[ Askeri ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1a önce güncellendi SON KURŞUN
@fatma_14
Okuma
9
Oy
4
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
1
    1. BÖLÜM Şans Diye Birşey Yoktur!  “ Oğulcay !" diye bağırdı Tugay  sondaki ‘y`harfini uzatarak gözümü açasım hiç yoktu , olucakları zaten tahmin ediyordum. “ Aaaa vallahi şakaydı, Timur Selçuk yardım etsenize lannn ." diye bağıran aptal da Oğulcay`dı  .“Valla hakettin adama yapmadığın kalmadı ,kuklaya çevirdin. "diyen Timur `du . “ Bu sefer gebertirim lan seni  " diye bağırıyordu Tugay  “ uykumu siktiniz şurda rahat uyuyamayacak mıyım? " diyerek  yataktan doğruldum ,karşımda  savaş alanı gibi bir alan vardı .Her  yer birbirine girmiş Tugay  Oğulcay`ın boğazına yapışmış  Timur `da   benim yattığım ranzanın altında oturmuş gülerek  Oğulcay`la Tugay`ı izliyordu  ranzadan atladım  . Timur bu anı inişimden korkmuş olacak ki  kalbini tutarak bana bakıyordu  hayırdır  der gibi kafamı salladım .Timur “ ruhumu teslim ettim abicim." dedi. Oğulcay`ın “ lan geberiyorum, asıl ruhu giden benim. Ruhumu tavada biber ve tuzla kavurup yiyecek bu. " gelen boğuk sesle başımı arkaya çevirdim  Oğulcay`ın yüzü morarıyordu Tugay `ın sırtı bana dönüktü ve yaklaştığımı görmemişti  omzuna elimi  koydum ve hafifçe sıkmamla irkildi . Bana döndü ve  siyah kalemle burnunun altına bıyık ve çenesinede sakal çizilmişti .Gülmemek için kendini sıktım  “yakışmış" dedim . Omzuna iki kere vurdum ve “hadi git yıka 12.27 de  binbaşı bizi  toplantıya çağırdı " dedim .Tugay kafasını iki yana olumsuz hava salıyarak“Çıkmıyor." dedi nerdeyse duyulmıyacak bir sesle .Oğulcay`a döndüm pis pis sırıtıyordu   ona baktığımı bile farketmemişti “Kaç gün sonra geçicek bu ." dedim Oğulcay  da kalbini tutarak  yerinden sıçradı  “b- be- beş " dedi çok  korkmuş gibi ama o benden bile korkmıyacak bir aklı var,  saatte baktım ve  12.13 `dü    dolaba ilerledim içinden yeşil tişörtümü aldım “ hadi,  127 tur koşmak istiyorsunuz sanırım " dedim,   üzerimdeki buluzu çıkartırken  kapı açıldı  .Tabiki kapıyı çalmadan içeri giren benim avanak kardeşim  “hadi sizi bekliyorum iki saattir  " dedi Eylül  .Tişörtümü  giymem bitince  “kapıyı çal Eylül , hadi diğerleri üzerlerini deyiştiriyor olsa "dedim  Oğulcay arkadan  “merhaba eylülümmm benim " diyen sesi çok heycanlı çıkmıştı.Ben ona omzumun üzerinden bakmamla “ yani şey öyle azımdan kaçtı ." dedi ,bana yavru köpek bakışlarıyla  “ çok çirkin oluyorsun yapma  ve eyer o çeneni kapatmışsın ben kapatıcam"  dedim. “Tamam ben bekliyorum kapının önünde o zaman  "dedi Eylül ve kapıyı kapattı .  Diğerleri daha yeni giyinmeye başlarken ben siyah botlarımı giyiyordum bile  . Lojmandan çıkınça  Eylül hemen yanıma geldi  “abi bu tim çok iyi ya iyiki asker olmuşum" dedi “ abicim askerlik kolay değil bakma sen bizimkilere  onlar her şeyi eğlenceye çevirir hele Oğulcay" dedim. Eylül bana yetişmek için koşar gibi yürüyordu   “ bence Oğulcay çok komik  ve yakışıklı " demesiyle durdum  Eylül`de durunca   ona baktım  kafamı omzuma yatırdım kaşlarımı  çattım “ komik ve yakışıklı  " dedim  sakin bir sesle “ abi çatma kaşlarını zaten çatık erkenden kırışacaksın bak.   " dedi konuyu değiştirmek için “ konuyu değiştirme!"   dedim  ama beni duymamış gibi  yürümeye devam etti.  Toplantı başlamıştı. Tugah hala gelmemişti umarım ceza almazdı .binbaşının açtığı görselde arşımızda kocaman bir harita vardı . Haritanın bir noktasında  kırmızı noktalar artmıştı  Ahmet binbaşı  sonunda konuştu “ Bu gördüğünüz harita Teretüstlerin  kaldıkları yerler , gördüğünüz kırmızı noktaların artığı yer ise kaldıkları yer olarak düşünüyoruz .15 gün önce bir askerimizi o bölgeyi gözetleme için göndermiştik ama   son 24 saattir haber alamıyoruz  bize verdiği son bilgi birsürü sivil getiriyorlarmış maraya  teröristler baya bir kalabalık  . " dedi harita da ki kırmızı noktaların birleştiği yerlere bakarak  Tugay gelmemişti daha  yüzündeki boyayı çıkarmakla uğraşıyordu . Kapı çaldı binbaşı “gir" demesiyle içeri girdi bu Tugay `dı  . Binbaşı Tugay`ın yüzüne baktı çizil bıyık ve sakalı  çıkaramamıştı Oğulcay  gülmemek için kendini zor tutuyordu “ kim yaptı bu aptalca şakayı " dedi binbaşından beklenmeyecek bir sakinlikle  Oğulcay  elini teredütle havaya kaldırdı. “ tabi Oğulcay yapar başka aptal yok zaten " dedi binbaşı  Timur   gülmemek için büyük bir çaba gösteriyordu  bunu kızaran yüzünden anlamak elbette kolaydı  .  Tugay yerine oturdu Eylül de Timur gibi gülmemeye çalışıyordu   . Binbaşı başka bir görsel açtı bu fotoğrafta sarışın bir kadın vardı  mavi gözlü “ Bu Rüya  az önce bahsettiğim asker   bize bayağı bir bilgi verdi ama sanırım yakalandı  onu ve sivilleri kurtaracaksınız  bu askeriyede en eğitimli ve başarılı tim bu tim  bu yüzden sizi seçtik     bu gün akşam oraya baskın yapılacak. İlk siz  gideceksiniz destek ekip arkadan gelicek  destek ekip gelene kadar bir çılgınlık yapıp sivillerin ve askerin hayatını tehlikeye atmayın  " dedi kapıya ilerledi “ Selçuk gel buraya" dedi  . Yerimden kalkıp binbaşı ile dışarı çıktım  “ Selçuk  bu operasyonu sen yöneticeksin   sana güvenebilir miyim? " dedi   “ Herzaman komutanım " dedim   hafif yüksek bir tonda    . Yüzünü bana döndü  “ aferin asker baban gibi yiğit bir asker olucağından şüphem yok  " dedi. Babam son çıktığı görevde bir bomba  nedeniyle hafızasını ve aklı dengesini kaybetmişti  şuan kesin  hastane odasında mışıl mışıl uyuyordu  o çok başarılı bir askerdi herkez beni ona benzetir onun gibi başarılı bir asker olucağımdan bahsederlerdi. Binbaşı yürümeye devam edince peşinden gittim  “ bu görevi  hiç kayıp vermeden bitirmeye çalış asker. İyi geceler. " dedi ve uzaklaşmaya başladı bense “ Sağolun binbaşım " dedim hazır olda. Toplantı odasına geri döndüğümde ortalık birbirine girmişti   etrafta koşturan Oğulcay onu kovalayan Tugay gülme kırizine giren Timur ve Eylül.  Oğulcay masanın etrafında bir o yana bir bu yana koşuyordu en sonki durak noktası ben olmuştum . Oğulcay kafasını benim gögsüme çarptı  ve geri sendelenerek Tugay ın üzerine düştü  “ Lan ayı yavaş   " diye bağırdı Tugay Oğulcay ise  bana bakıyordu gözlerindeki parıltıdan koymuştum aşık gibi bakıyordu adam resmen . “ Ne bakıyorsun lan " dedim. Oğulcay aya kalktı ve bana sarıldı “kahramanım" dedi büyük bir sevinçle  . Timur “ooo abicim namus gidiyo " dedi gülerek  Tugay da hayretle  bakıyordu  “ hayatımı kurtardın bikerecik öpiyim" dedi   ayağının üzerinde yükseldi uzundu ama ben daha uzun olduğum için anca  ulaştığı yanağıma  tam öpecekken Oğulcay` ı  ittim “ Höst lan ! "dedim . Oğulcay yine Tugay`ın üzerine düştü   “ ya abicim ne istiyorsun  bikerecik ölseydim hayatımı kurtardın " dedi Oğulcay çok alınmış gibi. “Bak hala  öpiyim diyor alın şunu işimiz başımızdan aşkın  zaten  Geberticek kendini bana " dedim  masaya ilerlerken  az önce binbaşının baktığı dosyaya baktım    baya zorlu bir görev olucaktı .     Saat baya bir geç olmuştu ama sonunda marayı bulmuş ve gözetliyorduk destek ekip sabaha yakın gelecekti. Şu an sadece beş kişiydik ben, Eylül, Oğulcay, Tugay ve Timur  vardık. Eylül`e gelme tehlikeli desemde inat etmiş ve gelmişti bu kız beni çıldırtacaktı kesinlikle  . Yarım saattir marayı izliyorduk   giren çıkan beli olmuyordu çok kalabalıklardı  destek ekip gelmeden saldırırsak hayatta kalmamız imkansızdı  bunu düşünmek bana acı verdi    imkansız kelimesini babam asla kullanmazdı  , hafızasını kaybetmeden önce  bana ‘ imkansız diye birşey yoktur  oğlum  ` derdi  onu düşünmek içimde büyük bir acıyı ve ateşi harladıki  beni içten içten bitiriyordu bu his  . “ Abi,abiiii" Kardeşimin sesi ile ona döndüm anneme çok benziyordu  annemi yıllar önce teröristler tarafından kaçırılmıştı çeşitli işkencelere öldürmüşlerdi  .          “ Ooooo bu yine dalıp gitti hu hu  Selçuk  " dedi Oğulcay  ona döndüğümde  bakışlarım sertleşmişti  “ sanırım hala kızgın  aaa olmuyor  öpiyim dedim sadece sense beni itin ben orda kafamı masaya vursam  da kan kaybından gebersem ‘ kardeşim ` diye üzülürdün .  asıl benim sana sinirli olmam lazım da kıyamıyorum sana koca ayı " dedi   son cümlesine kadar yüzüne buş boş bakıyordum ama koca ayı lafını duyunca  şalterler attı . “ ben sana göstereceğim koca ayıyı"  dedim tehditkar bir sesle.  “ abicim vallahi şakaydı   hani bi tane çizgi film var ya  maşa ile koca ayı diye ordakinden bahsettim ben . " dedi. “ seni o çizgi film in içine sokmamı istemiyorsan kapa o kırık çeneni   yoksa ben bi kapatırım birdaha asla açılmaz " dedim ve maraya baktım hareketlilik vardı . Operasyonu farketmişlerdi     aramızda hain vardı  bu benim timimden  değildi  kesin toplantı odasına ses kayıt cihazı yerleştirilmişti. Şimdi saldırmazsak  teretüstler sivilleri ve askeri alıp gidecekti    “ salsırıyoruz , plan  sızdırılmış destek ekip gelesiye kadar çatışmamız lazım . " dedim bizimkilere onlar bunu nasıl anladığımı sorgularken  ben telsizimi çıkarmış binbaşına  bağlanıyordum. “  Binbaşım  plan sızdırılmış destek ekip gelesiye kadar  siviller ve asker kaçırırlar  . Saldırı için izin veriyor musunuz ? "  dedim  . Bir süre sesizlik oldu “ Ölürseniz    sizi Şehit diye andırmam  birer aptal olarak anarız " dedi bu  saldırın ama ölmeyin demekti. Hafif bir sırıtışla “baş üstüne  " dedim ve  telsizi yerine koydum . Hepsi hazır olda benim komutu beklerken  “ başlıyoruz. Timur sen  arka taraftan dolaş  ikinci bir çıkış olabilir "  dedim   tamam dercesine başını salladı ve  hızla dediğim yere koşmaya  başladı   .Tugay`a   döndüm “ Tugay sen sağ taraftaki yamaçtan  bana destek vericeksin . " Oda onayladı ve belirttiğim yere doğru koştu.Oğulcaya döndüm “ Oğulcay ve  Eylül siz sol  taraftaki yamaçtan bana destek olucaksınız " dedim Eylül ve Oğulcay dediğim yere gidecekken Oğulcay`ın omzunu tutum ve durdurdum “ kardeşim sana emanet " dedim  normalde ne kadar şakacı olsada  aslında çok ciddi  olduğu zamanlar vardı  kardeşime aşık olduğunu biliyordum . Tamam dercesine başını salladı ve sol yamaca doğru Eylül ` le koşmaya başladı bende silahı  elime mühürledikten sonra    maranın yakınına  ilerledim Tugay , Eylül ve Oğulcay`ı gördüm benim ateş etmemi bekliyorlardı. Mağranın önündeki kayaya geçtim ve dışardaki ilk tererüstte sıktım .                                  💣💣💣     Mağranın önündeki ilk terörist yere yığıldığı an ortalık cehenneme döndü. Silah sesleri dağlarda yankılandı. Tugay sağ yamacın üzerinden seri atışlarla destek veriyor, Eylül ve Oğulcay sol taraftan kontrollü ilerliyordu. Timur’dan henüz ses yoktu ama arka çıkışı kontrol ettiğini biliyordum. “Sol temiz!” diye bağırdı Oğulcay. “Temiz deme lan daha!” diye homurdandı Tugay, bir kayanın arkasına siper alırken. Maranın içinden üç kişi daha çıktı. İkisini indirdim, üçüncüsü geri kaçtı. İçeri giriyorlardı. Bu iyi değildi. Siviller içerideyse canlı kalkan yapabilirlerdi. Telsizi kulağıma götürdüm. “Timur, durum?” “Arka tarafta iki nöbetçi vardı, indirdim. Küçük bir çıkış var Selçuk, ama içeriden hareket var. Kaçış hazırlığındalar.” Demek ki gerçekten plan sızmıştı. Biz gelmeden toparlanmaya başlamışlardı. “Kimse içeri dalmıyor!” dedim sertçe. “Kontrollü ilerliyoruz.” Eylül’ün sesi titrek ama kararlı geldi: “Abi içeriden kadın sesi geliyor.” Kalbim bir an durur gibi oldu. Rüya. Derin bir nefes aldım. Babamın sesi kulaklarımda yankılandı: “İmkansız diye bir şey yoktur oğlum.” El işaretiyle Tugay’a yaklaşmasını söyledim. Oğulcay ve Eylül de kayaların arasından sürünerek yanımıza geldi. “Plan değişti,” dedim alçak sesle. “Ben önden giriyorum. Tugay sağ koridoru tutacak. Oğulcay sol tarafa kayacak. Eylül arkamda kalacak. Timur arka çıkışı kapatsın. Sivilleri görmeden el tetikte ama ateş yok.” Oğulcay ciddi bir ifadeyle başını salladı. “Tamam komutanım,” dedi bu kez şakasız. Mağaranın ağzına yaklaştık. İçerisi karanlıktı, sadece derinden gelen loş bir ışık vardı. Duvarlara yaslanarak ilerledim. Kalbim göğsümü kıracak gibiydi ama ellerim sabitti. Bir dönemeçten sonra gördük. Beş sivil diz çökmüş, elleri bağlı. Başlarında iki silahlı adam. Biraz ileride, elleri arkadan bağlı, başı kanlı ama dimdik duran bir kadın… Rüya. Göz göze geldik. Beni tanımadı belki ama asker olduğumu anlamıştı. Bakışlarında korkudan çok öfke vardı. Tam o anda içeriden biri bağırdı: “Arka çıkış kapalı! Baskın var!” İşler saniyeler içinde karıştı. “Şimdi!” diye fısıldadım. Tugay sağdakini indirdi. Ben soldakine ateş ettim. Oğulcay hızla ileri atılıp sivillerin önüne geçti. Eylül bağları çözmeye başladı. Ama derinlerden ağır adım sesleri geliyordu. “Selçuk!” diye bağırdı Timur telsizden. “Kalabalık geliyor, en az sekiz kişi!” Sekiz kişi. Destek ekip henüz gelmemişti. Geri çekilemezdik. “Eylül sivilleri çıkışa götür!” dedim. “Oğulcay sen eşlik et!” “Ya sen?” dedi Eylül. “Ben geliyorum.” Yalan söyledim. Tugay yanıma geçti. “Yine kahramanlık yapma lan,” dedi dişlerinin arasından. Hafifçe sırıttım. “Çıkmayan boyayı düşün sen.” Bir patlama sesi mağarayı sarstı. Taşlar üzerimize döküldü. İçeriden ağır silah sesi gelmeye başladı. Bu artık küçük bir baskın değildi. Bu savaşın ta kendisiydi. Silahımı kavradım. “Timur,” dedim sakin bir sesle, “arka çıkışı bırakma. Kimse kaçmayacak.” Derin bir nefes aldım. “Hazır mısın Tugay?” “Doğduğumdan beri.” Ayak sesleri yaklaştı. Ve karanlığın içinden gölgeler belirmeye başladıAyak sesleri yaklaştıkça mağaranın içi uğultuyla doldu. Timur’un sesi telsizden sert ve net geldi: “Selçuk! Sayı sandığımızdan fazla. En az elli kişi var. Ağır silahları var!” Elli mi? Bu bir baskın değil, bildiğin yuva olmuştu burası. “Pozisyon al!” dedim Tugay’a. İlk dalga köşeden döndü. Kurşunlar kayalara çarparken kıvılcımlar saçıldı. Tugay sağdan bastırıyor, ben önden gelenleri indiriyordum. Ama arkası kesilmiyordu. Sanki mağaranın içi insan kaynıyordu. Tam o sırada Timur arka geçitten içeri daldı. Üzerine taş tozu sinmişti, nefes nefeseydi ama gözleri netti. “Arka çıkışta da yirmiden fazla var. Çevirmişler bizi!” Eylül sivilleri dışarı çıkarmaya çalışıyordu. Oğulcay onlara siper olmuştu. Bir patlama daha oldu. Tavan sarsıldı. Taşlar kopmaya başladı. “Çöküyor burası!” diye bağırdı Tugay. Rüya dizlerinin üzerinde sendeledi. Başı dönüyordu. Ayağa kalkmaya çalıştı ama düşecekti. Timur hiç düşünmeden koştu. Silahını omzuna astı, Rüya’yı kucağına aldı. “Çıkışa gidiyorum!” dedi. Rüya bayılacak gibiydi ama gözleri yarı açıktı. Timur’un omzuna tutundu. “Koş!” dedim. Oğulcay ve Eylül sivillerle birlikte çıkışa yöneldi. Timur onların arkasından, Rüya kucağında, mermilerin arasından geçti. Tam o sırada dev bir kaya parçası tavanın ortasından kopup düştü. GÜM! Yer sarsıldı. Tugay refleksle geri sıçradı. Ben öndeydim. Aramıza taşlar düştü. “SELÇUK!” diye bağırdı Tugay. Toz bulutu yükseldi. Önümü zar zor görüyordum. Aramızda dev kaya blokları vardı artık. Geçiş kapanmıştı. “Geri çekil!” dedim ona. “Saçmalama lan! Gel buraya!” Arkamdan bağırışlar geliyordu. Teröristler yeniden toparlanmıştı. En az kırk kişi önümdeydi şimdi. Çıkış Tugay’ın olduğu taraftaydı. Ben ise onların arasında kalmıştım. Bir an göz göze geldik. Tugay çıkış tarafında, ben içeride. Yüzünde ilk defa gerçek korku gördüm. “Çık!” dedim sertçe. “Siviller dışarı çıktı mı kontrol et!” “Sen ne olacaksın?!” diye bağırdı. Arkamdan kurşunlar kayaya çarptı. Şarjörümü değiştirdim. “Komutan benim,” dedim. “Emir veriyorum. Çık!” Tugay dişlerini sıktı.  Geri çekildi. Tam o sırada  tekrar kayalar düştü ve artık çıkış tamamen kapanmıştı. Ben ise karanlığın içinde yalnız kalmıştım. Elli kişiden fazlaydılar. Mağara daralıyordu. Toz, barut kokusu, bağırışlar… Birini indirdim. Sonra birini daha. Ama bitmiyorlardı. Babamın sesi yine kulaklarımdaydı: “İmkansız diye bir şey yoktur oğlum.” Kan omzumdan süzülüyordu. Ne zaman isabet aldığımı bile fark etmemiştim.                                      💣💣💣     Yorumlarınızı ve fikirlerinizi okumaktan zevk duyarım . Kitabın ismini ve içeriğini umarım seversiniz .
devam ediyor 1a önce güncellendi Küllerden Kalan
@zerooss
Okuma
128
Oy
14
Takip
5
Yorum
2
Bölüm
9
Küllerden Kalan, susturulmuş bir çocukluktan hayata tutunmaya çalışan bir kadının hikâyesi. Berra için tıp okumak bir meslek değil, hayatta kalma biçimidir. Mecburi görevle yolu Doğu’nun sert coğrafyasına düştüğünde, dağların sessizliği geçmişiyle yüzleşmesini kaçınılmaz kılar. Bir askerle kesişen hayatlar, ona iyileşmenin sadece bedenle değil, güvenle mümkün olduğunu hatırlatır. Bu kitap, yanıp küle dönen bir hayattan geriye ne kaldığını sorar. Ve bazen hayatta kalmak, yeniden doğmak değil; yandıktan sonra ayakta kalabilmektir.
devam ediyor 1a önce güncellendi Alev
@hayaletyazarimiz
Okuma
2.62k
Oy
249
Takip
111
Yorum
448
Bölüm
19
Savaşın ortasında
devam ediyor 1a önce güncellendi LEKE~Ateşin İçinde
@arryy4w
Okuma
8
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
"Buz ve Barut" ismini verdiğimiz bu hikaye; geçmişin karanlık lekeleriyle mühürlenmiş bir kadının, askeri disiplinin çelikten kalbi olan bir adamın sert duvarlarına çarpışını anlatıyor. Aralarındaki çekim bir aşk masalı değil, her nefeste barut kokan ve güvenin ihanetle sınandığı amansız bir irade savaşı olarak şekilleniyor. Alaz’ın sarsılmaz otoritesi Efsun’un gizemli zekasıyla her çatıştığında, sadece düşman hatları değil, kendi ruhlarındaki enkazlar da bir bir havaya uçuyor. Sonunda ise bu karlı dağlarda sadece hayatta kalanlar değil, birbirinin yarasına rağmen "biz" kalmayı seçenler gerçek zaferi kazanacak.
devam ediyor 1a önce güncellendi Beni bırakma (askeri mafya kızı)
@m.eervisss
Okuma
79
Oy
5
Takip
9
Yorum
1
Bölüm
3
Tehlikeli bir mafyanın kızı ve o mafyayı tutuklamak için gelen bir üst teğmen
tamamlandı 1a önce tamamlandı Kurt tim
@canfeza12
Okuma
11.02k
Oy
559
Takip
45
Yorum
426
Bölüm
81
Asena ailenin en sinirli insanıydı abileri bile bazen onu durduramıyor önünden çekiliyorlardı
devam ediyor 1a önce güncellendi KRAKEN KAPANI
@sultanakr
Okuma
869
Oy
175
Takip
19
Yorum
13
Bölüm
40
Su Altı Taarruz askerlerini anlatan bir kitaptır, kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür. Derinliklerin büyüsü, denizin en karanlık yüzünde saklıdır. Yüzeyin sakinliği, aldatıcıdır; sanki su, sonsuz bir sessizlik içinde duruyormuş gibi görünür. Oysa derinlere indikçe, soğukluk ve karanlık yavaş yavaş dokunuşlarını hissettirir. Her dalga, hafifçe titreyen bir fısıltı gibi; bilinmezliğin çağrısıdır. Bir grup seçkin Su Altı Taarruz ekibi, suyun altında var olan bu karanlıkla yüzleşmek üzere görevlendirildiğinde, henüz neyle karşı karşıya olduklarının farkında değillerdi. İlk adımlarını attıkları bu bilinmezlikte hem düşmanlarla hem de kendi içlerindeki korkularla hesaplaşacaklar. Fırtına yaklaşıyor ve Kraken Kapanı oluşuyor. “Derinliklerin sessizliğinde, en karanlık korkularımızla yüzleşmek zorundayız; çünkü burada, suyun altında sadece düşman değil, kendi içimizdeki canavar da uyandırılıyor.” "Tüm Hakları Saklıdır." YAZIM TARİHİ: 18.05.2025
tamamlandı 1a önce tamamlandı Bozkurtlar
@ozgeoloji
Okuma
69
Oy
5
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
4
Çatışmanın ortasında duran aptal adama bağırarak geri çekilmesini söylesem de bir şeyin üzerine çökmüş, onu koruyordu. Tüfeğimin dürbünüyle dikkatlice baktığımda bir bebek pusetinin üzerine yattığını görmüştüm.
devam ediyor 1a önce güncellendi Can borcu (gerçek ailem)
@geceisigiymiss
Okuma
1.4k
Oy
148
Takip
21
Yorum
103
Bölüm
18
Asker ve vampirmiymiş e nasıl asker olmuş?Üstüne birde doğumda bebekler mi karıştırılmış? İmkansız (yazar bensem imkanı var Ada’cım)
devam ediyor 1a önce güncellendi SKAR
@ecoslawqmi
Okuma
108
Oy
38
Takip
5
Yorum
29
Bölüm
6
Hayat, bazen hiç beklemediğin anda seni en uzak yerlere sürükler. Mira Demir, kariyerinin ilk gününde Hakkari’ye atanır; hayallerinin peşinden giderken kendini ölüm, ihanet ve bilinmezliklerle dolu bir dünyada bulur. SKAR timi, görünmez kahramanlar… Savaşın gölgesinde, görev ve hayatta kalma arasındaki ince çizgide mücadele ederler. Ama her yara izi, her karar, her adım onları daha da güçlendirir. Ve hiçbiri bilmez ki, geçmişin sırları ve karşılarına çıkacak düşmanlar, hem kalplerini hem de hayatlarını sonsuza dek değiştirecektir.
devam ediyor 1a önce güncellendi OPERASYON
@ravzademirorss
Okuma
3
Oy
1
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
1
Güneş Tekin, sessiz ve kararlı adımlarla gizemli bir göreve hazırlanırken, onun varlığından habersiz olan Savaş Dağ, onu yakalamak için peşine düşüyordu. İkisi de birbirini düşman sanırken, kader onları beklenmedik bir gerçeğin ortasına sürükleyecekti
devam ediyor 1a önce güncellendi ATEŞ HATTI
@azraayss_
Okuma
23
Oy
4
Takip
3
Yorum
6
Bölüm
2
Savaşın ortasında verilen en zor karar bazen tetiği çekmek değildir. Bazen en zor karar, kalbini susturmaktır. İnci ve Kuzey… İkisi de asker. İkisi de ateş hattında. Kuralların, emirlerin ve geçmişin yaralarının arasında sıkışan iki kalp… Ama bazı savaşlar cephede değil, kalbin içinde kazanılır. Ve bazı aşklar… tam da ateş hattında başlar.
devam ediyor 1a önce güncellendi İki Yalnız Bir Aşk
@1_smeyye
Okuma
29.67k
Oy
2.16k
Takip
218
Yorum
405
Bölüm
45
Küçük bir mesaj sayesinde adam sevmeyi kadın ise sevilmeyi öğrenmişti. Adam Yüzbaşı kadın ise doktordu, kadının doktor olması belki kaderiydi bilinmez ama Yüzbaşının kaderi daha onbeş yaşındayken başlamıştı ve seçilmişti. . . . (ASKER KURGUSU umarım beğenirsiniz) . . .
devam ediyor 1a önce güncellendi EMİR ve İSYAN
@gecesun
Okuma
7
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Efsun küçükken babası vatan uğruna şehit olmuştu. Efsun`da babasının intikamı için Asker olmak ve vatan için savaşmak istiyordu. Çalıştı ve bu azimin karşılığı olarak sonunda Askeriyedeki ilk Türk kadın Asker olmayı başardı. Askerliği yolumda giderken aniden görevden alındı ve yerine geçen Yüzbaşı ile arasında bir düşmanlık başladı.
devam ediyor 1a önce güncellendi "Son Tanık"
@husxqw
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bir Komutan,Bir Savcı... Gerçek İçin Savaşan Son Kurbanlar.
devam ediyor 1a önce güncellendi Kalbim emir dinlemez
@beryw_61
Okuma
7
Oy
2
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
2
Bir gece. Bir savaş. Ve kimsenin tarafını seçmeye hazır olmadığı bir an. Emir için görev, duygulardan önce gelirdi. Ta ki Lina, tüm dengeleri sessizce yerinden oynatana kadar. Bu hikâyede kurşunlar sadece bedene değil, güvene, sadakate ve kalbe de isabet eder. Bazı savaşlar kazanılmaz. Sadece geride kalanlarla yaşanır.
devam ediyor 4g önce güncellendi SINIRLARIN ÖTESİNDE AŞK
@hayal_perisi_
Okuma
2.1k
Oy
395
Takip
18
Yorum
37
Bölüm
41
Zeynep, hukukun adaletini öğrenmeye çalışan on dokuz yaşında bir üniversite öğrencisiydi. Emir, sınırda görev yapan yirmi yedi yaşında bir asker. Biri kelimelerle, diğeri suskunlukla yaşıyordu. Bir uygulamada başlayan basit bir konuşma, ikisini de en savunmasız yerinden yakaladı. Mesafeler vardı, yasaklar vardı, korkular vardı. Ama bazı duygular ne sınır tanır ne de zaman. Bu hikâye, bir mesajla başlayıp kalbe yazılan bir aşkın hikâyesi.
devam ediyor 1a önce güncellendi Aşk ve savaş
@gizem111
Okuma
3.36k
Oy
582
Takip
24
Yorum
122
Bölüm
39
Wattpada bölüm atmaya başladım
devam ediyor 1a önce güncellendi Gölgede kırılanlar
@geceninmelodisii_
Okuma
9
Oy
3
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
2
Ben buraya şans eseri gelmedim. Adım Yasmin Çakır. Ve bu isim bana hiçbir kapıyı kendiliğinden açmadı. Aksine, çoğu kapı yüzüme kapandı. “Zor.” dediler. “Yıpranırsın.” dediler. “Bu ortam seni değiştirir.” dediler. Değiştirdi. Ama sandıkları gibi değil. Askeriyenin reviri gösterişli bir yer değildir. Parlak ışıkları yoktur. Uzun alkışları, omuzlara konan madalyaları yoktur. Burada kimse kahraman ilan edilmez. Sadece görev vardır. Disiplin vardır. Ve her gün yeniden kanıtlaman gereken bir varlık mücadelesi vardır. İhanetin acısı, yalnızlığın karanlığı ve kimsesizliğin ağırlığıyla kuşatılmış hayatların içinde kaybolacak, her sayfasında kalbinizi sıkıştıracak ve nefesinizi tutturacak bir hikâye… bu kitabı okumadan geçmemelisiniz.
devam ediyor 1a önce güncellendi Berdelin Gölgesi
@sedefmisssimmmm
Okuma
151
Oy
15
Takip
11
Yorum
55
Bölüm
4
Mardin’in kadim taşları binlerce acıya şahitlik etmişti ama Hevin’in sessiz hıçkırıkları kadar derinini hiç duymamıştı. Abisi Ferit, Şahsuvar aşiretinin gururuyken, tek bir gecede tüm aileyi ateşe atmıştı. O ateşin ortasında kalan ise sadece Hevin’di. Babası Halit Bey tarafından bir "bedel" olarak Mirza Boratav’ın ayakları dibine savurulan genç bir kız... Dizleri kan içinde, ruhu ise paramparça. Mirza Boratav; öfkesiyle Mardin’i yakıp yıkan, kalbi taştan bir adam. Hevin onun için ne bir eşti, ne de bir yar. O sadece düşmanından alınan en ağır intikamdı. Bir yanda törenin soğuk nefesi, diğer yanda bir babanın öz kızına ihaneti... Berdelin gölgesi başlıyor. Bu hikayede kimse kazanamayacak; çünkü aşk, en çok kurbanını sever.
devam ediyor 1a önce güncellendi YANKI
@iliveiinthebooks
Okuma
4
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
Lavin Altay ve Tolga Öztürk bebeklik arkadaşıdır. Lavin, Tolga`dan 5 yaş küçüktür. Yıllarca birlikte olan çocukların mahallesi bir anda silahlı saldırıya uğrar. Tolga annesini kaybeder, babası ile Denizli`ye giderler, Lavin ise ailesiyle birlikte Antalya`da kalırlar. Tolga, Lavin`e geri döneceğine dair söz verir. Aradan 15 yıl geçer, Tolga artık bir asker, Lavin ise bir askerî cerrah olmuştur. Tolga ile Lavin`in yolları tekrar kesişir.
devam ediyor 1a önce güncellendi Zirve ve Gölge -GERÇEK AİLE-
@asilkalem
Okuma
116.21k
Oy
10.73k
Takip
1.72k
Yorum
3.16k
Bölüm
20
Dikkat: İlk bölümler düzenlenmeye alınacaktır. Acemi bir dil okumak istemiyorsanız düzenlenme bittikten sonra okuyunuz. Çocukluğu ne kadar zor geçerse geçsin vatanı için çalışıp çabalayarak bir bordo bereli olan Kıdemli Üsteğmen Sıla Gündoğdu timi şehit olduğunda bir yıllık bir göreve gider. Geri döndüğünde yeni bir time atandığını, bununla birlikte doğduğu şehre tayini çıktığını öğrenir. Görevine yeni timi ile devam ederken bir telefonla gerçek ailesinin bildiği aile olmadığını öğrenir. Bu haber onun için büyük bir yıkım olur. (Hem kitappad hemde wattpad üzerinde Zirve ve Gölge adında yazılan ilk ve son kitaptır.) ♦♦♦ Asker ve Gerçek aile kurgusudur. Kurgu ve kitap kapağı şahsıma aittir. Kitapta yazılan her şey hayal ürünüdür. Herhangi bir çalıntı durumunda işlem yapılacaktır, buna kitap adı da dahildir. Elbette eleştiriler olacaktır ama lütfen düzenleneceğini göz önüne alarak yorum yapınız. Umarım beğenirsiniz 🫶🏻 Alıntı paylaşımları için İnstagram Hesabım: asil_kalem
devam ediyor 1a önce güncellendi Kod adı:Gölge
@biryazarr18
Okuma
19.46k
Oy
1.34k
Takip
206
Yorum
245
Bölüm
46
“Lan madem bu kadar ilgilisiniz insan Türk tarihine bakar it herif.” Sinirle bir yumruk daha çaktı ama ben hala gülüyordum… *** Yazım yanlışları olabilir. Şimdiden özür dilerim.
devam ediyor 1a önce güncellendi GERİDE KALANLAR
@gizemliyazar1
Okuma
27.83k
Oy
2.31k
Takip
223
Yorum
771
Bölüm
34
Ailesi şehit edildikten sonra onların izinden giden Mit ajanı Kıdemli Üsteğmen İzgi Karaca İhanetene uğradıktan sonra hiçbir kadın askere güvenemeyen Börü timi. Arkadaşlarıyla aynı fikirde olan Börü timi komutanı Yüzbaşı Aras Kandemir . Peki ya yolları bir kadınlan askerle birleşmek zorunda kalan Börü timi ne yapacaktı ? Timin yaşadıklarını bile bile onların yanına giden görev bu diyen İzgi Karaca ne yapcaktı ? Neler yaşanacaktı ?
devam ediyor 1a önce güncellendi İntikam Uğruna
@masiral
Okuma
3
Oy
2
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
2
Babası asker olan Güneş daha 6 yaşındayken anne ve babsıyla düştüğü pusuda 2 şehit verir. Hiçbir akrabası onu istemediği için yetimanede büyüyen Güneş avukat olup intikamını almak için Gaziantep`e taşınır. Hayatında kimseye yer vermezken bir çift kehribarla hayatı değişir...
Önceki
198/20
Sonraki
Loading...