[ Genç Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2a önce güncellendi EFSUN'UN HİKAYESİ (YARI TEXTİNG) YAZARLAR : SILA VE ZEYNA
@zeynavesila0127
Okuma
214
Oy
46
Takip
15
Yorum
0
Bölüm
8
Efsun yetimhanede büyümüş ve öğretmen olmuştur. Yıllar önce onu yetimhaneye bırakan annesi bebek battaniyesi`nin arasına bir mektup iliştirmiş ve iliştirdiği mektupta Mardinli olduğunu yazmıştır Efsun Mardin`e annesini bulmak için giderken öğretmenlik yapacağı Mardin`de bir kaç öğrencinin de hayatına dokunacaktır. Aynı zamanda bu bir aşk hikayesidir
devam ediyor 2a önce güncellendi Yenilmeyen Öfkenin Soğuk Bir Zaferi
@its_gk
Okuma
4
Oy
3
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Ring, adaletin ve gücün bir arada konuştuğu bir yerdi. O ise adaletini elinden alanlara karşı susmamayı seçti. Haksızlıkla örülmüş bir geçmiş, çiğnenmiş kurallar ve bastırılmış bir öfke… Taekwondo artık onun için yalnızca bir spor değil, kendi adaletini yeniden inşa etmenin yoluydu. Antrenörlerinin gölgesinde ezilirken aldığı kararlar, onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükledi. Bu yolun tam ortasında, birbirine tıpatıp benzeyen iki yüz çıktı karşısına. Aynı yüzler, farklı kaderler… Ve kalbin, yanlış zamanda doğru kişiye yenilişi. İkizlerin varlığı yalnızca kaderini değil, mücadelesinin yönünü de değiştirecekti. Çünkü bazı zaferler bağırarak kazanılmaz. Bazıları soğuktur. Bazıları sessizdir. Ve bazı öfkeler… asla yenilmez. Yenilmeyen Öfkenin Soğuk Bir Zaferi, bir kadının gücünü, sesini ve adaletini geri alışının hikâyesi.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Lotus Çiçeği
@emmabrokstone
Okuma
30
Oy
13
Takip
4
Yorum
0
Bölüm
20
Bu senin öldüğün gündü, benim ateşböceğim. O gün gökyüzü griydi, ama içimde senin yokluğunun karanlığı, bulutları bile aşan bir ağırlık yaratıyordu. Seni yeniden diriltmek için gökyüzü olabilir miydim? Temmuzun dördünde, yıldızlarla süslenmiş karanlık bir gökyüzü gibi seni tekrar yaşatabilir miydim? Hepimiz öleceğiz, bu bir gerçek. Ama senin gibi bir ışığın sönmesi, dünyanın adaletini sorgulatıyor Terk ettiğim için üzgünüm. Bunu senin iyiliğin için yaptığımı düşündüm. Ama hiçbir zaman doğru hissettirmedi. Sen benim küçük Versay`ımdın, parlayan yıldızım. Hastaneye gittiğimde sordular: "Ceset atılsın mı?" Bu sorunun ağırlığı altında ezildim. "Hoşça kal," diyemedim sana, gökyüzümdeki yıldızım. Ne kadar tuhaf bir düşünceydi bu; seni bir elbiseye sarma, seni kucaklama ihtimali. Hayatını yaşamalıydın, sonuna kadar. Ama senin için artık bir son vardı. Bu senin öldüğün gündü, benim ateşböceğim. O gün gökyüzü griydi, ama içimde senin yokluğunun karanlığı, bulutları bile aşan bir ağırlık yaratıyordu. Seni yeniden diriltmek için gökyüzü olabilir miydim? Temmuzun dördünde, yıldızlarla süslenmiş karanlık bir gökyüzü gibi seni tekrar yaşatabilir miydim? Hepimiz öleceğiz, bu bir gerçek. Ama senin gibi bir ışığın sönmesi, dünyanın adaletini sorgulatıyor Terk ettiğim için üzgünüm. Bunu senin iyiliğin için yaptığımı düşündüm. Ama hiçbir zaman doğru hissettirmedi. Sen benim küçük Versay`ımdın, parlayan yıldızım. Hastaneye gittiğimde sordular: "Ceset atılsın mı?" Bu sorunun ağırlığı altında ezildim. "Hoşça kal," diyemedim sana, gökyüzümdeki yıldızım. Ne kadar tuhaf bir düşünceydi bu; seni bir elbiseye sarma, seni kucaklama ihtimali. Hayatını yaşamalıydın, sonuna kadar. Ama senin için artık bir son vardı. ... Gözlerimi kapattım ve içimden yükselen sesi Bilge`ye değil, doğrudan kendime fısıldadım: "Hayatımdaki herkesi kaybettim. Kime dönsem, ellerim boş kalıyor. Peki, en çok kendimi mi kaybettim?" ...
devam ediyor 2a önce güncellendi Sessiz Anlaşma
@ilkim._
Okuma
27
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
4
Bir anlaşma uğruna evlenen iki düşman, sustukları her şeyle birbirlerini yavaş yavaş ele geçirmeye başlar.
devam ediyor 2a önce güncellendi Mozalin
@cilekli_sut123
Okuma
22
Oy
16
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
5
Açıklama bulamadım
devam ediyor 2a önce güncellendi KAT 9 DAİRE?
@seftali_delisi
Okuma
774
Oy
343
Takip
32
Yorum
930
Bölüm
29
Her şey asosyal birinin sosyal olma yolunda adım atmasıyla başladı. Birce Satürn`ün tek yerlisi isimli kullanıcı adıyla hikayeler paylaşmaya başlar. Ve bu hikayeler kendisi gibi asosyal olan birinin dikkatini çeker. Sorun bu kişinin mecazi anlamdaki cümlelerinin gerçek oluşundaydı.
devam ediyor 2a önce güncellendi Çiz ve Pişir
@yosonothere
Okuma
5
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
5
Bazı insanlar çizerek iyileşir. Bazıları pişirerek. Çiz ve Pişir, arkadaşlık, sessiz aşklar ve herkesin bilmediği sırlar üzerine. Alice’in hayalleri var ama cesareti eksik. Nabi’nin hedefleri net ama kalbi çok sakin. Bu bir “her şey yoluna girdi” hikâyesi değil. Bu, yolda olmanın hikâyesi.
devam ediyor 2a önce güncellendi GEÇİCİ GÖREV
@darkpollyanna
Okuma
316
Oy
97
Takip
13
Yorum
675
Bölüm
8
Kırılmış kalpler, silinmiş hayaller ve yıkılmış hayatlar... Onların bir çok ortak noktası vardı. Birbirlerine şans verdiklerinde bunu daha iyi anlamışlardı. Umay ve Teoman ülkenin uçlarında farklı şehirlerde yaşayan iki kişiydi. Onları bir araya getiren geçici görev olmuştu. Her ikisinin de paramparça olmuş hayatı ve duyguları vardı. Bölünmüş hayatlarını toparlamak için de birbirlerine ihtiyaçları vardı... `Tüm hakları saklıdır`
devam ediyor 2a önce güncellendi Kısa Bir Anda Uzun Uzun Kalmak
@zeynepberys
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Geçmişini ardında bırakıp yeni bir sayfa açan Kumsal, yaz aylarını değerlendirmek üzere işe başlamak ister. Üvey Babasının yardımcı olduğu bu konuda kısa sürede işe başlar. Heyecanla liseye geçmeyi bekleyen Kumsal, oradaki günlerine sabırla katlanıp hayatına devam etmek ister. Fakat beklenmedik bir anda Çağan Alp ile tanışır. Kumsal, bu tanışmanın zamansız olduğunu düşünmektedir. Zamanla içinde hissettikleri çoğalır. Yaşananlar, Kumsal`ın kalbinde derin izler bırakır. Bastırdığı duygular gün yüzüne çıktıkça, kaçtığını sandığı her şey onu kendisiyle yüzleşmeye zorlar. Bu süreçte aralarında yaşanan her şey yalnızca bir yaz kaçamağı olarak mı kalacaktır yoksa bunun ötesine geçecek ve birbirlerine karşı hissettikleri, aralarında duygusal anlamda bağ mı oluşturacaktır? Bu hikâye, insanın kendinden saklayamadıklarını anlatır.
devam ediyor 2a önce güncellendi EŞİK
@roziitta
Okuma
3
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
6
Efsun, rüyalarında gördüğü şeylerin birer hayal olmadığını fark ettiğinde, uyanık kalmanın artık bir anlamı kalmaz. Çünkü rüyalar ya çoktan yaşanmıştır ya da yaşanmak üzeredir. Gerçek ile düş arasındaki çizgi inceldikçe, Efsun iki dünya arasında sıkışır. Kaan ise bu çizginin öte yanında duran, varlığı kadar sessizliğiyle de tehlikeli bir gölgedir. Bazı gerçekler uyanınca geçmez; bazı rüyalar ise insanı geri dönülmez bir eşiğe sürükler.
devam ediyor 2a önce güncellendi ARAMIZDAKI KIVILCIM
@nisablupblup
Okuma
6
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Bir insan sizce platonik olduğu birinden vazgeçtikten sonra tekrar birine platonik olabilir mi? Sadece bir bakış delicesine sizi etkileyebilir mi? İşte bu soruların cevabı burada... Sınav senesi gelen Kardelen kendine söz vermiştir.Bu söz onun akademik başarısını büyük anlamda değiştirecek bir söz.Ama Kardelen sınav senesi karşılaşacağı engellerin farkında değildi...
devam ediyor 2a önce güncellendi Tehlikeli aşkın kodları
@lunvia_20
Okuma
5
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Evde sıkıp bir şirketin güvenlik sistemine sızdım ne olabilir ki ..... Bora karasu ile tanışırsın
tamamlandı 2a önce tamamlandı Uğur böceğim
@yasin.78
Okuma
153
Oy
2
Takip
5
Yorum
1
Bölüm
18
BÖLÜM 1 – BİR DİZİYLE BAŞLAYAN TESADÜF Bazı hikâyeler büyük olaylarla başlamaz. Ne fırtına vardır ne gök gürültüsü… Sadece küçük bir ortak nokta, küçük bir merak ve masum bir mesaj. Elif, Instagram’da Nazlı Bulut hayranıydı. Profilinde paylaşımlar, sahne editleri, diziden kesitler vardı. Mahkûm dizisini sadece izlemiyor, hissediyordu. Karakterlerin acısını kendi içine alıyor, sahneleri defalarca izliyordu. Yasin de Mahkûm dizisinin fanıydı. Dizideki adalet arayışı, haksızlıklar, mücadele… hepsi ona dokunuyordu. Bir gün Elif’in hesabına denk geldi. Önce bir edit, sonra bir yorum… Basit bir cümle: “Bu sahne çok iyiydi.” Elif cevap verdi. Yasin tekrar yazdı. Sohbet başladı. Başta herkes gibi diziden konuştular. Hangi bölüm daha iyiydi, hangi sahnede kalpleri sıkışmıştı. Ama sonra sohbet diziden taştı. İnsan kendini güvende hissedince, kelimeler genişler. BÖLÜM 2 – ÇOCUKLUĞA AÇILAN SOHBETLER Bir gün Elif sordu: “Çocukken hangi çizgi filmleri izlerdin?” Yasin gülümsedi. Bir anda ikisi de çocukluğuna döndü. Televizyon başında geçen sabahlar, okuldan sonra koşa koşa eve gelmeler, çizgi film saatini kaçırmamak için yapılan küçük kavgalar… İsimler sayıldı. Aynı çizgi filmler… Aynı kahkahalar… Sonra oyunlar geldi konuya. Mahallede oynanan oyunlar. Düşülen dizler. Yenilen azarlar. Akşam ezanıyla biten oyunlar… Saatler geçti ama kimse fark etmedi. Çünkü bu sohbet zorlamayla değil, kendiliğinden akıyordu. Elif bazen derdini anlattı. Yasin dinledi. Yasin bazen sustu. Elif anladı. Aralarında garip ama güzel bir denge vardı. Ne fazla yakındılar ne uzak. İkisi de bunu “abi–kardeş” diye adlandırdı. Ama Yasin’in kalbi bu kelimeye sığmıyordu. BÖLÜM 3 – SESSİZCE BÜYÜYEN AŞK Yasin ilk günden beri bir şey hissetmişti. Ama bunu dillendirmedi. Çünkü Elif kırılgandı. Ve Yasin, kırılacak bir kalbi asla kendi hevesine kurban etmek istemedi. Sevgi bazen konuşmak değildir. Bazen susmaktır. Beklemektir. Yanında durmaktır. Yasin öyle yaptı. Elif güldüğünde sevindi. Üzüldüğünde içi sıkıştı. Ama hep bir adım geride durdu. Geceleri telefonu eline alıp yazmak istediği çok oldu. “Ben sana aşığım” demek istedi. Ama vazgeçti. Çünkü aşk bazen sabırla ölçülür. Elif onun güvenli alanı oldu. Yasin onun sessiz desteği. Ama kader, her zaman düz ilerlemez. BÖLÜM 4 – KOPUŞ Bir gün Nilay diye biri çıktı. Sözler söylendi. Kafalar karıştı. Ve Elif, Yasin’i her yerden engelledi. Hiç açıklama yoktu. Hiç veda yoktu. Sadece sessizlik. Yasin ilk gün anlamadı. İkinci gün kabullenmedi. Üçüncü gün içi acımaya başladı. Ama yine de kızmadı. Çünkü seviyordu. BÖLÜM 5 – SESSİZLİĞİN İÇİNDE GEÇEN ZAMAN Engellendiği gün Yasin’in hayatında zaman ikiye bölündü. Engelden önce ve engelden sonra. İlk gün kendini kandırdı. “Belki yanlışlık olmuştur.” İkinci gün kontrol etti. Üçüncü gün anladı. Elif yoktu. Mesaj atacak bir yer yoktu. Sesini duyuracak bir kapı yoktu. Sadece anılar vardı. Birlikte yapılan editler duruyordu. Eski sohbetler duruyordu. Ama konuşan yoktu. Yasin geceleri telefonu eline alıp boşluğa baktı. Yazamadığı cümleler boğazına dizildi. Bazen öfkelendi, bazen sustu. Ama hiçbir zaman sevgisi azalmadı. Çünkü gerçek sevgi, karşılık beklemez. Gerçek sevgi, yoklukta da var olmayı becerir. Aylar geçti. Mevsimler değişti. Ama Elif’in adı Yasin’in içinde aynı yerde kaldı. BÖLÜM 6 – ENGEL KALKTIĞINDA Bir gün… Sıradan bir gün. Telefon ekranı yandı. Bir bildirim geldi. Yasin önce inanmadı. Elif. Kalbi hızlandı. Parmakları titredi. Mesaj kısa ama ağırdı: “Özledim seni.” Yasin durmadı. Düşünmedi. Beklemedi. “Ben de seni özledim.” O an yıllar eridi. Sessizlik dağıldı. Hasret konuşmaya başladı. Konuşmalar sanki hiç kopmamış gibiydi. Ama aslında her kelimenin altında bir özür, bir özlem, bir pişmanlık vardı. Kimse geçmişi kurcalamadı. Kimse hesap sormadı. Çünkü ikisi de biliyordu: Bazı şeyler konuşulmasa da anlaşılır. BÖLÜM 7 – KARA KEDİ VE UĞUR BÖCEĞİ Nazlı Bulut hesabı kapandı. Elif değişti. Büyüdü. Yeni adı: Uğur Böceği. Yasin bunu gördüğünde içinden bir şey koptu ama güzeldi. O da değişti. Kendine yeni bir isim seçti: Kara Kedi. İki sembol… İki zıtlık… Ama aynı hikâye. Yine editler başladı. Yine mesajlar. Ama bu sefer arada görünmeyen bir bağ vardı. Abi–kardeş gibiydiler hâlâ. Ama kalpler bunu inkâr ediyordu. Yasin artık kaçamadığını anladı. Bu sevgi konuşulmak istiyordu. BÖLÜM 8 – DÖRT YILIN SESSİZ İTİRAFI Yasin uzun süre sustu. Çünkü bazı cümleler söylenince geri alınamazdı. Elif’e karşı hissettiklerini içinde taşıdı. Her mesajda biraz daha ağırlaştı bu yük. Artık “abi–kardeş” kelimesi boğazında düğümleniyordu. Bir gün karar verdi. Ama bu karar acele değildi. Bu karar, dört yılın sonucuydu. Yasin sevgili olmayı istedi. Ama dayatmadı. Elif’e zaman tanıdı. Çünkü sevgi, karşı tarafın rahat nefes almasına izin vermeliydi. Elif düşündü. Arkadaşlarına sordu. Anlattı. Tarttı. Ve sonunda dedi ki: “Evet.” O an Yasin için dünya sustu. Çünkü beklenen bir şey gelince insan sevinçten bağırmaz, sessizleşir. Yasin her şeyi anlattı. Tanıştıkları ilk günden beri hissettiklerini… Neden sustuğunu… Neden beklediğini… “Ben sana dört yıldır aşığım” dedi. “Yeri ve zamanı bekledim.” Elif dinledi. Ve anladı. BÖLÜM 9 – AŞKIN SINAVI Sevgili olmak masaldı. Ama masallar da sınavlarla doluydu. İlk zamanlar güzeldi. İltifatlar… Uzun mesajlar… Gelecek hayalleri… Ama sonra küçük yanlışlar oldu. Yanlış kelimeler. Yanlış zamanlamalar. Tartıştılar. Barıştılar. Yine tartıştılar. Ve Yasin her seferinde durup aynaya baktı. “Benim yüzümden” dedi. Kaçmadı. Savunmaya geçmedi. Çünkü sevgi, hatayı kabul edebilme cesareti ister. Elif zor affetti. Ama Yasin daha zor vazgeçti. Bir gün Elif açıkça söyledi: “Bir kere daha olursa giderim.” O cümle Yasin’in içine kazındı. O günden sonra kelimelerini tarttı. Sessizliğini bile dikkatle seçti. Çünkü bu aşk, kaybedilecek bir şey değildi. BÖLÜM 10 – AİLEYE UZANAN YOL Elif bir gün annesinden bahsetti. Ses tonu farklıydı. Heyecanlıydı. Yasin anladı. Bu hikâye artık iki kişilik değildi. Elif annesine Yasin’i anlattı. Az az… Ama umutla. Bir gün Elif güldü. “Annem gelinlik altı çorabı almış.” Yasin şaşırdı. Kalbi hızlandı. Sonra o cümle geldi: “Seni kaynana yapacağım.” Bu bir şakaydı belki… Ama bazı şakalar gerçeğin provasıdır. Yasin o an anladı: Bu sevgi sadece bugün için değildi. Bu, bir ömürlük yolun başlangıcıydı. SON SÖZ – BİTMEYEN HİKÂYE Bu hikâye burada bitmiyor. Çünkü gerçek aşklar kitaplarda bitmez. Yasin bekledi. Hata yaptı. Kabul etti. Ama sevmekten vazgeçmedi. Elif sabretti. Korktu. Ama kalbini açtı. Kara Kedi ile Uğur Böceği Zıtlıkların değil, Sabırla kazanılmış bir sevginin hikâyesi oldu. BÖLÜM 11 – KORKUYLA SEVGİ ARASINDA Sevgi büyüdükçe korku da büyür. Çünkü insan, değer verdiği şeyi kaybetmekten korkar. Yasin artık Elif’i “sahip olunacak biri” gibi değil, “emanet” gibi görüyordu. Yanlış bir söz, yanlış bir sessizlik her şeyi yıkabilirdi. Bazen Elif susuyordu. Yasin o suskunlukta bin ihtimal kuruyordu. Yanlış mı söyledim? Yanlış mı hissettirdim? Elif ise kendi içinde mücadele ediyordu. Bir yanda sevgi… Bir yanda geçmişten kalan kırgınlıklar. İki insan da aynı şeyi istiyordu aslında: Huzur. Ama bunu nasıl kuracaklarını öğrenmeye çalışıyorlardı. BÖLÜM 12 – “BENİM SUÇUM” DEMEK Bir tartışma daha oldu. Sesler yükselmedi belki… Ama kalpler yoruldu. Yasin durdu. Kaçmadı. Suçu başkasına atmadı. “Benim suçum” dedi. Bu cümle kolay söylenmez. Çünkü insanın egosunu yaralar. Ama sevgiyi büyütür. Yasin şunu biliyordu: Hatasını kabul etmeyen biri, sevgiyi hak edemez. Elif bunu gördü. Ve ilk defa kalbi biraz daha yumuşadı. BÖLÜM 13 – SABIR Sevgi sadece iltifatla olmaz. Bazen susarak sevmek gerekir. Bazen geri çekilerek… Yasin Elif’in alanına saygı duydu. Üzerine gitmedi. Baskı yapmadı. Çünkü sevgi, boğmak değil, nefes aldırmaktı. Elif bunu fark etti. Ve Yasin’in sevgisinin geçici olmadığını anladı. BÖLÜM 14 – AİLENİN GÖLGESİ Annelere anlatılan her hikâye ciddidir. Çünkü anne, kalpten önce geleceği görür. Elif annesine Yasin’i anlatırken kelimeleri seçti. Yasin’in sabrını… Saygısını… Bekleyişini… Annesi dinledi. Sessiz kaldı. Ama gözleri konuştu. O “gelinlik altı çorabı” belki küçük bir detaydı. Ama Yasin için koca bir umuttu. BÖLÜM 15 – GELECEK HAYALLERİ Bazen gece yarısı konuşmalarında gelecekten bahsettiler. Nerede yaşayacaklar? Nasıl bir hayat kuracaklar? Hayaller büyük değildi. Ama gerçekti. Birlikte çay içilen akşamlar… Küçük mutluluklar… Sessiz bir huzur… Yasin için mutluluk, Elif’in yanında normal olmaktı. BÖLÜM 16 – KARA KEDİ VE UĞUR BÖCEĞİ YİNE Kara Kedi uğursuz değildi. Uğur Böceği şans getiren bir masaldı. İkisi birlikte olunca hikâye tamamlanıyordu. Editler artık sadece görüntü değildi. Anıydı. Geçmişti. Gelecekti. BÖLÜM 17 – BİTMEDEN DEVAM EDEN AŞK Bu hikâye hâlâ yazılıyor. Çünkü gerçek aşklar “son” kelimesini sevmez. Yasin hâlâ öğreniyor. Elif hâlâ hissediyor. Ama artık yalnız değiller.
devam ediyor 2a önce güncellendi SOLİST
@zeynepppp_160
Okuma
4
Oy
0
Takip
4
Yorum
0
Bölüm
2
Soylu bir ailenin göz kamaştıran serveti içinde büyüyen bir kız… Ama altın kafes kadar dar bir hayat. Herkes onun kusursuz bir hayat yaşadığını sanırken, o geceleri kimsenin duymadığı şarkılarla hayatta kalıyor. Müziği, özgürlüğü ve kendisini… herkesten gizleyerek. Bir gün, en güvendiği arkadaşlarıyla gizlice katıldığı bir yarışma her şeyi değiştiriyor. Sahne ışıkları altında sadece sesi değil, cesareti de ortaya çıkıyor. Yeni insanlar, yeni hayaller ve asla tatmadığı bir özgürlükle tanışıyor. Fakat bu yeni dünya, tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Dinçer ailesinin veliahtlarıyla yolları kesiştiğinde, kız kendini entrikaların, sırların ve güç oyunlarının ortasında buluyor. Üstelik en başından beri yanında olan o adamla arasına giren karmaşalar, kalbinin en zor sınavı oluyor.
devam ediyor 2a önce güncellendi Sen ve Ben |Texting|
@rumeysaaay
Okuma
2.68k
Oy
441
Takip
21
Yorum
85
Bölüm
26
Aşk hepimizin içinde olan bir dosttu. Öfke aşkla gelirdi. Kırgınlık sevdiğin kişiye karşı olurdu. Özlem onun sesini her dakika duymak isterdi. Acı hep içindeki organdı. Eflatun hayalleri için savaşan genç bir kızken ilk aşkına duyduğu sevgi hiç bitmiyordu. Pamir onu görmezden gelen sadece arkadaş olarak gören bir kişi iken gerçekleri ilk kim söyleyecekti. Arkadaşlar ve aşk ... Bu ad ile yazılan ilk kitap. Fikir çalması lütfen yapmayınız.
devam ediyor 2a önce güncellendi Savaşın ortasındaki masumlar
@betul_1647
Okuma
2
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
9
Lavinya, anlamı ölüm çiçeği olan. Altuğ, anlamı güçlü lider olan. Lavinya, çocukluğunun bir kısmına kadar mutlu yaşayan bir kız çocuğuydu. Fakat 7 yaşından sonra esareti başlamıştı. Bu esaret altında içindeki çiçeği soldurmadan büyütmeyi denemişti. Altuğ ise, doğduğundan beri bir savaşçı olarak büyütülen, bir lider olması için büyütülen bir çocuktu. Masumdu, her çocuk gibi masumdu. Fakat bu kanlı savaşın ortasında masumluğunu ne kadar koruyabilirdi? Karahanlar ve kuzgunlar, iki dost aileydiler. Bir şirketi beraber yönetiyordular. Ta ki kuzgunlar kendi çıkarları için şirketin bilgilerini sızdırana kadar. O zaman iki aile içinde yol görünmüş, düşmanlık ve nefret bir sarmaşık gibi hanelerini sarmıştı. Lavinya ve Altuğ ise bu düşmanlığın tam ortasında büyüyen iki çocuktu. Fakat artık büyümüşlerdi. Lavinya babasının ölümünden sonra aileleri konusunda söz sahibi olmuştu. Ama kaderin onlar için çizecekleri yolu henüz bilmiyorlardı.
devam ediyor 2a önce güncellendi KURA
@asyakitasi_
Okuma
295
Oy
68
Takip
5
Yorum
61
Bölüm
12
Ses yeteneği olan bir kızın gitariste ihtiyacı vardır. Fakat seçenek çok olduğu için kura çekilir. Çıkan kişi ise kıza yıllardır aşık olan Poyraz`dır. ~ALINTI "Devo spiegare una cosa alla donna che in futuro sará Mia moglie." "Hangi dil bu?" "İtalyanca" "Ben random attın sandım." Beni öldürüyorsun, la Mia donna." , "La Mia donna, sevdim bunu. Sana artık hep böyle sesleneceğim, Solin."
devam ediyor 2a önce güncellendi KAYIP
@yalmenvanta
Okuma
6
Oy
6
Takip
1
Yorum
6
Bölüm
3
"Herkes onun bir pırlanta gibi parladığını sanıyordu; oysa Saye, o parıltıyı yaratmak için ruhundaki karanlığı yakan bir ateşti. Işığın altında duruyordu ama sadece gölgelerin dilini konuşuyordu."
devam ediyor 2a önce güncellendi ŞARAP LEKESİ/KARAT
@sinemmyyys
Okuma
3
Oy
1
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
2
Şarap Lekesi / Karat Bazı aşklar cesaret ister. Bazıları suskunlukla büyür. Bazılarıysa bir iz gibi kalır; silinmez, unutulmaz. Lal, İstanbul’un kalabalığında hayatı seven, güneşe benzeyen bir kadın. Karan, Afyon’un sessizliğinden çıkıp kelimelere ve şiirlere tutunan bir adam. Yolları bir düğün gecesinde, bir kadeh şarabın kenarında kesiştiğinde ikisi de bunun sıradan bir karşılaşma olmadığını hisseder. Geçmişin gölgesi, geleceğin belirsizliği ve verilmesi zor kararlar… Zaman ilerledikçe şehirler değişir, insanlar susar, duygular derinleşir. Ama bazı anlar vardır ki kader onları bırakmaz. Şarap Lekesi / Karat; yarım kalan cümlelerin, suskunlukların, tutkunun ve silinmeyen duyguların romanı. Bir gecede başlayan, zamanla derinleşen ve iz bırakmayı seçen bir aşkın hikâyesi.
devam ediyor 2a önce güncellendi imkansız
@berfin.65
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bazı insalar bir odaya girildiğnde farkedilmez. Bazılarıysa hiçbir şey yapmadan iz bırkaır. Gökçe yılmaz sesizliği yanlış anlaşılacak kadar derin,bakışlaır gereğinden fazla şey anlatacak kadar keskin bir kızdI. kimse onun ne düşündügunu tam olarak bilemezdi çünnkü Gökçe,kelimelerden çok suskunlukla konuşmayı seçerdi.hayat ona erken yaşta güçlü olmayı öğretmişti ama bu gücün bedelini de yine yanlızlıkla ödetmişti. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayatı vardı.Okul,insanalar,günler...Hepsi olmasın gerektiği gibi görünüyordu.Ama hiçbirşey göründüğü kaadr basit deildi. Çünkü bazı hikayeler gülümsemelerin arkasında başlar.Ve bazı sırlar, tam da en sesiz insanlarda saklanır. Sabah alarmın sesiyle uyandım. ama uyanmak istemiyordum tam kafamı tekrar yastığa koyup uyuyacaktım ki annemin gökçe hadi kalk kahvaltı hazır demesiyle uyandım. bende istemeyerk kalktım ve mutfaa gittim annem babamla kahvaltı hazırlıyordu. günaydın tatllım dedi bende günaydın sanada anne dedim. ve masaya oturdum kahvaltı ettik sonra annemle okul hakkında konuştuk önce giidp biraz alışveriş yapıp sonrna okula gidecektik kayıt için kahvaltıdann sonra üstüme sarı bir kazak altımada beyaz bir pantolon giydim ve yola çıktık. Yolda annemle biraz konuştuk. Sonra okula vardığımızda önce müdürüm odasına vardık. Okul eski okulum gibi pek bakımlı ve güzel deildi. Kayıt yaptırdık ve annemle vedalaşıp sınfıma doğru gittim. Sınıfa girdiğimde masada sakızı şapırtarak çiğneyerek çiğneyen kızlar vardı. Bende oturacak bir yer aradım ve gidip boş bir yere oturdum. Sonra ders zili çaldı. Ve sınıfa hoca geldi. Uzun boylu uzun saçlı orta yaşlarda bir kadındı. Sonra adını aylin diye bıldıgım hoca evt arkadaşlar sınıfa yeni bir akadaşınız geldi. Ve bana bakarak kendini tanıt lütfen dedi. Ben gökçe yılmaz babamın işi yüzünden buraya taşınmak zorunda kaldık deıdm. Ve öğretenin bakışıylada yerıme oturdum. Ve o an beni çoktandır izleyen biri gözüme çarptı uzun boylu, esmer tenli bir çocuktu ve beni dikkatle süzüyordu ona baktığımda ise kaşlarını çatıp hemen önüne döndü aman tanrım çok etkileyiciydi. Ve o anda zil çaldı sonunda. Karnımın guruldamasıyla kantini aramaya başladım. Karşıma çıkan ilk kişiye kantinin yerini sorudm. Ve nihayet buldum kantin fazla eski püsküydü ve bakımsızdı. Ve sonunda kuyruk sırasına giirp yiyecek bişeyler alıp sınıfa çıktım.Ve daha ilk ısırığı almamıştım ki bir ağlama sesi duydum. Sınıfın en köşesinde kıvırcık saçlı bir kız oturup ağlıyordu. Yanına gidip oturdum ve neden ağladığını sordum bana bakarken elleri titriyordu. Sonra bana önemli birşey yok dedi ve dahada ağlamaya başladı . Sonra onu sakinleştirip cebımden bir mendil çıkarıp burnunu silmesi için verdim. Sonra adını sordum. -Ayça neden ağlıyorsun -sınavdan kaldım ve çok başarısızım. Biraz şaşırdım ama olabilirdi ve motivasyon verdim sonrada biraz dertleştikten sonra arkadaş olabiriz isersen dedim. -cidden mi evet,hem neden olmasın dedim -güldüm tm dedim Ve o anda zil çaldı ve yerlerimize geçtik. Ayça yanımda oturdu.Sonra sınıfa herkes girmeye başladı ve o çocukta çok etkileyici duruyordu ve tabii birazda soğuk bakışlıydı.Ve yanında da iki üç çocuk vardı onlarda onun gibi soğuk bakışlıydılar ama korkunçtular. Ve o an gözlerimiz buluştu ve koyu gözleri bana soğuk bakışlar attı. Tamda o anda Ayça beni dürttü. -Kızım neye bakıyorsun hiç hiçbirşeye dedim. -Emin misin sanki gördüklerim Kaanı kestiğini söyedi. Ne Kaan mı adı kim o çocuk -wayy Ayça hanım Kağana mı tutuldun. Yo nerden çıkarıdn hem senin başka işin yok mu -Tm tm ama o çocuğa bulaşma bence tehlikeli biri... Biraz bilgi versene -Kızım ne bilgisi çocukta her bok var Cevap verecektim ki o anda sınıfa bahar hoca girdi. Evet çocuklar açın kitapları ders işliyecez. Derste hep onu düşündüm aşık oldum mu bilemedim ama merak duygusu kapladı beni...Ve zil çaldı okul bitmişti. Ayçayla hazırlanıp okuldan çıktık ve yolda biraz sohbet ettik ailelerimizden bahsettik neden burada olduğumdan neden buraya taşındığımızı... Sonra telefon numaralarımızı alıp ayrıldık zaten evlerimizin arasında 2 sokak vardı. Eve geldiğimde annem mutfakta yemek yapıyordu beni görünce -Tatlım geldin mi üstünü değiştir bende sofrayı kuruyorum. Hmm tm anneciğim dedim ve odama çıktım üstümü değistirip hafif bir makyaj yaptım ve aşağıya indim.anneme sofrauyı kurmada yardım ettim. Ve yemek yedik sonrada anneme babamın ne zaman iş seyahatinden döneceğini sordum. Anem de daha gelemeyeceğini söyledi. Ve sonra yemek bittiğinde sofryaı toplaıdm ve annemle mısr patlatıp bıraz abur cubur alıp film keyfi yapmaya başladık korku flimi seçtik. Biraz korkunçtu ama iyiydi ve flimin ortasında uykum gelmeye başladı ve anneme uyumaya gideceğimi söyleyip yanağından öptüm ve odama gittim. Ve odama geçip biraz telefonu karıştırdım, sonra da yatağa geçip uyumaya çalıştım göz kapaklarım yavaş yavaş ağırlaşıyordu...
devam ediyor 2a önce güncellendi Kırık Adalet
@xzarius
Okuma
360
Oy
124
Takip
5
Yorum
50
Bölüm
22
“Daha kaç kurban gidecek böyle? Kaç kişinin daha ölümünün sebebi olacağım? Bir kelebek uğuruna oluşan bu ayaklanma, ay ışığına ne zaman kavuşacak? Daha ne kadar tahammül etmem lazım bu karanlığa?” İki polis. İki ebeveyn. İki can. Sadece onların değil, küçük bir kızın da ölümüne sebep olan kurşunlar. Geçmişin yemin ve sözleriyle yaşamaya yemin etmiş, bildiklerinden fazlası olduğunu fark eden bir kız. Gerçekler açığa çıkınca o kişiyle empati kurmam doğru muydu? Ona acımam normal miydi? Benim verdiğim ifade sonucu içeri giren bu adamı sekiz yıl sonunda kendi laflarımla kurtarmak, savunmak ve onun için çabalamak hedefime ulaşmam için bir basamaktan mı ibaretti? Tüm bu karışıklık, çelişki, yaşananlar ve yaşanacaklar, adaletin kırılmış, hatta harabeye dönmüş olduğunun göstergesi değildi de neydi?
devam ediyor 2a önce güncellendi NOVA (Gönülden Kaybolan Yıldız)
@ymaiii0
Okuma
9.4k
Oy
861
Takip
237
Yorum
207
Bölüm
28
DOĞU`NUN ASİL KADINLARI SİZ SUSMAYACAKSINIZ ÇÜNKÜ İHRA NOVA SİZİN SESİNİZ OLACAK, SİZİN ELİNİZİ ASLA BIRAKMAYACAK!! Kader bir örümcek misali hırsla ilmek ilmek ağlarını örmekte.. İhra Nova Zadeoğlu & Mir Mirhanoğlu ......Alıntılar..... "Mehir olarak ne istiyorsun kızım?" "Sadece talak hakkı ve Mir Ağa`nın yanından ayırmadığı silahını istiyorum", diyerek İmamın sorusunu yanıtladım. Mir Mirhanoğlu "Düğünde takılan takılar, kilosunun 5 katı altın, Dubaideki şirketlerimin yüzde elli bir hissesi, Van`da ki, Urfa`da ki, Antep`te ki bağların yüzde elli bir hissesi ve son olarak İstanbul ve İzmir`deki villanın tapusu", diye kendi isteklerini sıraladı. "Babaların vedası en ağırıdır derdi dedem. Kız evlat babanın incisidir. O inciyi başka birine teslim etmek çok zordur kopamazsın öyle kolay kolay demişti. Şimdi hiç beklemediğimiz bir anda ayrılık acısı benim dağ gibi babamın omuzlarına bindirilmişti. İlk defa çaresizlikten omuzlarının düşüklüğünü, boynunun büküklüğünü ve ağladığını görmenin acısı da benim omuzlarıma yüklenmişti..." "Anne yüreği hissedermiş evladını. Hissetmişti benim annem yürek yangınımı ve elinden hiçbir şey gelmediği için ışıl ışıl gözlerini gölgeler sarmıştı. İki gözümden öpmüştü. Beni senden kopardılar, ayrılık getirdiler der gibi. Bir anneye beklenmeyen vedanın ağırlığı yüklenmişti. Yüreği kanatılmıştı..." "İlk defa bir kızın ağabeyinin koluna girmesi bu kadar zordu. İlk defa bir ağabeye kız kardeşine kolunu uzatması bu kadar zordu. Çünkü bu defa uzatılan kol sözsüz bir elvadaydı..." Bu kitap tüm kadınlara, kızlara, annelere ve kızlarına, sesi kesilenlere...
devam ediyor 2a önce güncellendi DİLPESEND
@remisaa_
Okuma
313
Oy
58
Takip
52
Yorum
34
Bölüm
2
Umut Apartmanı, dışarıdan bakıldığında sakin bir binadır. Oysa aynı koridoru paylaşan hayatlar, fark edilmeden birbirine temas eder. Kapılar kapanır, sesler susar ama hiçbir şey tamamen gizli kalmaz. Bu apartmanda büyüyen Asel, güçlü durmayı ve sınır çizmeyi erken öğrenmiş genç bir kadındır. Düzenli görünen hayatı, günlük rutinler ve küçük mücadelelerle ilerlerken; apartmanın en tanıdık yüzlerinden biri olan Ahlas, bu düzenin hiç eksik olmayan bir parçasıdır. Ahlas, görev bilinci yüksek bir polis memurudur. Asel için fazla müdahil bir velet, Ahlas içinse Asel, her an başına iş açabilecek bir ufak belâdır. Aynı binada yaşamak, onları sürekli karşı karşıya getirir; bu karşılaşmalar zamanla basit bir komşuluk ilişkisinin ötesine taşar. Umut Apartmanı’nda geçen bu hikâye; gündelik hayatın içinden çıkan çatışmaları, dayanışmayı ve insan ilişkilerinin görünmeyen yönlerini ele alır. Sessiz görünen yaşamların aslında ne kadar hareketli olabileceğini, küçük anların büyük kırılmalara nasıl dönüştüğünü anlatır. Bazı insanlar yan dairededir. Bazı hikâyeler ise, kaçınılmazdır. Yayın Tarihi: 05.01.2026 ❀ Kitabımın tüm hakları bana aittir! (Ç)alınması durumunda gerekli işlemler tarafımca yapılacaktır! Kopyalanmasına kesinlikle iznim yoktur!!! Kapak tasarımı: thenazll_
devam ediyor 2a önce güncellendi Frezya Güneş'i
@nazsolin
Okuma
57
Oy
25
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
5
Güneş genç yaşta ailesini bir araba kazasında kaybetmiştitir. Fakat bu bir kaza değildir. Güneş büyür ve kardeşiyle yaşamaya başlar. Devamında ise erkek ana karakter ile tekrar dan tanışır.
devam ediyor 2a önce güncellendi Oyun Bozan
@palvinlerdenasli
Okuma
91
Oy
28
Takip
3
Yorum
26
Bölüm
8
Yalnız kalmak tehlikeliydi, hemde hiç olmadığı kadar. Eskiden yalnız kalınca hatıralarımdan kaçarken şimdi bir bedene sıkışmış canavarlardan kaçıyordum. .... Kitap tamamen kurgusaldır, gerçek kişilerden oluşmamaktadır. Var olan bölümleri platforma göre düzenlenip o şekilde atılacaktır.
Önceki
527/60
Sonraki
Loading...