[ Kısa Hikaye ] - Kitap Listesi
tamamlandı 2h önce tamamlandı
EĞER OLSAYDI || Kitap Oldu
@ayseilhanli
Okuma
928
Oy
131
Takip
19
Yorum
21
Bölüm
13
Bu kısa bir kitaptır.
"Bazı insanlar birbirini bulur ama hep yarım kalır… Peki, kader bu kez tamamlanmalarına izin verecek mi?"
Toygar ve İlayda, geçmişin acılarıyla büyümüş iki kayıp ruh. Yıllar önce bir hastane koridorunda yolları kesişti ama İlayda her seferinde ondan kaçtı. Şimdi, aynı üniversitenin kalabalığında yeniden karşılaşan ikili, yıllardır görmezden geldikleri duygularıyla yüzleşmek zorunda. Ancak bu kez, zamanın onlara sunduğu fırsat çok daha kırılgan…
Birbirlerine umut olabilecekler mi, yoksa geçmişin gölgeleri aşklarının önüne mi geçecek?
devam ediyor 2h önce güncellendi
Baltalı Devrim
@fidan1
Okuma
21
Oy
11
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
7
Bir obanin kalan son iki varisinden biri...sürünerek geçen bir hayat ...şımarık ve züppe bir süt kardeş...tam bir adalet arayışı .. Yazar:Meryem Ahsen Fidan organizatör ve arka kapak tasarımcısı:Elif Gökçe Kabaağıl
devam ediyor 2h önce güncellendi
TAM AKSİ
@denizovi
Okuma
6
Oy
3
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
İpek Kılıç hayatını oyunculuğa adamış bir kadın bir anda kendisini yıllar önce bilmediği bir nedenden ötürü yanlız bırakan Aka Kıraç ile karşılaşır ve olaylar gelişmeye başlar...
devam ediyor 2h önce güncellendi
BALLININ BAYRAM
@ruhadam1944
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Havza`nın uzak köylerinden Çakıralan`da yamaçta küçük bir köy mezarlığı vardı. Bütün mezarlıklar gibi bu mezarlıkta çok hüzünlü görünüyordu. Yoldan biraz yüksekçeydi. Yola bakan duvarlarına kara çay taşları dizilmişti. Kenarlarını çeviren paslı teller yer yer kırılmış, mezarların arasını otlar bürümüştü. Halinden çok eski olduğu anlaşılan mezar taşları yana yatmış, yeşil boyalı, kavuklu taşların bazıları kopmuş yerlere düşmüştü. Hayvanlar, mezar taşları arasında serbestçe dolaşıyordu. Yeni ölenler eski ölenlere göre biraz daha şanslıydı. Onların yeşil ay yıldızlarla süslü taşları bakımlıydı. Belli ki ziyaretçileri onları yalnız bırakmıyordu. Birisinin başında selvi ağacı dimdik duruyordu. Her gün yaşlı bir kadın ayaklarını sürüyerek ziyaretine gelir, mezarın başına dizlerinin üzerine oturur, üstündeki toprağı avuçlarıyla kavrayıp, kokular mezardan gözlerini ayırmadan ağlardı. Oğluyla sesli sesli konuşur, mezar üzerindeki otları temizlerdi. Sonra ellerini göğe açıp Yüce Allah`a dua ederdi. Mezarlıktan ayrılması zor gelirdi, ayakları bir türlü eve gitmezdi.