızın süt gibi beyaz yüzüne baktı önce Ferzan. Ela gözleri vardı. Ancak gözleri badem göz olduğundan ayrı bir güzel gibiydi. Genç kızın sözleriyle şaşıran Ferzan bir an duraksadı. Kahya değilse bu odada ne işi vardı. "Bu odada ne yapıyorsun o zaman?" Dedi şaşkınlıkla. "Ne-Nedim abim arabasının anahtarını buraya bırakmış." Dedi elindeki anahtarı göstererek. Ferzan kıza bakarken farklı bir enerji seziyordu. Böyle enerjiye falanda inanmazdı. Ancak bu kıza bakarken ki duygu farklılığını açıklayan tek şey buydu. "Hem sen kimsin?" Dedi hafif tek kaşını kaldırıp indirirken kız. "Ben Ferzan ALAKAN." Kızın ani değişimi fark edilmeyecek gibi değildi. Sanki hayalet görmüş gibi şaşırırken Ferzan da ister istemez durgunlaşırken bir an aklına bir soru düştü. Bu kız Zerya olmasın? "Sen?" Dedi hafif gözleri kısılırken Ferzan. Genç kızın eli ayağı birbirine dolaşırken Ferzan emin olmaya başlamıştı bile. "Zerya ALAKAN." Dedi ve nefes aldı. Göğüs kafesi yükselip alçalırken kalp atışları devasaydı. Heyecandan ölmek üzereydi. Buraya arabanın anahtarını almaya gelmişti. Nereden bilebilirdi ki ilerideki kocasını göreceğini. Ferzan duyduğu isimle karnına yumruk yemiş gibi hissetsede dik duruşundan ödün vermedi. Nereden bilebilirdi ki Zerya`nın bu kadar güzel olduğunu." Kitapta kavga, kaçırma, aşiret, dövüş ve küfür bulunur. 13 yaşın altındakilerin okuması önerilmez. Küfürler sıklıkla değil aksine nadir bulunur.
devam ediyor 3g önce güncellendi TUTKUSUYLA BÜYÜTMEK🔥
@biryazarinhayaldun
Okuma
107
Oy
14
Takip
7
Yorum
2
Bölüm
3
Onunla ilk tanıştığım da asla o küçük kızın kendime yar olacağını hiç düşünmezdim onu hayatımdaki diğer kadınlar gibi yapmak için elimden geleni yaptım ama onun tutkusu çok güçlüydü ~Faruk ZORLU🔥
devam ediyor 3g önce güncellendi HATAM DOĞRUMMUŞ ( BERDEL)+1&
@iremnuraslan
Okuma
27.53k
Oy
1.97k
Takip
156
Yorum
1.11k
Bölüm
31
2 yıldır platonik aşık olduğu kızla beraber olduktan sonra kız ile berdelle evleneceğini nereden bilebilirdi ki????????
devam ediyor 4g önce güncellendi Sen (bedel)
@lodoss
Okuma
88
Oy
10
Takip
4
Yorum
4
Bölüm
4
Rojin daha 19 yaşındaki gencecik bir kızdı abisinin argan aşiretinden bir kız kaçırmasıyla. Rojin ve vanın zalim ağası Emirin berdel olmasıyla. Hayatlarının degişi mi.
devam ediyor 4g önce güncellendi KADERİN SİLLESİ (BERDEL +1&)
@_bendeniz_
Okuma
801
Oy
146
Takip
51
Yorum
39
Bölüm
4
Kapının önünde sessizce bekleyen Aypare, zaman geçtikçe huzursuzlanmaya başlamıştı. Dewran Ağa içeride hâlâ çıkmamıştı. İçini kemiren belirsizlikle baş edemeyince, elini temkinli bir şekilde kaldırıp kapıya iki kez hafifçe vurdu. Kapının ardında, sessizce bekleyen Aypare, içeriden gelen tok ve net "Gel," sesiyle irkildi. Nefesi kesilir gibi oldu. Kalbi, kaburgalarına sığmayacakmış gibi atmaya başladı. Mağaza artık neredeyse boştu. Ne Nurcan ne de Emin görünürdeydi. Sessizlik neredeyse elle tutulur hale gelmişti. El mahkûm, kapıyı yavaşça araladı. İçeri adımını attığında, bir ayağı hâlâ dışarıda gibiydi. Tüm temkinini üstüne giymişti adeta. Gözleri çevresini tarıyor, zihninde olası senaryolar dönüp duruyordu. Yakışıklı olmak, iyi niyetin garantisi değildi. Onu da hayat öğretmişti Aypare`ye. Dewran Ağa ise hâlâ gömleğinin ön kısmını iki eliyle tutuyor, bakışlarını kaçırıyordu." Düğmeleri kapatamıyorum. Yuvası kapalı," dedi. Bu sözler Aypare`nin içini bir nebze rahatlattı. En azından derdi başka şeydi." Makas alıp geliyorum hemen," deyip hızla dışarı çıktı. Az sonra elinde küçük, sivri uçlu bir makasla yeniden içeri girdiğinde içten içe bir çatışma yaşıyordu. O anın gerektirdiği yakınlık, içinde bir huzursuzluk yaratıyordu. Ama başka bir yolu yoktu. Düğmeler gömleğin üst kısmındaydı, Dewran Ağa`nın eliyle açması mümkün değildi. Aypare yaklaşırken gözleri gömleğin düğmelerine takılmıştı ama elini uzattığında, parmak uçları kazara adamın tenine değdi. Sıcaktı... Teni, yaz güneşine tutulmuş bir taş gibi sıcak ve diri. Bu sıcaklık Aypare`nin soğuk ellerine yayıldı. Parmakları ürperdi ama titremedi. Dewran Ağa, Aypare`nin her hareketini göz ucuyla takip ediyordu. Ama gözü en çok onun dudaklarında takılı kaldı. Yüzünü ilk defa bu kadar yakından görüyordu. O anda Aypare`nin güzelliğini inkâr edemedi. Sade ama etkileyici bir güzelliği vardı. Yüzündeki duruluğun altında derinlik, gözlerinde susturulmuş kelimeler vardı. Ama bu büyülü anın içinde başka bir isim geldi aklına: Bade. Gözlerini sıkıca kapattı bir an. İçinden kendine ağır küfürler savurdu. Sevdiği bir kadın varken, karşısındaki başka bir kadına böyle bakması... Onu kendi içinde öfkelendirdi. Aypare, görevini tamamladı. Düğme yuvalarını tek tek açtı, sonra birkaç adım geriye çekildi. Dewran Ağa da içten içe bu yakınlıktan rahatsız olmuştu. Elini hızlıca gömleğin düğmelerine götürüp ilikledi. Ama bakmadı Aypare`ye. Bir kez olsun gözlerini kaldırmadı.
Loading...