[ kafes ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2g önce güncellendi KAFESTE DOĞAN
@papatya5463
Okuma
571
Oy
66
Takip
13
Yorum
14
Bölüm
18
Baykuş un doğusu Gece, Alaz’ın dünyasına ilk adımını atar. Büyük bir villa, her köşede korumalar ve meraklı bakışlar... Ama Gece kimseye boyun eğecek biri değildir. Çilek yiyerek tehdit savurur, Alaz’ın adamlarıyla tartışır ve herkese tek bir şey gösterir: Bu evde artık sıradan biri yaşamayacaktır. Fakat kimsenin bilmediği bir gerçek vardır. Gece gece yarısını beklemektedir… Çünkü gitmesi gereken bir yer vardır. Kafes.
devam ediyor 3g önce güncellendi Deniz Feneri
@yazelimm
Okuma
8
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
3
İçinde beslediğin,yeniden ve yeniden inşa ettiğin cehennemde gün gelecek kapılarını kıracak bir canavar. Göğüs kafesinin içinde ki herkese atılacak. Acıyacak,kanayacak,kanayacak.. canavar diyeceksin ama kim canavar? Kim can alan? O kafeste mezar yaptıklarını bile hortlatacak ve en çok yaralanan,en büyük hasarı yine kendi kendine veren sen olacaksın. "Canavarlar her zaman yatağının altında olmaz kızım. Bazen bir nefes yanında olabilir" Küçük Akçalı babasıyla arasında ki mesafeye baktı. "Sen canavar değilsin ki." Yüzünde ki gülüş hiçbir şeyden henüz anlamayan bir çocuğun gülüşüydü. "Ben canavarım Balca. Neredeyse herkesin içinde ki cehennemin sebebi benim. Cehenneme sebebiyet olan bir adam... Canavardan başka hiçbir şey olamaz." Balca Akçalı 17 yaşında doğum gününü kutlamak için çıktığı Trabzon yolunda ailesini bir trafik kazasında kaybeder. Bunun bir suikast olduğundan emin olan Balca bunun nedenlerini araştırmak için babasının kurduğu örgüte geri dönmek ister. Daha tüm bunları sindiremeyen Balca Akçalı bir yıl geçmeden de abisinin bir suçtan hapis cezasına çarptırıldığını öğrenir. Bütün bunların gerisinde annesiyle yalnız kalan Balca,intikamı bir kenara bırakmak ve annesinin yanında olmak zorundadır. Abisinin izinden giderek askeriyeyi kazanır. Teğmen olarak okulundan ikincilikle mezun olur fakat mesleğini yerine getirmez. Abisi 4 yılın sonunda hapishaneden çıkıyordur ve intikam kapıyı çalmıştır... Abisiyle beraber örgüte dönen genç kız örgütte ki sınavlara tabi tutulup kendini ispatlamaya çalışır. Aynı zamanda çocukluk aşkı,abisinin arkadaşı olan Barlas Ediz Başaran, burada soyadıyla beraber önemli bir role sahiptir. Peki KOR`a göre birbirinden uzak durması gereken iki kişi yanyana gelirse ne olur? Bütün saklılıklara,ihanetlere rağmen bu ikili yanyana durup katilleri bulmayı başarabilecek mi?
devam ediyor 1a önce güncellendi RAKKAS
@runarhez
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
"Keşke hiç öldüğün yerden gelmeseydin." Bıçak saplantısı, kaynar su gibi dökülen cümleyle yine donakalmıştı. Buz kesmişti yüreği. Sevinci kursağında mı kalacaktı hep böyle. Tam iyi şeyler düşünecekken bu saçma cümleler de neyin nesiydi? Sustu. Konuşmak için bir çabaya da girmedi. Vazgeçmişti yormayacaktı kendini. Dudaklarını birbirine bastırarak yuttu tüm o cümleleri. Şimdi olmasa bile ileride kendini kabul ettirecekti. Babasıydı çünkü. Kabul etse de etmese de babasıydı onun. Minik kulaklar hiçbir şey işitemeyeceğini anladığında arkasını dönüp ilerledi. İçinde garip bir his vardı. Korkup korkmamak arası, sevip sevmemek arası, güvenip güvenmemek arası... Yeni yeni duygularla tanışıyor olmanın karışıklığı vardı bedeninde. Aklında tonlarca soru, farkında olmadığı yüzlerce gerçeklik. Dayanamadı ve fısıldadı dudakları. "Sana alışmak korkutuyor beni. Babam olduğunu bilmek... korkutuyor beni."
devam ediyor 2a önce güncellendi KUŞ VE KAFES
@esra42samet_
Okuma
5
Oy
3
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
3
​“Denizin boğduğu bir kızı, ancak toprak kokusu hayata döndürebilirdi.” ​Hüma, sekiz yaşındayken o karanlık suların dibinde sadece ailesini değil, nefesini de bıraktı. O geceden ona kalan tek miras; kapalı duvarlar arasında geçirdiği krizler ve boynundaki gümüş kolyeydi. Bir de kulağına fısıldanan o imkansız vaat: “Dünya seni bir kafese hapsetmeye kalkarsa bu kolyeye dokun; o zaman benim ruhum senin gökyüzün olacak.” ​Boran ise ruhundaki kırıkları dövmelerle yamayan, kalbi intikamla taşlaşmış bir adamdı. En sevdiğini toprağa verdiğinde, o toprağı bir canla sulamaya yemin etti. Hüma’yı bir kefaret olarak kendi cehennemine hapsederken, aslında kendi elleriyle kırdığı kanatların kime ait olduğunu bilmiyordu. ​Hüma, boğulduğu her an celladının toprak kokusuna sığınıyor, Boran’da kıyıyı buluyordu. Boran ise nefretle baktığı bu gözlerin, yıllar önce gökyüzünü vadettiği o küçük kıza ait olduğundan habersizdi. ​Bir yanda denizden sağ çıkan ama nefes alamayan bir Kuş... Diğer yanda toprağın altında kalan ama ölemeyen bir Kafes... ​Sırlar aralandığında, Boran’ın ruhu Hüma’nın gökyüzü mü olacaktı, yoksa onu sonsuza dek hapseden o demir parmaklıklar mı?
devam ediyor 1y önce güncellendi Kafes
@ecosum_y
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Kumsalın ailesi küçük yaşta ölü olarak ilan edilmiştir.Ama kızın daha bundan haberi yoktur .Teyzesi alır ve araz yani oğlu ile birlikte buyur teyzesi ise ölü kızının yerine bakmayı seçer hem araz’i hemde kumsalı çocukları olarak büyütür ama bu işin içinde garip bir terslik vardir.kumsalın üvey babası işin içine girer ve olaylar daha trajedi yol bulur.kumsal tüm bunlardan sıkılır ve gereksiz erkeklerden kurtulmayı seçer ve ikinci bir kumsal doğar.
tamamlandı 1y önce tamamlandı KARANLIK KAFES
@orion
Okuma
1.34k
Oy
996
Takip
13
Yorum
50
Bölüm
12
kuşun kanat çırpma vakti gelmişti....
devam ediyor 1y önce güncellendi Sevgi Menekşesi
@eirene_themis
Okuma
3
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Kalp insanlara duygular için verilmiş bir dehliz iken , beyin mantık ile düşünerek içindeki tüm duyguları yok eder . Çiçekler sevgi göstergesidir derler, kokusuna ve güzelliğine göre yargılanır derler . Menekşe neye göre yargılanır . O bu gün elinde solmak üzere olan bir buket Menekşe ile geldi ... Gözleri bir depreme açılan artçı depremler gibiydi . Ve bu deprem ikimiz dahil bir çok insana zarar verecek gibi duruyordu. Ama aslı neydi ? Bir açıklaması olmalıydı değil mi ? Yüz üstü bırakıp gitmelerinin , bir hiç yerine koymalarının bir açıklaması olmalıydı... Katliam yaratıp özür dilerim demelerine alışmıştım, fakat beni yıkıp geçip ezmesine alışamadım. Kalp dedikleri şey bende vücut bulurken , beyin ve mantık onda tıkır tıkır işliyordu.
devam ediyor 1y önce güncellendi CAMBAZ - Karanlık Festival serisi-
@ikrasayee_013
Okuma
3
Oy
1
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
1
"Karanlık Festival`e hoş geldiniz. Eğer adrenalin isterseniz hız trenimize bine bilirsiniz ya da daha iyisi Sırlar Sirk`ini izlemeye ne dersiniz?"
devam ediyor 5a önce güncellendi MAHŞERE KALANLAR
@estenesiahikayeler
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kaybedişlerin ve vazgeçişlerin hikayesi. 🦋 Aşık olmak mutluluktu. Aşık olmak güçtü, zordu, yorucuydu ama ucunda yaşam vardı. En başta bütün çabamız yaşam için değil miydi zaten? Neydi bu kavgamız, bitmeyen çatışmalarımız, içsel sorunlarımız? Çok mu zordu affetmek? Değildi. Eğer ucunda ölüm olduğunu bilseydik, yemin ederim kırgın olduğumuz o insana sarılmak o kadar zor değildi. Aksine son bir kez sarılmak için çırpınırdık. Salaktık. Aptaldık. Gururumuza yenilip, son bir sarılmayı bile birbirimize çok görecek kadar salak ve aptaldık. Aptallığım benim sonum olmuştu. Kendimi bilmediğim yollarda kaybetmeme neden olmuştu. Kaybolmuştum. O kadar kaybolmuştum ki, kaybolduğum o yolda kendimi kaybetmiştim. Önümdeki mezar taşı benim evimdi. Bir taş parçası insanın evi olabilir miydi? Benim olmuştu. Buz gibi bir taş parçası benim evim olmuştu. Öyle ki soğuktan nefret eden ben, buz gibi olan mezar taşına sarılmadan uyuyamaz olmuştum. İçimde yanan cehennemi, mezar taşının soğukluğu söndürür hale gelmişti. Bir hata yapmıştım. O küçücük hata, binbir zorlukla kurduğum hayatımın ortasına kara bir is lekesi olmuştu. Bu zorluklarla dolu bir aşk hikayesi değildi. Bu mutlu bir kadının hayatı da değildi. Burası Kalp kırıklıklarının yeriydi. Burası mahşere kalan hikayelerin eviydi. Burası kaybedişlerin ve vazgeçişlerin evreniydi. Ya kaybedecektim, ya vazgeçecektim. Hem vazgeçtim, hemde yana yana kaybettim. Ben kalbimi diri diri toprağa verdim. Ben hem vazgeçtim, hemde yana yana kaybettim. 🦋
devam ediyor 4h önce güncellendi Gece ve Karanlık
@sarecik14
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Tüm yollar bittiğinde kendi yolumu yaparım ancak hayatta savaşmak zor da olsa ben tüm sırlarımla hatıralarla ayaktayım ve yaşanılan her şeyle ayakta olmak zorundayım
devam ediyor 1y önce güncellendi Kan ve Maskeler
@birininayparesi
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Gecelerin en büyük canavarı, gündüzlerin en masum oyuncusu… Kapitolina Aleda Çevik, tüm ülkenin sabah manşetlerine “çapkın, şımarık, mafyanın zengin kızı” olarak yansıyan ama yeraltının en korkulan dövüşçüsü olan Zver’di. Kimliği bir sır, gücü ise bir efsaneydi. Ancak babası Erdinç Çevik, onun dışarıda bir korumaya ihtiyaç duyduğunu düşündü ve karşısına Ayaz Okan Demirkan’ı koydu. Ayaz, en iyi özel korumalardan biriydi. Kapitolina gibi birine korumak zorunda kalmak, onun için yalnızca bir görevdi. Ama Kapitolina için bu, onu bezdirmek ve sınırlarını zorlamak için bir oyundu. Ancak bu oyun, zamanla bir meydan okumaya dönüştü. İkiside meydan okumayı severdi, ama kazanan yalnızca biri olabilirdi… Kan, maskeler ve oyunlarla dolu bir hikâyeye hazır olun.
devam ediyor 1y önce güncellendi Altın Kafes
@shendaysu_
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Aşk mı? Aşk mı diyorsun sen buna!" Uzak bir diyarda, nehirlerin şarkı söylediği, ağaçların fısıltıyla sohbet ettiği, `Duygular Vadisi` adında bir yer varmış. Bu vadide yaşayan her canlının kendine has bir sesi, bir melodisi varmış. Sevinçler kuş cıvıltısıyla, hüzünler hışırdayan yapraklarla, aşklar ise tatlı bir akarsu mırıltısıyla ifade edilirmiş. Ancak Vadinin en sessiz köşesinde, rengarenk çiçeklerin arasında, adının tüm zarafetini taşıyan, gözleri mor mine çiçekleri kadar derin, saçları ise en nadide ipeklerden dokunmuş gibi görünen Eflatun adında bir kız yaşarmış. Eflatun, diğerlerinden farklıymış. Onun kendine ait bir sesi yokmuş. Konuşamaz, şarkı söyleyemezmiş. Tüm duygularını, parmak uçlarından yayılan, zarif, ebegümeci rengi ışıklarla ifade edermiş. Sevinçliyken ışıkları dans eder, üzgünken soluklaşır, meraklandığında ise pırıl pırıl titrermiş. Vadideki herkes Eflatun`u çok sever, onun sessiz ama renkli dünyasına hayran kalırmış. Bir gün, Duygular Vadisi`ne, uzak diyarlardan, müziğin kalbi olan **"Armoni Şehri"**nden genç bir gezgin gelmiş. Adı Karan`mış. Karan, dünyanın en güzel melodilerini arayan, kemanının teliyle en derin duyguları bile dile getirebilen yetenekli bir müzisyenmiş. Ancak Karan`ın kalbinde büyük bir eksiklik varmış: duyduğu her melodide bir şeyler eksik gelirmiş, o "tamamlanmış melodiyi" bir türlü bulamamış. Karan, Duygular Vadisi`nin sessiz güzelliğine hayran kalmış. Kemanını eline almış ve içinden gelen, hüzünlü ama umut dolu bir melodi çalmaya başlamış. Bu melodi, Eflatun`un yaşadığı çiçekli tepeye kadar ulaşmış. Eflatun, duyduğu bu büyüleyici sese doğru çekildiğini hissetmiş. Daha önce hiç bu kadar dokunaklı bir melodi duymamıştı. Karan, çalmaya devam ederken, karşısında eflatun rengi ışıklarla parlayan bir kız görmüş. Eflatun`un gözlerinde gördüğü derinlik ve parmak uçlarından yayılan o zarif ışıklar, Karan`ın kemanının tellerinde daha önce hiç çalmadığı notaları uyandırmış. Karan çalmayı bırakmış. Eflatun, ona doğru nazikçe yaklaşmış ve parmak uçlarından yayılan eflatun ışıklarla, Karan`ın melodisinin ne kadar güzel olduğunu anlatmaya çalışmış. Karan, Eflatun`un sessiz dilini anlamış. Her bir ışık titreşiminde bir duygu, her bir renk değişiminde bir düşünce olduğunu fark etmiş. Ve o an anlamış ki, aradığı tamamlanmış melodi, Eflatun`un sessizliği ve onun o eflatun ışıklarında saklıymış. O günden sonra, Karan her gün Eflatun`un yanına gelmiş. Karan kemanını çalarken, Eflatun da ışıklarıyla ona eşlik etmiş. Karan`ın melodileri, Eflatun`un eflatun ışıklarıyla dans etmiş. Melodiler hüzünlendiğinde ışıklar soluklaşır, neşelendiğinde pırıl pırıl parlarmış. Bazen, Karan öyle notalar çalarmış ki, Eflatun`un ışıkları Vadinin en nadide çiçeğinin rengini alır, hatta gökyüzündeki bulutları bile eflatun rengine boyarmış. Vadideki diğer canlılar bu eşsiz uyumu hayranlıkla izlemişler. Anlamışlar ki, aşkın dili sadece kelimelerden ibaret değilmiş. Karan, Eflatun`un sessizliğinde kendi eksik melodisini bulmuş, Eflatun ise Karan`ın müziğiyle kalbindeki tüm duyguları dile getirebilmiş. Ancak Karan, Armoni Şehri`nden gelen, şöhret düşkünü bir başkasına aşık olmuş. Bu kişi, Karan`a daha büyük sahneler, daha büyük dinleyiciler ve alkış vaat etmiş. Karan`ın zihnini bulandıran bu yeni cazibe, Eflatun`un sessiz ve gösterişsiz sevgisinin üzerine bir gölge düşürmüş. Karan, artık sadece kendi melodisinin peşinden koşmaya başlamış, Eflatun`un eflatun ışıklarının eşsiz uyumunu göz ardı etmiş. Karan`ın melodileri, eski gücünü ve ruhunu kaybetmeye başlamış. Çaldığı her nota, ruhsuz ve soğuk geliyormuş. Eflatun`un ise ışıkları giderek solmuş, artık eskisi gibi canlı parlayamıyormuş. Karan`ın müziği olmadan Eflatun`un duyguları dile gelmiyormuş. Eflatun, Karan`ın onu terk ettiğini, kalbinin ona artık cevap vermediğini görmüş. Duygular Vadisi`nin kalbinde, bir zamanlar Karan`ın melodisi ve Eflatun`un ışıklarıyla açan o büyülü eflatun çiçek ise, Karan`ın ilgisizliği ve Eflatun`un kederiyle birlikte, günden güne solmuş, yaprakları buruşmuş ve sonunda tamamen kurumuş. Karan, şöhretin peşinden koşarken, bir zamanlar kalbine dokunan o eşsiz melodiyi kaybetmişti. Eflatun`un parmak uçlarından artık ışıklar yayılmaz olmuş. Sessizliği, tarifsiz bir hüzünle dolmuştu. Duygular Vadisi`nin en güzel renklerinden biri, ebediyen kaybolmuştu. Karan, şöhreti yakalamış olsa da, kalbindeki boşluk büyüyordu. Çünkü bilmeden, Duygular Vadisi`nin en değerli hazinesini, tamamlanmış melodisini ve sessiz aşkın eşsiz ışığını kendi elleriyle yok etmişti. Ve o günden sonra, Duygular Vadisi`nde açan çiçekler bile bir daha asla o eflatun rengi kadar parlak olmamış. Herkes, Eflatun`un sessiz çığlığını ve Karan`ın kendi elleriyle kırdığı biricik melodiyi hatırlatırmış. Aşkın, bazen nasıl kolayca solabileceğini ve bir kez kaybedildiğinde, geri gelmeyecek bir melodi gibi nasıl sessizliğe bürünebileceğini fısıldarmış... Yıllarca dinlemiş bu masalı Eflin. Yıllarca altında kalmış bu masalın. Karan`ı bulmak istemiş, bu yollarda sürüklenmiş. Ölüm korkusu onu durduramamış... Ta ki karşısında o çıkana dek...
devam ediyor 3a önce güncellendi GERÇEK AİLEM
@yagmursimsek162
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
İlk kitabım beyenmenizi umuyorum.
Loading...