[ fanfic ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2g önce güncellendi
The Secret Number - JENLİSA
@geceyildizii__
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Lisa ve Jennie aynı okuldaydı. Jennie, Lalisa`ya hayrandı, hem de çok... Her gece onun fotoğraflarına bakar, onun hakkında hiçbir magazini kaçırmazdı. Lalisa da okulda popüler biriydi ama Lalisa kumarhane işletiyordu; tabii ailesinin haberi yoktu. Nasıl mı? Ailesi başka ülkede olan Lalisa, dört yıl önce kumarhanesini açmıştı. Okuldaki çoğu öğrenci bunu biliyordu, çoğu öğretmen de biliyordu ama ailesi zengin olduğu için ses çıkartmıyorlardı. Zaten zengin okuluydu ama Lisa zorbaydı da; önüne gelen burslu öğrenciyle, sırf maddi durumu olmadığı için alay etmiş, zorbalamıştı. Bunların içinde Jennie de vardı tabii ki ama Jennie hayranlığından vazgeçmemişti. Ve Jennie`nin dersleri iyiydi aslında, hem de baya iyi... O okula bursla girmişti, ailesinin maddi durumu yoktu. Bir gece Jennie, Lisa`nın telefon numarasını bulup anonim bir şekilde yazar.
Bilinmeyen numara - merhaba biz aynı okuldayız ve ben sana baya hayranım lütfen beni engelleme en büyük hayallerimden biri lütfen seni çok seviyorum.
Lalisa - kısaca hiç uğraşmak istemiyorum gecenin bir vakti kimsin numaramı nerden buldun
Bilinmeyen numara - kim olduğumu söyleyemem ama konuşmaya devam edersek söylerim...
Lalisa - iyi senin gibi takıntılı biriyle uğraşamam engelliyorum.
Bilinmeyen numara - hey bekle engelleyemezsin lütfen.
Lalisa - tanımadığım birini neden engellemeyeyim anonim kişi.
Bilinmeyen numara - lütfen yalvarırım yapma çok uğraştım.
Lalisa - söylüyomusun yoksa engelliyorum.
Bilinmeyen numara - bekle hayır tamam söylüyorum.
Lalisa - bekliyorum.
Bilinmeyen numara - ben...
devam ediyor 2g önce güncellendi
Sen ve Ben | Nishimura Riki
@aster777
Okuma
3
Oy
1
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
1
“İnsanlar neden ölmek isterdi?”
Bu sorunun cevabını hayatı boyunca anlamaya çalıştı. İnsanları yaşatmaya uğraştı, onların kaybolmaması için çabaladı. Çünkü ona göre kurtuluş, ölmekte değil yaşamaktaydı.
Ama bazı gerçekler, insan ancak kendi dibe vurduğunda anlayabiliyordu.
8 Aralık gecesi, Seoul’ün ışıkları altında her şeyi geride bırakmaya karar verdiğinde önünde sadece bir dakika vardı. Şehir yaşamaya devam ederken o, sessizce yok olmayı seçmişti.
Ta ki biri onu ölümün kıyısından çekene kadar.
“Yanlış tarafa gidiyorsun.”
Bir yabancının söylediği tek bir cümle, bütün kaderini değiştirmişti.
Bir taraf yaşamak istemeyen bir kız.
Diğer taraf ise kendi yaralarını sessizce saklayan bir çocuk.
Ve bazen…
İnsan en karanlık gecesinde tanıştığı kişide, yaşamaya devam etmek için bir sebep bulurdu.
devam ediyor 1h önce güncellendi
Alamanyalım🐔
(Minsung)
@soyass
Okuma
212
Oy
98
Takip
22
Yorum
76
Bölüm
6
Minho: "Hoş bulduk. Üstümü başımı mahvettin yalnız. Bavulumu bagaja koyalım, buranın sıcağı çekilmiyor."
Jisung: "Oy, kıyamam ben senin o narin tenine... Geç arkaya hele, ben seni serinletmesini bilirim. Hadi bakam, atla römorka!"
MİNSUNGLA KÖY AŞKINA HAZIR OLUN🐔😁
devam ediyor 2h önce güncellendi
𝗩𝗔𝗟𝗘𝗡𝗦𝗜𝗔
@onsrass_xd
Okuma
6
Oy
1
Takip
6
Yorum
6
Bölüm
1
4 varis
Kimliği belirsiz bir suikastçi.
Aşk.
Gizem.
Bozulması gereken planlar.
Bir hain.
Bir satranç tahtası,
Mat ve şah.
Ve onların etrafında dönen piyonlar.
𝘾𝙖𝙡𝙡𝙞𝙨𝙖 𝙖𝙢𝙖𝙧𝙞𝙨 𝙠𝙤𝙧𝙤𝙡𝙚𝙫𝙖.
𝘙𝘢𝘷𝘦𝘯𝘤𝘭𝘢𝘸`ı𝘯 𝘻𝘦𝘬𝘪 𝘷𝘢𝘳𝘪𝘴𝘪.
𝘼𝙣𝙨𝙚𝙡 𝙣𝙞𝙠𝙖 𝙚𝙡𝙞𝙤𝙣.
𝘏𝘶𝘧𝘧𝘭𝘦𝘱𝘶𝘧𝘧`ı𝘯 𝘮𝘢𝘴𝘶𝘮 𝘷𝘦 𝘺𝘢𝘳𝘥ı𝘮 𝘴𝘦𝘷𝘦𝘳 𝘷𝘢𝘳𝘪𝘴𝘪.
𝘾𝙖𝙨𝙨𝙞𝙖𝙣 𝙖𝙡𝙖𝙧𝙞𝙘 𝙛𝙚𝙣𝙢𝙤𝙧.
𝘎𝘳𝘺𝘧𝘧𝘪𝘯𝘥𝘰𝘳`𝘶𝘯 𝘤𝘦𝘴𝘶𝘳 𝘷𝘦 𝘺𝘢𝘬ışıklı 𝘷𝘢𝘳𝘪𝘴𝘪.
𝙏𝙤𝙢 𝙢𝙖𝙧𝙫𝙤𝙡𝙤 𝙍𝙞𝙙𝙙𝙡𝙚.
𝘚𝘭𝘺𝘵𝘩𝘦𝘳𝘪𝘯`𝘪𝘯 hırslı 𝘷𝘦 𝘨𝘪𝘻𝘦𝘮𝘭𝘪 𝘷𝘢𝘳𝘪𝘴𝘪.
devam ediyor 2h önce güncellendi
Who I Am | Tom Riddle
@mrferretmalfoy
Okuma
75
Oy
20
Takip
4
Yorum
15
Bölüm
4
Lord Voldemort yaşlı ve güçsüz olduğunun farkındadır. Hogwarts savaşını böyle kazanamayacağını anlar . Geçmişe gider ve 17 yaşındaki daha yeni yeni kötücül düşüncelerle boyanmış kendisini çağırır. Fakat 17 yaşındaki Tom gelecekte böyle olmak isteyecek midir? Ya da onu kötülükten arındıracak bir kıza aşık olursa…
-Tom Riddle fanfic-
devam ediyor 4h önce güncellendi
Küller Arasında
@elyysells
Okuma
25
Oy
12
Takip
1
Yorum
14
Bölüm
3
Geçmişlerini bilmeden büyüyen birkaç genç, Hogwarts`ta saklanan karanlık bir geçmişin parçası olduklarını öğrenir. Kayıp aileler, hiç bilinmeyen kardeşler ve gölgelerde saklanan sırlar birer birer ortaya çıkarken, kalplerini en yanlış kişilere kaptırırlar. Çünkü bazen en tehlikeli düşman, aşık olduğun kişidir... Ve Karanlık Taraf çoktan hedefini seçmiştir.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Thunderstorm | taekook
@jiminie
Okuma
42
Oy
7
Takip
3
Yorum
9
Bölüm
2
Jeon jungkook platonik aşkı Kim taehyungla romantik bir tiyatro oyununda karşı karşıya gelir ve bu durum jungkook`un tüm ezberlerini bozmasına neden olur. Taehyung gerçek aşkla senaryoyu ayırt edebilecek mi yoksa jungkook`un aşkı yalnızca bir oyunda saklı mı kalacak?
~jiminie
devam ediyor 2a önce güncellendi
ᴏɴᴇ ᴘɪᴇᴄᴇ: ʟᴀɴᴇᴛʟɪ̇ ᴋᴏʟʏᴇ
@ecembencanoo
Okuma
39
Oy
6
Takip
1
Yorum
41
Bölüm
5
🧭нαѕιя ѕ̧αρкαℓαяιη уєηι̇ ϋуєѕι̇ σℓмαуα нαzιя мιѕιη?
кυяσѕαωα яσѕι̇тα, кαя∂єѕ̧ι̇ηι̇ вι̇я кιℓι¢̧ℓα ραя¢̧αℓαяα αуιяαη кα∂ιηιη яυнυηυ тαѕ̧ιуαη вι̇я кσℓуєуℓє уαѕ̧αмαк zσяυη∂α, ¢̧ϋηкϋ ¢̧ιкαяιяѕα σ ∂α σ̈ℓмєує мαнкυм.⏳
☀ƒαкαт уσℓυ нαѕιя ѕ̧αρкαℓαяℓα кєѕι̇ѕ̧ι̇η¢є ι̇ѕ̧ℓєя ∂єğι̇ѕ̧мєує вαѕ̧ℓαя...
gяαη∂ ℓι̇ηє`∂α нєм мα¢єяα, нєм αѕ̧к, нєм ∂є gι̇zємℓι̇ вι̇я уσℓ¢υℓυğα нαzιя σℓυη! 🌧
вι̇я ƒαη ƒι̇¢тι̇ση`∂αη ∂αнα ƒαzℓαѕι☠️
tamamlandı 2a önce tamamlandı
pure imagination • minsung
@leedontknow
Okuma
1.6k
Oy
402
Takip
38
Yorum
417
Bölüm
25
"Minho, gözlerin her zaman gökyüzünün en güzel yıldızlarını saklıyor gibiler, hep parıldıyorlar."
"gözlerimde kendini görüyorsun sevgilim. seni izlerken gözlerimde gökyüzündeki tüm yıldızların yansıması beliriyor sanki. bu gözlerin parıltısının hiçbir zaman sönmeyeceğine yemin et, Ji."
"neden ben ediyormuşum?"
"sebep sensin de ondan, yemin et."
tamamlandı 3a önce tamamlandı
Asla Bırakmam
@gecekusud
Okuma
554
Oy
115
Takip
18
Yorum
237
Bölüm
11
Bangchan, beni tam arka bahçeye açılan sürgülü kapıya getirmişti ki odamın kapısının ardından şiddetli sesler gelmeye başladı.
Kapıyı zorluyorlardı. Önündeki eşyalar ise hiçbir işe yaramıyordu. Kapı öne geldikçe ağır eşyalar bile oynuyordu resmen.
Bu sefer dehşet içerisinde kendi kendime fısıldayarak:
"Hayır," dedim.
Hyunjin için deli gibi korkuyordum. Onun için delicesine endişeleniyordum. O benim bu dünyada hiç sahip olmadığım tek kardeşimdi. O benim ailemin en güzel parçalarından biriydi.
Biz durunca Hyunjin de sesleri duyduğu yöne döndü. Sonra yeniden bize doğru dönüp endişe içerisinde bağırdı.
"Gidin artık! Arka bahçeye de her an girebilirler! Onları bizim çıktığımız, gizli geçidimizden çıkar Bangchan! Acele edin! Durmayın! Yalvarırım durmayın."
Yalvarırım durmayın, derken dudakları titremişti. O da bizim için çok korkuyordu. Gözleri dolmuş ve anında kızarmıştı.
Bangchan, Hyunjin`i başıyla onaylayıp beni kuvvetli bir şekilde kolumdan çekiştirmeye devam etti.
Bir ses duydum. Çok... ama çok yakından yükselen bir silah sesi.
Bangchan da duymuş olmalı ki beni çekiştirmeyi bıraktı. Hemen arkasına dönüp baktı. Ama ben... bakmaya cesaret edemedim.
Tahmin ettiğim şeyin gerçekleşmiş olmasından delicesine korktum. Kalbimde... çok derin bir sızı hissetmeye başladım. Nefes alamadığımı hissettim. Boğuluyor gibiydim. Boğazındaki yumru daha çok sertleşmişti ve daha çok canımı yakıyordu.
Gözlerimden boncuk boncuk gözyaşlarım süzülmeye devam ederken ağır ağır arkama döndüm.
Hyunjin... dizlerinin üzerine çökmüştü.
O... Ona bir şey olmuştu!
Kapı...
Kapıda delik vardı!
Kurşun deliği!
Hayır!
Hayır olamaz hayır!
Hyunjin`in de gözlerinden boncuk boncuk gözyaşları bir bir süzülmeye başladı. Ağzı aralıktı. Zor... çok zor nefes alıyor gibiydi.
Aralık olan ağzından yavaşça kırmızı bir sıvı süzülmeye başladı. Ka-ka-kan mıydı bu?!
"Hyunjiiiin!"
Dayanamadı.
Öne doğru düşecekken ellerini yere koydu.
Yerden destek alırken başını kaldırıp bize baktı.
O kanlı, dolu dolu gözleriyle gözlerimin içine derin derin baktı. Son kez yüksek sesle bağırdı.
"Gidin buradaaaaaann! Gidiiiin! Daha fazla oyalanmayın! Gidiiiin! Lanet olsun, gidin!"
Son kelimelerini söylerken hıçkırdı.
Hyunjin... Ağlamaya başladı. Sesli sesli ağlıyor, arada acısından olmalı inliyordu.
Yine de hâlâ kapıyı zorlayanlara karşılık verebilmek için yerde ellerinden ve dizlerinden destek alarak süründü.
Yatağımın arkasına geçti.
Yüzünü acıyla buruştururken sesli sesli ağlamaya devam edip tabancasını sıkıca kavradı. Namlusunun ucunu kapıya yöneltti.
Bangchan da ağlıyordu. Hyunjin`in bu hâli onun da yüreğini parçalıyordu ama ondan aldığı emri yerine getirmek zorundaydı. Bu sebeple beni çok daha kuvvetli bir şekilde çekti. Bahçeye çıktık.
Belki bir işe yarar diye yalvarmayı sürdürdüm.
"Yapma! Yapma lütfen yapma Bangchan! Ben giderim. Onu yalnız bırakma lütfen! Ona bir şey olursa dayanamam. Bangchan! Bangchan yalvarıyorum sana lütfen! Lütfen onu yalnız bırakma!"
Beni hiç tınlamadı bile. O sessiz sessiz gözyaşı döküp ilerlerken ben de içli içli, yüksek sesle ağlamamı sürdürüyor ve devamlı arkama, Hyunjin`e bakıyordum.
"Hyunjiiiin! Hwang Hyunjiiiin!"
Bağırışımı duydu.
Sadece gözleri değil, yüzü de kıpkırmızı olmuştu.
Onun da ağlayışını hâlâ işitebiliyordum.
Bana baktı. Buruk bir tebessüm etti.
"Seni çok seviyorum Mina! Hem de çooook!" diye bağırdı.
Ona karşılık bir cevap dahi veremedim. Gözlerim belki anlatmıştır ne hissettiğimi. Belki gözlerim konuşmuştur.
Son anda Bangchan beni hiç bilmediğim bir yere çekti.
Bahçemizi çevreleyen çalılardan biri meğersem kapıymış. O kapıyı açarak çıktık. Yeniden kapandı. Görünürde tamamen yeşil yapraklı çalıların bir parçasıymış gibi duruyordu.
Bangchan, bir an olsun kolumu bırakmadı.
Aklım da, kalbim de şu an sadece ailem dediğim insanlardaydı.
İçimdeki yangını bu sesli ağlayışlarım ve görünüşteki yıkık hâlim dahi anlatamazdı.
TB4680MN
tamamlandı 3a önce tamamlandı
Adaletin Yanında // Stray Kids
@gecekusud
Okuma
3.72k
Oy
785
Takip
32
Yorum
876
Bölüm
75
"Hadi,git! Git ve yüzleş artık. Kız her şeyi anladı!"
Bangchan`ın sesini duymuştu duymasına ama daha bir adım bile atamadan yine durdu.
Çünkü Ha Ra son sürat kendilerine doğru geliyordu.
"Omo! Geliyor! Ben kaçıyorum,bak başının çaresine!"diyen Bangchan âdeta koşarcasına adım atarak uzaklaşmaya başladı.
"Dur-"deyip devamını getiremeyen Lee Know, Bangchan`ın da kaçmasıyla olduğu yerde `mıh` gibi çakılıp kalmıştı.
Saçlarını arkasına savuran rüzgârın verdiği ayrı bir çekicilik ile birlikte Ha Ra, Lee Know`un önüne gelerek 1 adımlık mesafesinde durdu.
Lee Know gözlerini onun gözlerine dikmiş hiçbir tepki vermiyor, sadece izliyordu.
Genç kız konuşmak için ağzını açtı ama açtığı gibi hızla geri kapattı.
Sonra gözlerini sıkıca yumdu ve sinirlerine hâkim olmak istercesine birkaç saniye boyunca kapalı tutup geri açtı.
Daha sonra arkasına, çardak tarafında Soobin`i döven ve hâlâ bu tarafa bakan yabancıya bakıp önündeki adama geri döndü. Bakışları yine onun gözlerini bulduğunda:
"Kimsin sen?"diye hiç beklenmedik bir sakinlikle sordu.
Lee Know da buna bayağı bir şaşırmıştı açıkçası. Hırçın güzelinin burada İsrafil`in görevini devr alıp sûra üflemesini ve kıyameti koparmasını bekliyordu ama yine de bu sakinliğe karşın cevap veremedi.
Sonra birden dengesiz bir şekilde tebessüm etmeye başladı.
Bu âlemi gücü ile 9.0 büyüklüğünde sallamaya gücü yeten Lee Minho bir kızın karşısında çivilenip kalmış, konuşmayı bırak neredeyse kekeleyecekti.
Genç adamın dudağı yukarı doğru kıvrılmış onu aslında daha da çekici göstermekteydi.
"Gülme be adam! Cevap ver bana! Kimsin sen?! Arkadaşımdan ne istedin? O adamı neden üzerimize saldın?!" diye bağırdı bir anda çardaktaki Felix`i göstererek.
Lee Know hâlâ gülüyordu.
Sinirleri daha da gerilen Ha Ra, bir kere daha gözlerini sıkıca yumdu ve içinden saymaya başladı. Ona kadar büyük bir sabırla saymayı başardığında gözlerini yeniden açtı ve hâlâ sırıtan adamın yüzüne baktı.
"Sana- kimsin- dedim?"
Her bir kelimeyi tek tek, üzerine bastıran bastıra söylerken aynı zamanda işaret parmağı ile Lee Know`un göğsüne vuruyordu.
Bu hareket ile Lee Know`un biçimli kaşları çatılsa da sevdiği kızın bu hâllerini izlemek ona gerçekten büyük bir zevk veriyordu.
Ama bu sefer susmadı. Hırçın güzelini daha fazla hırçınlaştırmamalıydı. Tamamen gerçekleri söyleyecekti. E canım az da mafyalık gururu ile hareket etsindi değil mi?
"Sana yıllar öncesinden kafayı takmış, attığın her adımı takip eden manyak biriyim."
🗡
"Hangi devirde yaşıyorsun sen dangalak! Ben sana ait falan değilim! Ben-kimseye-ait-değilim! Olmaya da meraklı değilim!" diye bağırdıktan sonra yine devam etmek için ağzını açtı.
"Defol buradan,defol! Yoksa avazım çıktığı kadar bağırır ve tüm siteyi ayağa kaldırırım!"
İşte Lee Know`un ondan beklediği hareket tam olarak buydu!
Kendisinin bile söylerken tiksindiği laflara karşılık hırçın güzelinin asla suskun kalmayacağını çok iyi biliyordu.
"Ahhh,"diyerek derin bir nefes verdi Lee Know. Yüzüne büyük bir gülümseme yerleştirdi.
"Biraz klişe mafya havasına gireyim dedim ama ben de beğenmedim bunu. İnsan bir mal değildir. Dolayısıyla, elbette kimse kimseye ait değildir. Benim seni sevdiğim doğru ama sen istemediğin müddetçe ne sana yaklaşır ne de zarar veririm. Takıntılı bir pislik değilim. Karşılıklı olsa daha güzel olurdu ancak senden karşılık beklemiyorum. Beklesem bile bu asla zoraki olmaz. Başkasını seversen eğer ve onun da seni sevdiğini anlarsam bir daha karşına çıkmam. Merak etme."
Lee Know, teslim oluyormuşcasına iki elini havaya kaldırdı ve sırıtarak geri geri adım atmaya başladı.
"Bu yüzden teslim oluyorum, Ha Ra hanım."
İsmini bile biliyordu bu yakışıklı serseri. Neyse ki gidiyordu.
Ha Ra, sırtının değdiği ağaca yaslanırken o dengesiz adamın bir daha gelmemesini umdu. Ardından sırıta sırıta aracına binişini izledi.
GA4681KL