devam ediyor 8a önce güncellendi
KUKLACI (kurgu yenilendi)
@shendaysu_
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Bir gezgin düşünün, çölün ortasında mahsur kalmış bir gezgin. Çölün yakıcı sıcakları susuzluğu beraberinde getiriyor. Bir süre sonra gözleri ufukta beliren bir su girintisine takılıyor, serin ve berrak bir vaha. Susuzluğunu gidermek amacıyla ufuğa koşuyor. Her yaklaştığında vaha biraz daha kayboluyor. Zihni bu oyunu ona sürekli oynuyor. İnanıyor, ve gidiyor suyun peşinden. Bir süre sonra inancını yitiriyor. Su gerçekten var olsa bile suya yaklaşmıyor. Susuzluk onu mahvediyor, dehidrasyon sonucu hayatını kaybediyor.
Bir köpekbalığı düşünün şimdi de. Önüne görünmez bir cam, camın ardına ise bir av yerleştiriliyor. Avına ulaşmak için devamlı çabalıyor köpekbalığı, nihayetinde o da pes ediyor, pes etmeye zorlanıyor. Cam ortadan kaldırılıyor, ama o engelin varlığına inanmaya devam ediyor. Av karşısında dururken o sadece izliyor.
Gezginin hikayesine dönelim. Eğer gezgin, ilk vahanın bir serap olduğunu anladıktan sonra bile, her ufukta beliren yeni bir su birikintisine, bu sefer gerçekten var olabileceği umuduyla yaklaşsaydı ne olurdu? Belki de son ve gerçekten var olan vahaya yürüyecek ve susuzluğunu gidererek hayatta kalacaktı. Öğrenilmiş çaresizlik, bir engelle karşılaştığımızda değil, o engelin asla aşılamayacağına inandığımızda başlar. Bu yüzden, bu tuzağın ilk adımı, başarısızlığın kendisi değil de onun sonucunda inancı tamamen kaybetmektir.
Köpekbalığının hikayesindeki en kritik an, camın ortadan kalktığı andır. Bu an, fırsatın yeniden doğuşudur. Ancak köpekbalığı, geçmişin acı deneyimleriyle gözleri bağlı olduğu için bu fırsatı göremez. Oysa o anda, eski inançlarını sorgulayıp yeni bir hamle yapsa, avına ulaşması an meselesi olacaktır. Bu, hayatımızdaki görünmez camların kalktığı anları fark edebilme ve o anlarda cesaretle yeni bir adım atma yeteneğidir.
Kuklacı, 17 yaşında psikolojik rahatsızlıkları olan genç bir kızın zihniyle yaşadığı savaşı anlatmaktadır. Zihni içinde bir köşede sıkışmış, oldukça yardıma muhtaç bir haldedir lakin kimse onu anlamamaktadır.
"Deli değildi Mahperi, sadece sevgiye muhtaçtı."