devam ediyor 6a önce güncellendi
• “Aynı Gökyüzü Altında”
@iclal.ckci
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
HAYAT MI YORAR?
Bizi hayat mı yorar ,
Yoksa biz mi hayatı?
Bizi çaresiz kılan hayat mı,
Yoksa insan mı seçer çaresizliği?
Hayat bir aşk,
Tek bir Tokata bakar.
Ya kalkarız ya da eziliriz.
Hayat
Hayat bazen yorgunluk,
Bazen kader, bazen sevinçtir.
Heyecandır hayat,
Küçük bir çocuğun bayram sabahı coşkusudur.
Ama bazen de,
Yaşlı bir teyzenin sessiz yalnızlığıdır.
Bir gülüşle başlar,
Bir hüzünle durulur…
Ve yine de,
Her haliyle yaşamaktır hayat.
Aynı Hayat, Farklı İnsanlar
Aynı hayat, farklı insanlar…
Bir çocuk, seksek oynamanın sevinciyle;
Bir dede, hayatın sınavı ve üzüntüleriyle.
Aynı gökyüzünün altında,
Farklı hikâyeler yaşanır.
Bir insan tanıdım,
Uzaklarda — kalpsizliğiyle, vicdansızlığıyla.
Bir insan tanıdım,
Uzaklarda — hüznüyle karışık bir gülümseyişiyle.
Kim bilir…
Belki dede, seksek oynadığı günlere döndü,
Gözleri doldu.
Belki çocuk, uzaktan dedeyi gördü,
Yaşanmışlığını merak etti, büyümek istedi.
Kim bilir…
Belki kötü, iyi olmak isterken kötü oldu;
Belki iyi, kötü olmak isterken iyi kaldı.
Dünya
Tutunsak, tutar mı ellerimizi dünya?
Salar mı uçurum kenarından?
Dünyanın içi mi yakar canlı varlığı,
Yoksa insanın içi mi yakar dünyayı?
Hangisiydi sorunun cevabı?
Belki de içimizdedir anahtarı.
Açabilir miyiz kilidi,
Çabalarsak bulur muyuz sırrı?
Adaletin Sorgusu
Dünya adaleti barındırır mı?
İnsan teraziyi eşit tutar mı?
Adalet sorgulanır mı;
Masumlar hüzünlerinin karşılığını alır mı?
Suçlu, masumun peşini bırakır mı?
Hakim yeter mi doğru kararı vermeye?
Hüzünlü kalplerin içleri soğur mu,
Gözyaşları dinler mi birini?
Bir çiçeğin dalından koparılması mı suç sayılmazsa,
Çiçeğin kırılmasında bir hırsızlık yok mu?
Dalında dururken güzel değil midir o?
İnsanın adaletini sağlayamadığımız bu dünyada,
Kim düşünür çiçeği?
Bir hayvana vurulur da kimse sormazsa,
Kim durdurur o elini?
Ağaçların, çiçeklerin, hayvanın —
Adaletinin sorgulanmadığı bir dünyada
İnsanın adaleti nasıl sorgulanır?
Aşk
Aşk neye benzer?
Bir bakışa mı, bir gülüşe mi?
Yoksa bir dokunuşa mı?
Ya da hiçbir şey yapmadan,
Sadece seyretmek midir aşk?
Belki vakit geçirmektir,
Belki küçük bir hediyeye gülümsemek…
Ama aşkın ucu bucağı yoktur.
Aşk bazen hüzündür,
Bazen küçük bir kalp kırıklığı…
Ama en güzeli şudur:
Dokunmadan da sevebilmek,
Hissetmeden de,
O olmadığında bile özleyip,
Sadece onu düşünürken
Küçük bir gülümseme olmaktır aşk.
Aşk Deliliktir
Aşk deliliktir,
Deliler ise aşıktır.
Deliler, aşık oldukları için delidir.
Kim bilir,
Bir delinin aşkını kim anlar?
Belki bir hayalin peşinde delirmiştir,
Belki bir gülüşte kaybolmuştur.
Kaç deliyle konuştuk,
“Neden delirdin?” diye sorduk mu hiç?
Sormadığımız için bilemedik belki.
Oysa biz,
Delinin hâlinden anladık,
Çünkü aşık olunca
Biz de delirdik.
Şair Olmak Gerekmez
Şiir yazarız belki,
Ama şair değiliz deriz.
Oysa duyguları dökmek,
Dile gelenleri söylemek için
Şair olmaya gerek yoktur.
Eğer kalemden kâğıda
Yüreğini akıtıyorsan,
Sen zaten bir şairsin.
Ben de şairim — ama tek değilim.
Herkesin içinde bir şair gizlidir;
Yeter ki susturmasın duygularını,
Yeter ki hissetsin,
Ve dile geleni yazsın.
En büyük şairlik budur:
Yüreğini saklamadan konuşmak.
Şiir İnsanın Yüreğini Isıtır
Şiir insanın yüreğini ısıtır.
Bazen Sabahattin Ali’nin bir dizesi,
Bazen Mehmet Akif’in bir satırı
İyi gelir insana.
Şiir yazmak rahatlatır —
Utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden.
Ünlü olmak gerekmez,
Tarihe adını yazmak da.
Yeter ki susma,
Yeter ki yaz,
Defalarca yaz, oku, yeniden yaz…
Kendi yazdığını da sev,
Bir büyük şairinkini de.
Çünkü o zaman rahatlar kalpler,
O zaman gülümser yüzler —
Al yanaklar, ahu dudaklar gibi
Hayat yeniden renklenir şiirle.
Kalp
Kalpler yorgun, kırgın…
Oysa hiç düşünmez insan,
Bunca kırgınlığa,
Bunca yorgunluğa rağmen
Nasıl çalışır kalp inatla?
Kalp bu kadar mücadeleciyken,
Nasıl pes eder insan?
Olmaz mı o zaman kalbe bencillik?
İnsan, yaşlanınca anlar belki…
Kalbin hakkını vermezsek,
Hayatın çizgileri bile
Güldürmez kalbi.