[ mardin ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 11s önce güncellendi
VARESTE
@hissizyazar
Okuma
53.16k
Oy
4.83k
Takip
846
Yorum
2.68k
Bölüm
12
" Bu hata ikimizi de yakar, Yüzbaşı." dedim.
"Hatamızda yanmaya hazırım, Doktor Hanım."
Bu hatada yanacaktık; birimiz kurtulacak, diğerimizse küle dönecekti.
Askeri , Platonik karışık gel oku pişman olmayacaksın.
Kitabımın hakları tamamen bana aittir. Kitabımın kopyalanması , çalınması durumunda yasal işlem başlatılır.
devam ediyor 21s önce güncellendi
Alin Derin/Gerçek Ailem
@soliito1
Okuma
2.39k
Oy
219
Takip
53
Yorum
40
Bölüm
16
Dans ederken eli belimi gerçekten bırakmak istemiyor gibi tutuyordu, maskelerimizin ardında kim olduğunu bilmiyorduk ama gözler her şeyi anlatıyordu.
Kara gözler, yeşil gözlerime adete yiyecekmiş gibi bakıyordu, ailemin olduğu masaya döndüğümde abilerimin gözleri üstümdeydi, bu durumdan hiç de mutlu değildi.
“Beni tanıyamadın değil mi yine Alevim”gözlerim ona kaydı, cevap vermedim tekrar dudaklarını araladı.
“İlerde ki Karım Alin Derin Duran”gözlerim büyürken onu kendimden ittim.
devam ediyor 8s önce güncellendi
Gülzar-ı MiR
@elaaaaaavb
Okuma
13.19k
Oy
839
Takip
93
Yorum
125
Bölüm
25
İki farklı dağ, iki ayrı aşiret...
Birinde yatağa mahkum bir adam: Mirza Altunhan.
Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı.
Aşiret töresinin gölgesinde, geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir evlilik... Gül, abisinin işlediği bir günahın bedelini bedenini vererek öder. Mirza ise yıllar önce geçirdiği bir kazanın ardından yatağa mahkûm, sesi susmuş, yürüyemez bir adamdır artık. Ama gözleri konuşur. Gözleri, Gül`e dokunur.
İntikamla başlayıp, şefkatle büyüyen bir beraberlik.
Suskun bir aşkın gözlerle yazılan hikâyesi.
Gül başta yalnızca merhametle yaklaşır Mirza`ya. Fakat zamanla kalbi, onun bakışlarındaki kırılmışlığı, içindeki çığlığı ve unutturulmaya çalışılan umudu duyar. Şefkatiyle kanatlanan bu aşk, yalnızca iki yüreği değil, iki aşireti de yeniden şekillendirecek.
Ama Altunhan konağında fırtınalar eksik olmaz:
Hırs dolu bir üvey anne...
Karanlık emelleri olan bir üvey kardeş...
Ve her şeyin üstünü örten töre duvarları...
"Bir insan ne zaman gerçekten sağ kalır?
Bedeni iyileştiğinde mi, yoksa kalbi dokunulduğunda mı?"
"Altunhan ile Karahanlı`nın kalemle değil, kalple yazılmış hikâyesi..."
Aşkın susarak bile haykırdığı bu roman, yüreğin en derin yerine dokunacak.
---
devam ediyor 2g önce güncellendi
Tutkunun notaları
@sessizkiz22
Okuma
5.82k
Oy
249
Takip
58
Yorum
46
Bölüm
29
Aşk bazen mecburiyetle başlar, bazen de bir sığınma ile... Ama ne olursa olsun, kaderin yazdığı notalar asla susmaz.
Behram Atasoy, yıllar sonra babasının mirasını devralmak için Mardin’e döner. Ailesinin karanlıkta tuttuğu bir berdel anlaşmasıyla Aydan Aksoy’la evlendirilmesi, hayatını altüst ederken; bu zoraki evlilik kısa sürede beklenmedik bir tutkuya dönüşür. Ancak Behram’ın geçmişten gelen ezeli düşmanı Ferzan Ateş’in Mardin’e dönmesiyle her şey yeniden tehdit altına girer.
Bu topraklarda bir başka hikâye ise sessizlikle başlar…
Dijvan Azamet.
Yalnızlığı seçmiş, geçmişiyle duvarlar örmüş bir adam.
Ve bir gece kapısı çalınır.
Nur…
Kaçarken yolunu kaybetmiş bir kadın.
Sığınacak bir yer değil, içinde huzur bulacağı bir bakış arar.
Dijvan ona sadece kapısını değil, zamanla yaralı kalbini de açar.
Kelimeler az, sessizlik çoktur ama duygular gürültülüdür.
Aşk, güvenin kıyısında usul usul yeşerir.
Tam her şey yoluna girmeye başlamışken, hayat bir anda yön değiştirir.
Çünkü geçmiş hiçbir zaman gerçekten geride kalmaz Ve tam kalpler birbirine yaklaşırken, Dijvan’ın gömülü sandığı geçmişi bir anda karşılarına çıkar.
Hiç hesapta olmayan biri…
Planları altüst eden bir sır…
Ve bir aşkın geleceğini belirsizliğe sürükleyen bir dönüş.
Çünkü bazen en büyük sınav, aşk henüz başlamışken gelir…
devam ediyor 2g önce güncellendi
Kayıp Rütbe Aşk
@elifdidar_1
Okuma
559
Oy
53
Takip
41
Yorum
4
Bölüm
8
Bazı aşklar toprağa gömülmez... Bazı vedalar, sadece başlangıçtır.
Ayşe, ardında ailesini, geçmişini ve mecburiyetlerini bırakıp Ordu`ya gitti.
Ayşe`nin hayatı, doğduğu şehirde yazılmış bir kader masalından ibaretti: Sessiz kalması gereken bir kız, itaat etmesi gereken bir evlat ve evlenmesi gereken bir kadın. Ama onun kalbinde yalnızca bir kişi vardı vatan için canını veren, ama ruhunu onda bırakan bir asker: Merih.
İki yıl boyunca sustu. Acısını içine gömdü. Ta ki bir gün, parmağına Merih`e ait olmayan bir yüzük takılana kadar... İşte o gün, susmadı.
Merih`in doğduğu topraklara, onun mezarına, anılarına... ama orada sadece geçmişle değil, yeni sorularla, yeni bağlarla ve belki de yeni acılarla karşılaştı.
Peki, bir kadın hem yas tutup hem yeniden nefes alabilir mi? Aşk sadece iki kalp arasında mıdır, yoksa bazen bir mezarın başında, sessiz bir bekleyişte mi saklıdır?
Kayıp Rütbe: Aşk Sadece bir aşk romanı değil...
Kırık bir kalbin, bastırılmış bir haykırışın ve hiç unutulmayan bir sevdanın hikayesi
devam ediyor 2g önce güncellendi
ZELDEM
@bitterimrjn
Okuma
688
Oy
105
Takip
36
Yorum
221
Bölüm
7
Töre ile Başlayan Aşk
Gözlerim dolu, dudaklarımda bir titreme ve soluğum kısık bir şekilde Demir’in gözlerinin içine baktım.
“Zelal!”
Konuşmasına izin vermedim. Canım çok yanıyordu. Babamı kaybedeli daha üç ay olmuştu. Babam, benim bu dünyadaki tek zayıf noktamdı. Onun ölümüyle büyük bir boşluğa düştüm.
Bu süreçte herkesten, her şeyden uzak kaldım. En çok da gözlerimin içine acı bir tebessümle bakan sevdiğim adamdan…
“Yaklaşma, Demir… Kurbanın olayım, bırak beni. Görmüyor musun? En büyük acıyı sana çektiriyorum.”
Dedim, acı içinde çıkan sesimle. Nefes alışım göğüs kafesime batıyordu.
Benim gibi acı içinde kıvranıyordu. Yüzünde üzgün, bakışlarında kırgın bir kıyamazlık vardı. Bir iki adımda yanıma yaklaşıp kolları arasına alıp sıkıca sarıldı.
Bu da en büyük yıkılışım oldu. Çığlıklarla ağlamaya başladım. Kollarımı sırtına dolayıp parmaklarımı ince gömleğinin üzerinde tenine batırdım.
“Nasıl senden vazgeçmemi istersin? Gözümün önünde eriyip gitmene nasıl izin veririm? Senin bir gözyaşına canımı veririm. Mardin’i bırak, bütün dünyayı yok ederim.”
Dedi, başımı göğsüne yasladı. Saçlarımı okşayıp en derin öpücüklerini bıraktı.
Sevgisini her öpücükle mühürlüyor, acımı dindirip sevgisiyle sarmalıyordu.
“Boşanalım.”
Boğuk çıkan sesimle bana sarılan vücudu kaskatı kesildi. Göğüs kafesi şişti ama beni geri bırakmadı. Kollarından sıkıca sarılmış duruyordum.
“Yanlış bir… yanlış duydum, değil mi?”
Kendini duyduğu şeye ikna etmek istiyordu. Kollarını gevşetip bir adım geri çekildi. Bakışları yüzümde oyalandı. Gözlerime bakan kehribar gözleri büyük bir yıkımla bakıyordu.
“Boşanalım mı dedin?”
Sesi yüksek çıkmadı belki ama acı dolu bir haykırıştı.
devam ediyor 5g önce güncellendi
Aşk-ı Berdel
@elif_06_06
Okuma
19.39k
Oy
1.36k
Takip
216
Yorum
309
Bölüm
26
"SENDEN NEFRET EDİYORUM, DUYDUN MU BENİ! SENİN GİBİ BİR ADAMLA DA ASLA EVLENMEYECEĞİM AS-LA"
dedim, bağırarak.
Üstüme üstüme geliyordu.
"Sen" dedi ve bir adım daha attı, "Benden kurtulamayacaksın, bunu unut. Sev ya da sevme. Ama o evlilik olacak. Eğer ailenden her birinin gözlerinin önünde ölmesini istemiyorsan, bunu yapmak zorundasın asi kız. Zira biz kan dökersek, kaçanları öldürmekle kalmayız.
Töre denildi, kadın susturulmaya çalışıldı.
Bu yalnızca bir aşk hikâyesi değil, susturulmak istenen bir kadının başkaldırışı. Bazı kadınlar susmaz, susturulur.
devam ediyor 6g önce güncellendi
HANÇER
@tipsevdali
Okuma
57.41k
Oy
6.07k
Takip
426
Yorum
10.04k
Bölüm
71
🗡️🩺🗡️
“Bilmiyorum Delfin. İyi miyim kötü müyüm bilmiyorum. Ama bildiğim tek bir şey var o da…” beklentiyle bakıyordum yüzüne. O da gözlerimden bir umut ışığı görmek için bakıyordu bana. Ama korkusuzca baksa anlayacaktı benim içimdekini de.
Acı bir şekilde tebessüm etti “O da seni çok sevdiğim. “ ben olduğum yerde mıhlanmış dururken o bir adım attı bana.
“Ben senin her şeyini çok sevdim, Delfin. Rüzgarda uçuşan kumral saçlarını; sevindiğinde, üzüldüğünde, kızdığında koyulaşan yeşil gözlerini; kendinden çok sevdiklerin için atan o kalbini… Ben senin, sana ait olan her zerreni çok sevdim doktor. Senden hiçbir karşılık beklemeden, uzaktan ve acıtmadan sevdim. “
Gözlerim dolu dolu yüzümde tebessümle dinledim her bir kelimesini. Yüreği naif olsa da dışarıya göstermeyen o adam şimdi benim için yüreğini önüme sermişti. Belki de bu; hayatımda aldığım en güzel itiraf olarak kalacaktı benimle.
🗡️🩺🗡️
Annesinin ölümü ile hayatı değişin bir kadın:Delfin. Ve onunla aynı kaderi yaşayan bir adam:Safir.
İlmek ilmek işleyen aşk ve verilen mücadeleler…
devam ediyor 7g önce güncellendi
ŞEHRAZAT
@mutlu_sonsuz_biri
Okuma
71.75k
Oy
3.53k
Takip
371
Yorum
2.91k
Bölüm
60
Mardin`di burası aşkların yarım kaldığı Şehir..
Azad ile Dilan töreye kurban gitmişti, Azad sevdiği kadın ile evlenirken Dilan acı çekeceğini sanıyordu..
DİLAN KOZAN,Mardin`de güzelliği ile tanınmış Dilan KOZAN, diğer lakabı ile ŞEHRAZAT, Şehrazat özgürlüğüne düşkün demekti peki Dilan bu özgürlüğe ne zaman kavuşacaktı,evleneceği adam ailesinin veremediği sevgiyi de özgürlüğüde verebilecekmiydi..
Mardinin en ün sanmış Ağası AZAD ŞAHİN bu özgürlüğü sevdiği kadına verebilecekmiydi yada bu şehrin yarım kalan aşklarına mı dönüştürecekti aşkını..
"Dilan`ım çek vur beni ama bu herif ile gitme, eğerki gidersen ben o zaman ölürüm"...
Gelin beraber Mardin töresi yüzünden evlenen bu iki gencin aşkını okuyalımm.
Bence kitabımı beğeneceksiniz bi şans vermeyi unutmayınn😊
devam ediyor 7g önce güncellendi
KARDEN(BERDEL)+
@yagmurq1
Okuma
3.22k
Oy
270
Takip
85
Yorum
138
Bölüm
8
Ben ailenin aykırı çocuğu: Karden Saren. Babamın deyimiyle “vasıfsız Karden”… Annemin deyimiyle “daha kadın olamamış Karden”…
Ben, Karden Saren… Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç bir kız… Ailesi tarafından öteki görülen değil; adı gibi güçlü, ayağı yere sağlam basan Karden olarak anılacaktım. Ve eğer bu topraklarda bana mutluluğu yasak kılmaya kalkarlarsa, ben onlara kendi sonlarını yaşatırdım.
devam ediyor 7g önce güncellendi
BEDEL: Benim Seçimim
@mavi_gece7
Okuma
17.86k
Oy
1.96k
Takip
150
Yorum
752
Bölüm
32
Salonun tam önüne gelip bir anda içeri girdiğimde tüm ağalar dönüp şaşkın bakışlarla bana bakıyolardı. Aralarından en büyük olan konuştu.
- Destur! Bilmez misin sen buraya girilmez!
-Ya sen bilmez misin ağa burada konuşup karar aldığınız benim hayatımdır. Şimdi o kulaklarınıız açın ve beni iyi dinleyin.
Odamdan aldığım ve elbisemin kuşağına koyduğum silahı çıkartıp ortadaki masaya koydum.
- Şimdi bu berdel ya Asaf Ağanın yiğeni Beratla yapılır ya da bu konuktan gelin çıkaracak bir kız kalmaz geriye!!
-Sen bizi mi tehtit mi edersin ne bu cürret!
Hiç tanımadığım bir ağanın konuşması üzerine ben daha cevap bile veremeden Asaf ağanın tok ve gür sesi tüm odayı doldurdu.
-Benim yiğenim sakattır kızım bunu bilir kabul ede misin?
- Yüreği sakat olmasın Asaf Ağa kabulumdur.
- Karar verilmiştir ağalar Asmin Beratla evlenecektir. Bir haftaya düğünümüz vardır.
devam ediyor 1h önce güncellendi
AZE
@kelebekleroldu1
Okuma
763
Oy
63
Takip
19
Yorum
4
Bölüm
20
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM.
***
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı.
"Behzat Kıvançlı`nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı.
"Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden.
Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..."
Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe.
"Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi?
Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi.
Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla.
Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.
"Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona."
Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana.
***
BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
devam ediyor 1h önce güncellendi
Masum Ateş
@efnan_yalin
Okuma
122
Oy
28
Takip
5
Yorum
6
Bölüm
6
Vatan için sertleşmis bir adam...
Duygularını saklanmayı öğrenmiş bir kadın...
Mardinde başlayan görücu usülü evlilik.
Yüzbaşı Ertuğrul Yalçınsoy için bir emirdi.
Üsteğmen Derin Aktaş için bir mecburiyetti.
Aynı ev, aynı topraklar, aynı vatan...
Ama bitmeyen tartışmalar, sert bakışlar, suskun geceler.
devam ediyor 2h önce güncellendi
Seyirlik Bebek
@swmsaw
Okuma
25
Oy
2
Takip
5
Yorum
3
Bölüm
1
Mardin`in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma.
💎
Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı`nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan`ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü.
Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti.
Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi.
Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar...
Mardin`in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan`ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi.
Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?
devam ediyor 2h önce güncellendi
İKİZİM (MARDİN)
@mavi_gece7
Okuma
396
Oy
73
Takip
25
Yorum
56
Bölüm
6
Yetimhanede büyüyün ve oraya ailesi tarfından bırakıldığımı düşününe ikiz kızlarımız yolu Mardin`e düşmüştü. Ancak bilmedikleri birşey vardı. İş için gittikleri o toprakların onlara hem aile hem de aşk katmasıydı.
Yeni buldukları, daha tanımadıkları kuzenleri yüzünden düşman aşiretin iki kardeş ağasıyla evlenen, ikizlerin yolculuğuydu bu.
İkizler ya tanımadan evlendikleri bu iki ağanın acıların mahkum olacaklar ya da kadın gücüne sahip çıkacaklardı.
Hayatları alt üst olan bu ikizlerin hayatlarının altları üstlerinden daha güzel olabilir miydi?
Berfin~Berfu
tamamlandı 2h önce tamamlandı
Kırmızı Mendil
@mehsaliva
Okuma
8.11k
Oy
601
Takip
66
Yorum
194
Bölüm
26
⸻
Namazımı bitirdikten sonra yavaşça namazlığımın üzerine uzandım.
“Allah’ım, o çok güzel seviyor. Ben onun sevgisine karşılık nasıl davranacağımı bilmiyorum. Onu gönlüme sevdir, yüreğimizi birbirine bağdaştır.
Bizim için en hayırlısını sen bilirsin. Onu sevmek istiyorum. O bana ‘canım’ derken karşılıksız kalmak canımı acıtıyor. Ben onu sevmeye çalışacağım, sen de bana doğru yolu göster Allah’ım.
Onunla çıktığım bu yolda bana rehberlik et.” diye duamı sonlandırdım.
O gece, bana hediye ettiği namazlığın üzerinde saatlerce ağladım. O namazlığın üstünde, Rahman ve Rahim olan Allah’a yalvardım; onu yüreğime yazması, bana doğru yolu göstermesi için dua ettim.
Ben, onu sevmek için çabalayacaktım ve biliyordum ki hiçbir emeği karşılıksız bırakmayan Yüce Allah, benim bu çabamı da görecek ve karşılıksız bırakmayacaktı.
Sana yalvarıyorum Allah’ım… Onu gönlüme sevdir, çünkü o çok güzel seviyor.
🩶🪐🩶🩶
.
“Herkes bir gün evine döner.” Devran Botan Asran sadece bir cümle ile her şeyi pas geçmişti. Herkes bir gün evine döner demiş evi bildiği sevdiği kadına gitmişti. Gittiği yol yanlış, dikkenler ve çalılar ile doluydu. İhaneti kendi ile birlikte sırtlamıştı, evet yapmıştı çünkü herkes bir gün evine dönerdi.
Hevin Kırca tanımadığı bir adama yar olurken aslında o adamın onu canı yerine koyacağını bilemezdi.
“Canımın canısın Hevin” demişti, canı için can olduğunu savunmuş bir kişiydi Devran Botan Asran, Hevin ona ilaç olan adama adım adım alışırken sevda kavramı ile tanışacaktı.
devam ediyor 2h önce güncellendi
Lavinia ( Ölüm Çiçeği-Aşiret )
@pembelaleler
Okuma
3.22k
Oy
235
Takip
44
Yorum
113
Bölüm
28
Bir İstanbul vardı. Aşıkları kavuşturdu. Bir Mardin vardı. Aşıkların dönüm noktası oldu. İlk görüşte birbirlerine aşık olan Bala ve Miran Mardin de hayatlarının sınavını vereceklerdi. Birlikte kül oldular. Lavinia ölüm çiçeği demekti ama lavinialar yanınca küllerinden yeniden doğabilecekler miydi? Siz de Mardin yolculuğunu okumak isterseniz bu kitabıma beklerim✨
Miran: Senden gelen her şey başım gözüm üstüne.
Bala: Teşekkür ederim.
Miran: Etme. Edilecek bir şey yapmadım.
Bala: Beni mutlu ettin. Bu bir şey değil mi?
Miran: Bu benim için her şey.
Miran: Sen kollarımda huzur bulurdun.
Bala: Şimdi o kolların nefes aldırmıyor Miran. Ben artık lavinia kokuyorum. Ölüm kokuyorum.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Aklım Rusya'da kalbim Mardin'de
@sea_xn
Okuma
85
Oy
17
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
6
Leyla beyazkurt Bir sabah babasinin aramasıyla kalkar ve babaannesinin hastalığını öğrenerek ablası
Ablası ile Rusya`dan memleketi Mardin`e gelir ve babaannesi için düşmanları baran Karakurt ile evlenir
Bu kitapta küfür bulunur bilginize
Lütfen (ç) alıntı yapmayın